“Yedi Ucuz Şey Üzerinden Dünya Tarihi Kapitalizm, Doğa ve Gezegenin Geleceği Hakkında Bir Rehber” sepetinize eklendi. Sepeti görüntüle
İlginizi çekebilir…
Tuhaf Resimler
250.00₺
Hiç bir kitabı okurken huzursuzlandığınız oldu mu?
(ve yine de elinizden bırakamadığınız...)
Doğum yapmasına günler kalmış bir kadının titrek eskizleri. Ölmek üzere olan bir adamın karaladığı dağ silsilesi. Okul defterinde evini gri bir lekeyle kapatan bir çocuğun resmi. Geçmişte işlenmiş suçlarla bağlantılı dokuz tuhaf resim, sayfalar ilerledikçe delillere, okur ise her ayrıntıyı bir araya getiren dedektife dönüşüyor.
Tuhaf Resimler çizimlerin, krokilerin ve diyagramların arasına gizlenmiş ipuçlarıyla örülü, birbirine ustalıkla bağlanan öykülerden oluşan rahatsız edici bir yapboz, tüyler ürpertici ve adım adım tırmanan bir gizem.
Uketsu’nun nefes kesici anlatımıyla gerilim ve çağdaş polisiye kurallarını yerle bir ettiği ilk romanı Tuhaf Resimler, en az yazarının gerçek kimliği kadar gizemli.
“Uketsu’nun tuhaf bilmeceleri hem ürpertiyor hem de bağımlılık yapıyor. Elimden bırakamadım.” R. F. Kuangü
“Öyle sürükleyici ki bir günde okudum. Öyle tedirgin edici ki bütün gece düşündüm.” Janice Hallett
3 MİLYONDAN FAZLA OKUR, 30’DAN FAZLA DİL
Her çizim ürpertici bir uyarı.
Her biri burnunuzun dibindeki korkunç bir sırrı ortaya çıkarıyor.
Uketsu’nun tekinsiz gizemleri milyonlarca okuru büyüledi.
Peki ya siz, bu tuhaf resimlerdeki ipuçlarını bulup hepsini birbirine bağlayan karanlık gerçeği ortaya çıkarabilecek misiniz?
“Ustaca örülmüş, hayranlık uyandıracak kadar karmaşık bir hikâye... Uketsu, okuru son âna dek tahmin yürütmeye zorluyor.” New York Times Book Review
Kıpkıp ile Tamtam ve Heyecanlı Tekboynuz
250.00₺
Kendileri küçük, duyguları büyük canavarlar Kıpkıp ile Tamtam yeniden karşınızda!
Ve bu kez heyecanlı bir tekboynuz var yanlarında!
Kıpkıp ile Tamtam’ın bugünkü rotası TEKBOYNUZ ORMANI! Marşmelov tarlasında kendilerini azıcık (!) kaybedince ikilinin başı derde giriyor. Neyse ki tekboynuz Cıvıltoynak var. Onun da ikiliye katılmasıyla ŞAHANE bir fikir geliyor akıllarına: süper kahraman üçlüsü olmak! Ama Cıvıltoynak heyecanlanıp kendini kahramanlığa FAZLA kaptırınca işler kontrolden çıkıyor!
Freni patlamış dondurma arabası, gökten yağan milyonlarca pasta ve daha bir sürü karmaşa… Kıpkıp ile Tamtam’ın saksıyı çalıştırıp Cıvıltoynak’ı sakinleştirecek bir yol bulmaları lazım. HEM DE HEMEN!
Doğu’ya Kaçış
200.00₺
“Tek nefeste anlatılmış bir başyapıt... yoğun, keskin, duraksız, güçlü.” –ANNE MICHAELS
NEW YORK TIMES 2023’ÜN EN İYİ ON KİTABINDAN BİRİ
NEW YORKER YILIN EN İYİ KİTAPLARI SEÇKİSİ
Alyoşa, nereye gittiklerini bilmeyen, yüzleri solgun, bakışları yorgun, kafesi andıran vagonlara doldurulmuş yüzlerce delikanlıdan sadece biri, bir asker. Trans-Sibirya treninde, uçsuz bucaksız Sibirya boyunca kırk saattir sıkış tıkış yol alıyor. Daha yola çıkar çıkmaz karar vermiş: Firar edecek.
Hélène, bir Fransız, Krasnoyarsk istasyonunda trene biniyor. Rus sevgilisini ardında bırakmış, geri dönüp dönmeyeceğini bilmeden, geçmişinden ve kendinden kaçmak için doğuya gidiyor.
Trenin iki ayrı ucu, bu iki apayrı hayat, koridorda kesişiyor. Bu basit rastlantı onları kelimelerin azalıp bakışların ve sessizliğin konuştuğu bir yakınlığa, her durakta yakalanma ihtimalinin, her bakışta ihbar korkusunun yaşandığı bir suç ortaklığına sürüklüyor.
Günümüz Fransız edebiyatının en büyük yazarlarından Maylis de Kerangal’in nefes kesen anlatısı Doğu’ya Kaçış, kaçınılmaza doğru ilerleyen bir trende okurunun zaman algısıyla oynayan, beklentilerini altüst eden bir roman.
“Zamanı De Kerangal gibi resmedebilmek –geçmişle şimdinin, simgesel olanla gerçeğin iç içe geçtiği karmaşayı görünür kılmak– büyük bir ustalık, sabır ve berraklık ister.” –NEW YORKER
“Kusursuz… De Kerangal’in bu görkemli başarısı, hızla ilerleyen bir trenin ritmine sahip. Okurları büyüleyici bir edebi yolculuk bekliyor.” –PUBLISHERS WEEKLY
HİTİTLİ
268.00₺
5 üzerinden 5.00 oy aldı
İsimsiz bir kahramanın anlatılmamış hikâyesi: Kurnaz Odysseus için Truva Atı’nı inşa eden, İsrailoğulları için Eriha’nın surlarını yıkan, güzel yüzü uğruna bin gemi kaldırılan Helen’i hem yakışıklı Paris’ten hem de mağrur Meneleos’tan çalan adamın hikâyesi.
Hititli asker Lukka, Asurlulara karşı yaptıkları uzun ve acımasız seferden ülkesine döndüğünde, bir zamanların görkemli Hatti İmparatorluğu’nu keşmekeş içinde bulur; başkent alevlere ve dehşet saçan yağmacı çetelere teslim olmuştur. Fakat Lukka daha beterini henüz görmemiştir: Babası katledilmiş, karısı ve iki küçük oğlu köle tacirleri tarafından kaçırılmıştır.
Lukka, köle tacirlerini Yunan toprakları boyunca takip edip savaşın kasıp kavurduğu Troya’ya varır. Vaktiyle muhteşem bir şehir olan Troya da insanların musibetleriyle harap haldedir. Lukka, Troya’da soylu Hektor ve çevik Akhilleus ile aynı düzeyde bir savaşçı olduğunu kanıtlar.
Ben Bova, antik Troya efsanesine heyecan verici ve şaşırtıcı yeni bir bakış açısı getiren Hititli romanıyla klasik bir hikâyeye yeni bir soluk getiriyor.
HUKUK FELSEFESİNİN PRENSİPLERİ
297.00₺
“Hegel, antik site idealini hiçbir zaman terk etmemiştir. 0, yalnızca, bu ideali çağdaş realite ile, toplum içinde giderek daha önemli bir rol oynayan bir burjuvazinin varlığı ile uzlaştırmak istemiştir. Hegel, hukuk konusundaki düşüncesinin ilk sistematik şekli olan jena Hukuk Felsefesi'nde, tabii hukuku,sosyal kurumları yalnızca kendi maddi ve manevi gelişmesine hizmet eden araçlar gibi gören bireysel şahsın hukuku olarak düşünür ve onun karşısına bir organik tabii hukuku koyar; bireyci atomizme, Totalite fikriyle karşı çıkar.
Bu noktada, Hegel'in düşüncesi hiç değişmeyecektir. jena Hukuk felsefesi, şu temel prensipten hareket eder: “ahlaki düzenin pozitif yanı, mutlak ahlaki totalitenin bir halktan başka bir şey olmamasıdır". Demek ki, organize olmuş şekliyle bir devlet olan halk, mutlak esprinin biricik somut tecellisidir. Hegel, daha gençlik çalışmaları sırasında bile, sevginin trajik kaderinin, kaybolmadan sınırsızca sürüp gidememek olduğunu biliyordu. Endividüalizmle karışan soyut insaniyetçilik, insanı tarihiyle uzlaştıramaz. insanlık tarihi, her biri bir somut Evrensel olan halkların veya devletlerin tarihidir. Öyleyse, tabii, yani rasyonel hukuk felsefesi, devletin düşüncesi olacaktır, güzel totalitenin düşüncesi olacaktır. Bu totalitenin içinde birey, bir parça olarak, kendi kendisini aşmak suretiyle kaderini gerçekleştirir. "Özgür bir halkın içinde, akıl, aslında fiilen gerçekleşmiş, canlı esprinin hazır mevcudiyeti olmuştur... Antikçağın en bilge kişilerine şu özdeyişi söyleten sebep budur: bilgelik ve erdem, insanın kendi halkının örf ve adetlerine uygun olarak yaşamasıdır".
Hegel, bu düşünsel yaklaşımıyla, kapitalist devlet yapısının hukuki temelini atmayla kalmamış, bugüne dek süre gelen ulus-devletin temel hukuksal formatını yaratmıştır.
EKOLOJİK İNSANCILLIĞIN ÖNCÜLERİ
304.00₺
Bir kitaba üç düşünsel yaşamöyküsü sığdıran Brian Morris, modern ekoloji hareketinin gelişimine damgasını vuran Lewis Mumford, René Dubos ve Murray Bookchin’in fikirlerini, son derece kolay anlaşılır bir biçimde ele alıyor. Bu isimler, bir uçta endüstri megamakinesinin öteki uçtaysa modernlik karşıtı tepkinin yer aldığı çıkışsız ikiliğin ötesine geçerek oldukça makul mantıklı bir üçüncü yol öneriyor. Morris’in ekolojik insancıllık adını verdiği bu ümitvar gelenek, doğayla tekrar hemhal olmuş bir toplum; ekolojik, eşitlikçi ve demokratik bir kent ve kültürü yaratma düşünü benliklerimizde canlandırıyor.
Lafı dolandırmayan, açık ve akıcı üslubuyla sokaktaki eylemciden kuram meraklısı akademisyenlere ve ekologlara kadar her kesime hitap eden Ekolojik İnsancıllığın Öncüleri, ekolojiye, siyasete, felsefeye merak duyanların ya da halihazırda sahada faaliyet gösterenlerin tekrar tekrar okuması gereken bir eser.