İlginizi çekebilir…
Kötü Tavsiye
Bilim kendi adına konuşmaz. Bilim insanları, kafa karıştırıcı olabilecek konulardaki içgörülerini halkın ihtiyaç duyduğu şekilde ifade edemezler. Ünlüler, taraftarlar, lobiciler ve arkalarındaki fon sağlayıcıları, bilim insanlarının basit yanıtlar verme konusundaki isteksizliklerinden yararlanıp medyayı yanıltan yanlış iddialarda bulunurlar ve bu sahte bilgi saldırısının ortasında insanların kafası kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğu konusunda daha da fazla karışır. Kötü Tavsiye’de Paul A. Offit, yanlış bilgiyle mücadelede yapılması ve yapılmaması gerekenlere dair edindiği bilgeliği okurla paylaşıyor.
Offit bu kitabında bilim ve sahte bilim konularını ele alınken sadece kurnaz şarlatanların ve onların “mucizevi” tedavilerinin tetiklediği fikirleri değil aynı zamanda Holokost ve iklim değişikliğinin inkârı gibi yıpratıcı, tehlikeli ideolojileri de tartışıyor. Kötü Tavsiye bilime yönelik politik saldırılardaki artıştan rahatsız olan okurlar için kesinlikle eşsiz bir kılavuz niteliğinde. “Bilginin duyumlar sayesinde ve deneyimle kazanılabileceğini öne süren görüşü tartışan kusursuz bir örnek.” –Publishers Weekly “Kötü Tavsiye bilimsel konularda kamuoyunu yanlış yönlendiren ayrıntıları akıcı ve mizahi bir üslupla okurvcxva sunuyor.” –Washington Post
Dijital Çağda Ogilvy’e Göre Reklamcılık
David Ogilvy, tarihteki önemli reklamcılardan biridir. Ogilvy’nin tüm zamanların en çok satan Ogilvy on Advertising (Ogilvy’ye Göre Reklamcılık) isimli kitabı pazarlama, halkla ilişkiler, reklamcılık ve ilgili tüm sektörler hakkında temel ve pratik bilgiler içerir. Hatta Ogilvy on Advertising için bir reklamcılık elkitabı denilebilir.
Yaşadığımız dijital çağ hem reklam ajansları hem reklamverenler için yeni tehditler ve yeni fırsatlar yaratmıştır.
Miles Young’ın dünyanın önemli ajanslarından Ogilvy & Mather’da uzun ve oldukça başarılı bir reklamcılık kariyeri var. Dijital çağın getirdiği tehdit ve fırsatları da yaşayarak öğrenenlerden.
Bu kitapta Young, Ogilvy’nin çok satan kitabından yola çıkarak dijitalin “oldukça kaotik görünen” reklamcılık dünyasını anlaşılması kolay hale getiriyor. Aynı zamanda edinilmesi zor olan temel bilgileri net olarak ortaya koyuyor. Young’ın kitabı da adeta günümüzün vazgeçilmez bir elkitabı.
Young’ın en iyi dijital kampanyalar, en son araştırmalar ve örnek olay incelemeleriyle zenginleştirdiği kitap, reklamcılık alanında hem kariyer yapmak isteyen hem de halihazırda sektörde çalışan herkes için çok pratik reklamcılık önerileri sunuyor. Kitabın Türkçe çevirisinin Türkiye’nin gelmiş geçmiş en önemli reklamcılarından ve reklamcılık kitapları çevirmenlerinden biri olan Haluk Mesci tarafından yapılmış olması da kitabı değerli kılan önemli unsurlardan biri.
Prof. Dr. Ali Atıf Bir
Beynini S**me
BEYNİN SANA KARŞI DEĞİL SENİN İÇİN ÇALIŞSIN
Beynimiz genellikle bizim için en iyisi neyse onu yapıyor ama zaman zaman da gerçek bir dallamaya dönüşebiliyor. Bazen alışveriş yaparken kararsız kalırsın ya da ihtiyacın olmayan ne varsa sepete atarsın, ilk buluşmada hoşlandığın kişiyle saçma bir sebep yüzünden kavga edersin, en kötüsü ise çeşitli bağımlılıkların olur; işte bunların hepsi beynimizin bize oynadığı oyunlardır. Öyle anlarda kendini kapatıp seni tuzağa düşürmeye çalışır ki neye uğradığının farkına varamazsın. Beynine, tüm bunların seni mahveden şeyler olduğunu söylesen de o, bildiğini okumaya devam eder.
Tam da bu noktada BEYNİNİ S**ME karşına çıkıyor. Dr. Faith G. Harper, tüm bunların bilimini, kafatasının içinde neler olup bittiğini, beynini asılsız acil durumlara karşı doğru tepki verme konusunda nasıl eğitmen gerektiğini biraz mizah, biraz sabır ve bol bol küfürle anlatıyor. Eski travmalarınla başa çıkmaya çalışıyorsan ya da sadece her zaman karşılaştığın durumları daha ölçülü ve sakin karşılamak istiyorsan, bu kitap bulmacanın parçalarını bir araya getirmene ve beyninle beraber hayatını geri kazanmana yardımcı olacak.
80 Trenle Dünya Turu
Hint asıllı İngiliz gazeteci Monisha Rajesh 80 tren yolculuğuyla dünyanın çevresini dolaşacağını söylediğinde kimse yapabileceğine inanmamıştı. Ancak nişanlısı Jem ile sırt çantalarını toplayıp Londra’dan bilinmeze doğru yola çıkmaları çok uzun sürmedi. Rusya’dan Moğolistan’a, Çin’den Vietnam’a, Kuzey Kore’den Malezya’ya ve çok daha ötesine uzanan çılgın bir maceraya atıldılar.
Bu maceraya büyüleyici manzaralar, sıra dışı coğrafyalar, istasyonlarda tanışılan çeşit çeşit insanla kurulan dostluklar ve paylaşılan hikâyeler eşlik ediyor. Dünya vatandaşı olmanın ne anlama geldiğini yansıtan bu
Kitap; hayat, tarih ve kültür hakkında canlı bir anlatım sunuyor. Rajesh’in sürükleyici sayfalarında dolaşırken hem yeni dünyalar keşfedecek hem de çok eğleneceksiniz.
Trenimiz kalkmak üzere, lütfen yerlerinizi alınız!
Hayat Sövünce Güzel
Psikologlar, sosyologlar ve diğer araştırmacılar tarafından yapılan son araştırmalara göre, akıllıca kullanıldığında küfürler şaşırtıcı faydalar sağlamaktadır. Bu araştırmalar sonucunda, insanlar iletişim kurmaya başladığından beri küfrün kullanıldığı ve bu tarz kelimelerin fiziksel acıyı, kaygıyı azalttığı; fiziksel şiddeti önlediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca insan işbirliğini teşvik etme özellikleri de vardır.
Emma Byrne, Hayat Sövünce Güzeldir’de küfrün her yönünü ve neden küfretme ihtiyacı hissettiğimizi eğlenceli bir dille açıklıyor. Küfretmeyi savunan yazar bilimsel deneyler, tarihi vaka çalışmaları hem insanlarda hem de diğer primatlarda dil konusunda yapılan son araştırmaları inceleyerek okuru bir tura çıkarıyor. Farklı kültürler, tabular ve değerler hakkında ilgi çekici açıklamalar yapıyor.
30 Günde MBA
30 Günde MBA, MBA derecesi olmayan girişimciler ve yöneticiler için pazarlama konusunda her şeyin bir arada olduğu kapsamlı bir bakış açısı sunuyor. Bu güncellenen baskıda Victoria’s Secret, Match.com, TomTom, Pizza Hut ve Caterpillar üzerine yeni vaka çalışmaları da var. Kitap, mobil pazarlama, sosyal medya pazarlaması ve pazarlama bilimi gelişmeleri dahil son trendlerin yanı sıra alıcı davranışı, pazarlama stratejisi, reklam ve tanıtım, fiyatlandırma ile pazarlama ve hukuk gibi geleneksel konulara da değiniyor.
Hints For Life – Simple Explanations of Complex Topics
“But my friends know, there are many Murat’s they deal with, such as the spouse, father, uncle, young man, manager/supervisor, industrialist, Turkish etc. Even they have differenttypes, brave, impervious to the place of attack, with sarcastic characteristics depending on the situation. Do you think you’re any different?”
In this book, the prominent businessman Murat Ulker, who has transformed Yildiz Holding into a global company with more than 65,000 employees operating in an area where morethan a four billion consumer population lives across four continents, covers everything frommanagement and leadership to corporate communication and marketing, from science and technology to nutrition and health. Murat Ulker is the Chairman of the Board of Directors of pladis and Godiva, which includes United Biscuits, Ulker, Godiva, DeMet’s Company. Youwill read his views on various fields, from individual and social matters to culture and art.
In his writings, enriched with his observations and experiences based on the books he has read or the conferences he attended, Murat Ulker not only gives clues to the principles thathave enabled him to be successful but also makes many predictions about the future. In thesetexts written during the pandemic, he also imagines how the future will be shaped whilediscussing how the pandemic will affect our daily and working lives.
We think this book, compiled from the articles that a successful businessman sharesregarding his experiences and sources on his blog, will attract readers’ attention from allwalks of life.
Normalliğin Deliliği – Hastalık Olarak Gerçekçilik: İnsandaki Yıkıcılık Üzerine Bir Kuram
Psikanalist yazar Arno Gruen Normalliğin Deliliği’nde toplumun, Sigmund Freud’un insanın doğuştan yıkım ve şiddete eğilimli olduğu iddiasına dair yaygın inancını alt üst ediyor. Kitap, kötülüğün kökeninde öznefretin ve çocuklukta başlayan kendine ihanetin yattığını iddia ediyor. Güçlülerin “sevgisi ve onayı” için bağımsızlığımızdan vazgeçtiğimizde, derin bir korkudan doğan sahte bir benlik yaratıyoruz ve modern toplumun “gerçekçilik” olarak benimsediği bu çılgınlığı çoğunlukla fark etmiyoruz. Gruen bu tehlikeli uyum ve gizli isyan döngüsünü çarpıcı vaka çalışmaları, Nazizm’den Reaganizm’e uzanan sosyolojik örnekler ve edebi eserler üzerinden gözler önüne seriyor.
Peki, bu döngüden nasıl kurtulabiliriz? Gruen’e göre çözüm isyanda değil gerçek bir kişisel bağımsızlık geliştirmekte yatıyor. Bağımsızlık kolay elde edilmese de yokluğunun hem bireyler hem de toplum için yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurguluyor.
Dr. Gruen şefkat ve kararlılıkla, normallik olarak kabul edilen çılgınlığı gözler önüne seriyor... Bu kitap, liderler ve takipçiler, uyumlular ve isyankârlar ve daha şefkatli bir dünya arayan herkes için.
Dr. Montague Ullman
Gıdaların Beyniniz Üzerindeki Etkisi – Depresyon, Kaygı, TSSB, OKB, DEHB ve Diğer Hastalıklarla Mücadelede Gıdaların Şaşırtıcı Rolü Üzerine Bir Rehber
Her gün kızartma yiyorsanız haftada bire indirin. Haftada bir yiyorsanız ayda bire indirmeye çalışın. Hiç kızartma yemiyorsanız zaten mutluluğa doğru yol alıyorsunuz demektir!
Harvardlı psikiyatrist Uma Naidoo üniversite sırasında, derslerin yoğunluğundan ve stresinden uzaklaşabilmek için yemek yapmaya başladı. Psikoloji eğitimiyle birlikte mutfak sanatları onun vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Beslenme uzmanı da olmasının ardından, kendisine gelen kaygı bozukluğu, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan; obsesif kompulsif bozukluktan mustarip ve diğer psikolojik rahatsızlıklarla mücadele eden pek çok danışanının beslenme rejimlerini düzenleyerek onlara yardım etti.
Gıdaların Beyniniz Üzerindeki Etkisi’nde Uma Naidoo, sağlıklı yiyecekler tüketmenin, nitelikli ve lezzetli yemekler yapmanın psikolojik rahatsızlıklarla mücadele etmedeki önemi üzerinde duruyor. Kaygı hastaları hangi gıdalardan kaçınmalı? Depresyondan kurtulmak için neler tüketilmeli? Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi azaltmak için neler yapılmalı? Şekerli içecekler, kızartmalar, fastfood tarzı beslenme tüm bu hastalıkları nasıl etkiliyor?
Uma Naidoo birbirinden güzel yemek tarifleriyle sağlığa giden yolun kapısını bu kitapta aralıyor.
Eğlenceli Boyama Küçük Prens
Küçük Prens hikâyesi hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!
Haydi en sevdiğin boya kalemlerini al, hayal gücü şapkanı tak. Noktaları birleştir, aradaki farkları bul, bulmacaları çöz, ilginç bilgiler öğren! Ayrıca boyanacak birçok resim de seni bekliyor. Küçük Prens’in meşhur macerasını yeniden keşfet ve eğlenceli aktivitelerin tadını çıkar.
Sun Tzu ve İşletme Sanatı
İki bin yıldan daha uzun bir süre önce ünlü Çinli general Sun Tzu’nun askeri stratejiler üzerine yazdığı eseri Savaş Sanatı, üzerinden o kadar çok zaman geçmesine rağmen hâlâ güncelliğini yitirmedi. Klasik haline gelen bu eser ekonomistlere, siyasetçilere, sanatçılara ve aklınıza gelebilecek birçok sektörden yöneticilere kılavuzluk etmeye devam ediyor.
Sun Tzu ve İşletme Sanatı’nda Mark McNeilly, Sun Tzu’nun stratejik ilkelerinin yirmi birinci yüzyılda nasıl uygulanabileceğini gösteriyor. McNeilly, öncelikle Sun Tzu’nun fikirlerini yöneticiler için altı stratejik ilke halinde sentezliyor, sonrasında Samuel B. Griffith’in Savaş Sanatı çevirisine yer veriyor.
Kitabında McNeilly, rekabetçi karşı eyleme teşvik etmeden nasıl pazar payı kazanılacağını, rakiplerin zayıf noktalarına nasıl saldırılacağını ve piyasa bilgisinin rekabet avantajı için nasıl maksimize edileceğini açıklıyor. Rekabeti dengesiz kılmayı, rakibi yenme stratejisini ve liderlerdeki hızın ve hazırlığın değerini gösteriyor. Son olarak, McNeilly Sun Tzu’nun ilkelerini uygulamaya koymak için pratik bir yöntem sunuyor. Google, Zappos, Amazon, Dyson, Aflac, Singapur Havayolları, Best Buy, NFL, Tata Motors, Starbucks gibi firmaların yöneticilerinin, tarihin en saygın stratejistinin bilgeliğini izleyerek yönetim sorunlarının tehlikelerinden nasıl kaçındıklarını ve rekabet avantajı sağladıklarını anlatıyor.
Pazarlama – Yeni Pazarlama, Geleceğin Pazarlaması
Çoğu pazarlama kitabındaki teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesi kolay değil. Byron Sharp hayatın içinden örnekler vererek, stratejik ve taktiksel pazarlama eylemlerinin kanıtlarını ortaya koyarak, bunun tersinin mümkün olduğunu gösteriyor. Biz pazarlamacılara da büyümenin kilidini açmak kalıyor. Üstelik tam da hepimizin istediği gibi: ölçümlenebilir ve hesap verilebilir şekilde.
Aslı Özen Turhan / Ülker CMO
Pazarlamanın hâlâ çok sayıda tanımlayıcı araştırma üretmeye ihtiyacı var. Byron Sharp Markalar Nasıl Büyür 1 ve Markalar Nasıl Büyür 2 kitaplarında bizleri bu tür araştırmalardan yola çıkarak kanıta dayalı pazarlama ile tanıştırmıştı. “Yeni Pazarlama”yı anlattığı bu kitabıyla da yine paradigmaları yıkıyor hem akademisyenleri hem uygulamacıları yeni ufuklara yönlendiriyor.
Prof Dr. Ali Atıf Bir / İletişim ve İşletme Bilimleri Enstitüsü
Tüketici davranışları değişiyor. Tüketicinin ürün, hizmet kullanımı alışkanlıkları, satın aldığı kanal alışkanlıkları, medya kullanımı alışkanlıkları değişiyor. Gittikçe hızlanan bu değişimi anlayabilmek ve tepki verebilmek için veriye, kanıta, analitiğe dayalı pazarlama anlayışı yaygınlaşıyor. Byron Sharp hem bilinen pazarlamanın ilkelerini öğretiyor hem de kanıta dayalı pazarlama anlayışıyla farklı ve etkili bir pazarlamanın algı kapılarını açıyor.
Muharrem Ayın / OPN Yönetim Kurulu Başkanı
Pazarlama – Yeni Pazarlama, Geleceğin Pazarlaması
Anneleri Anlayan Marka Olmak
“Tüketiciler sadece ürün satın almaz, hikâyeler, deneyimler, yaşamlarını zenginleştirecek fikirler satın alırlar.”
Türkiye’nin her köşesini dolaşarak reklam, pazarlama ve strateji dünyasında geçirdiğim 17 yıllık süreçte, farklı sosyo-ekonomik sınıflardan annelerle sohbet etme fırsatı yakaladım. Annelerin markalardan beklentilerini anlamak için birebir video çekimler gerçekleştirirken, anneleri hedefleyen kurum ve firmaların yöneticileri ile de röportajlar yaptım. Bu süreçte Türkiye’de dört farklı anne profili olduğunu tespit ettim: ev kadını, çalışan, çocuğu için işi bırakan ve bekâr anneler.
Hem reklam ajansı sahibi, hem stratejist hem de anne olarak yaptığım araştırmalarla ortaya çıkardığım Anneleri Anlayan Marka Olmak adlı kitabım, annelere daha hızlı erişmek, marka sadakati oluşturmak, sürdürülebilir satış başarısı sağlamak isteyen markalar için vazgeçilmez bir rehber olacağını düşünüyorum. Okuduğunuzda ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz.
Bilinçli ve Şiddetsiz İletişim
Dile Gelmenin, Gerçeği Söylemenin ve Derinlemesine Dinlemenin İpuçları
Ne söylediğimiz önemlidir. Belki de şimdi, içinde yaşadığımız bu büyük değişim çağında her zamankinden de önemli. Sözlerimiz çok iyi şeylerin başlamasına fırsat verebileceği gibi çok büyük yıkımlara da yol açabilir. Pek çoğumuz kültürel kodlar doğrultusunda, bu durumu değiştirmenin elimizde olduğunu pek de düşünmeden konuşuruz ancak nasıl yapacağımızı bilirsek sözcüklerimiz hem kendi dünyamızı hem de tüm çevremizi değiştirebilir.
Şiddetsiz İletişim eğitmeni ve beden farkındalığı ile travma çözümlemesi uzmanı Oren Jay Sofer gerçekten düşündüklerimizi söylemek, sözcüklerin gücünü doğru şekilde kullanmak, doğru dinlemeyi öğrenmek ve etkili iletişimi hayatınıza dahil edebilmek için kullanacağınız çok yönlü ve uygulanabilir bir rehber sunuyor.
Annene Bile Güvenemeyeceksen Kime Güveneceksin
Freud’a göre insan, kültür ve biyolojinin çözülemez bir kördüğümüdür; basit bir formüle indirgenemez. Bütün bu karmaşaya rağmen bütün bu kördüğümünün başlangıç noktası çok basittir: Aile… Leonard Shengold, kitabında bebeklik evresinden çocukluk yıllarına kadar ebeveynlerin, çocuğun zihinsel gelişimi üzerindeki etkisini ve büyüdüklerinde bunu nasıl geleceğe taşıdıklarını anlatıyor.
Çocukların bilinçli ya da bilinçaltı olarak ebeveynleri ile özdeşleşmesini ve onlara karşı davranışlarını inceleyen Shengold, kimi zaman kötü ebeveynlerin çocuklarının ruhunu katletmesine dair örnekler verirken kimi zaman da yazarlar ve eserleri üzerinden çocuk psikolojisi üzerine değerlendirmeler yapıyor. Ailenin, çocukları üzerinde bir ömür boyu sürecek etkisini anlatan Annene Bile Güvenemeyeceksen Kime Güveneceksin? insan, kültür ve biyoloji kördüğümünü anlamaya dair çok ama çok önemli bir kitap…
Demir John: Erkekler Üzerine Bir Kitap
Şair ve çevirmen Robert Bly, bu derinlikli kitabında erkek olmanın ne olduğuna dair yeni bir ufuk sunar. Bly’ın fikirleri, erkeklerle yürüttüğü çalışmalara ve kendi hayatından izlenimlere dayanır.
Eski hikâye ve efsanelerden zengin anlamlar çıkaran Bly, “Demir John” adlı bir Grimm masalını işler; bu masalda anlatıcı ya da “Vahşi Adam”, genç bir adama erkeklik gelişiminin sekiz aşamasında rehberlik eder, böylece bize çoktan unutulmuş arketipleri ve güçlü erkeklik imgelerini hatırlatır.
62 hafta boyunca New York Times Çok Satanlar listesinde kalan Demir John, mitin yüceliğiyle pratik yaşamı bir araya getirdiği ve buna bir de kendi tarihimizden acı dolu dersler eklediği için önümüzdeki dönemde de hem erkeklere hem kadınlara rehberlik edip ilham verecek kült bir eser.
Faşist Olmadan Yaşamak
Ebedi faşizm”in en masum kisvelere bürünerek geri dönebileceğini söyleyen Umberto Eco’nun öngörüsünü tanık olduğumuz şeyler doğruluyor. Geçtiğimiz yüzyılda kalmış, geçip gitmiş bir tarihsel olay kabul edilen faşizm, yirmi birinci yüzyılda yeni maskeleriyle tekrar sahnede ve hayatımızın en korunaklı sandığımız kısımlarına kadar sızmış durumda. Bazen bireysel hak ve özgürlüklerimizi ihlal eden ve giderek yaygınlaşan otoriter devlet uygulamalarında, bazen de kâr hırsıyla doğayı talan eden ya da mahremiyetimizi ihlal ederek bizi “veri paketleri” haline getiren gözetim kapitalizminde tezahür ediyor.
Stoacılığı Yaşamak
“Bu kitap, insan doğası ve bu doğanın idaresi hakkındadır. Antik dönemlerde, veya belki de tüm tarih boyunca, bu konuyu en zekice işleyenler Stoacılardı. Nasıl düşünmemiz ve nasıl yaşamamız hakkında tavsiye verdiklerinde, günümüzde ‘Stoacı’ kelimesiyle özdeşleşen nemrut bir duygusuzluk akla gelmemeli. İlk Stoacılar, filozofların ve psikologların en maharetlilerindendi; üstelik son derece uygulamacı kişiliklerdi; gündelik yaşamın sorunlarına çözümler sunuyorlardı ve akıldışı eylemlerimizin üstesinden gelmek için tavsiye veriyorlardı, ki bu çözümler ve tavsiyeler günümüzde hâlâ geçerlidir ve işe yaramaya devam etmektedir. Bu kitaptaki bölümler, onların en faydalı öğretilerini on iki ders halinde sunmaktadır.”
Farnsworth, bu derslerde Stoacılığın teknik ve metafizik detaylarına girmez; ölüm, arzu, haz, tutku, erdem ve yargı gibi bizi doğrudan ilgilendiren ve yaşamımızda hayati bir öneme sahip olan konulara odaklanır. En çok faydalandığı figürler, öğretinin simge isimleri Seneca, Epiktetos ve Marcus Aurelius’tur. Fakat Farnsworth, bu meşhur temsilcilerle sınırlı kalmaz; Epikür, Cicero, Plutarkhos, Montaigne ve Schopenhauer gibi Stoacı sayılmayan pek çok farklı isimden de birçok alıntı sunar. Böylece Stoacılığın zamanı aşan bir öğreti olduğunu bize gösterir.
Kipling’ten Masallar
Rudyard Kipling çocukluk anılarından ve Hint masallarından ilham alarak, dünyadaki bazı şeylerin nasıl bugünkü hâline geldiğini anlatan sihirli masallar yazdı. Leoparın beneklerine nasıl kavuştuğunu, fillerin hortumlarının ve develerin hörgüçlerinin nasıl oluştuğunu ve bunlar gibi birçok gizemi büyülü bir anlatıyla aydınlatan bu masallar Ali Çetinkaya’nın çizimleriyle süslendi.
Kipling’in çocuklarına da anlattığı bu eğlenceli ve zekâ dolu masallar, minik okurları büyülü bir dünyanın kapılarını aralamaya çağırıyor.
Her Şey Sütliman
Uyumak modern zamanlara ait bir süper güç haline geldi. Hikâyeler ise eski zamanlara ait bir sihir.
Uyumakta zorluk çekiyorsanız, gecenin ortasında uyanıp endişeli hissediyorsanız Kathryn Nicolai, Her Şey Sütliman‘da yatmadan önce zihninizi rahatlatmanın sağlıklı bir yolunu sunuyor: uyku hikâyeleri.
ABD’de milyonlarca podcast dinleyicisinin epeydir vazgeçilmezi olan bu hikâyeler, küçük ama son derece tatlı ve neşeli rahatlama anlarını keşfediyor ve gözler önüne seriyor. Örneğin sonbaharda yerel elma şarabı fabrikasını ziyaret etmek, kışın arkadaşlarla parkta ağaç aydınlatmasını izlemek, ilkbaharda terk edilmiş bir çiftlikten gizlice leylak çalmak, yazın güverteden ateşböceklerini seyretmek, kitapçıyı gece kapatmak ve sabah fırını açmak gibi. Ayrıca, podcast’lerde daha önce hiç yer almayan on altı yeni hikâyenin yanı sıra tatlı, küçük, huzur ve neşe dolu anları açığa çıkaran ilginç illüstrasyonlar da bulacaksınız.
Bir meditasyon ve yoga öğretmeni olarak onlarca yıllık deneyimini kullanan Kathryn Nicolai, sessizce dikkat ve öz şefkat öğreten, yıpranmış sinirleri yatıştıran ve uykuyu beslemek için sağlam alışkanlıklar geliştiren, duyusal deneyim açısından zengin bir dünya yaratıyor.