İlginizi çekebilir…
Gündelik Hayatta Felsefe Nasıl Kullanılır?
Siyasi rakiplerimizle nasıl anlamlı tartışmalar yapabiliriz? Güvenilir bilimi medyada yer alan yutturmaca haberlerden nasıl ayırt edebiliriz? Tanrı hakkında nasıl makul bir biçimde konuşabiliriz?
Gary Gutting, Gündelik Hayatta Felsefe Nasıl Kullanılır kitabında tartışmalı güncel konular hakkındaki görüşlerimizi nasıl geliştireceğimizi göstermek üzere; politika, bilim, din, eğitim ve kapitalizm gibi toplumdaki büyük güçleri ve modern yaşamın en büyük sorularını bir filozof gözüyle sorguluyor.
Gutting, güncel tartışmaları anlamlandırabilmeleri için okuyucularını bir filozofun cephanesindeki güçlü analitik araç gereçlerle tanıştırıyor. Bu tür araç gereçler, tüme varan ve tümden gelen akıl yürütme arasındaki hayati ayrımdır; bu da ihtilaflı bir konuda tarafların görüşleri için neden çok sağlam argümanlara sahip olduklarından emin olduklarını açıklamaya yardımcı oluyor. Yazarın Hayırseverlik İlkesi dediği bir diğer araç, muhalif tarafların argümanlarının en güçlü yanlarını ortaya çıkarmasına yardımcı oluyor; bu sayede eleştiriler ve tenkitler daha saygıdeğer ve güçlü bir hâle geliyor. Gutting ayrıca Platon ve Aristoteles’ten Michel Foucault ve John Rawls’a birçok filozofun yarattığı kavramların ahlak, ekonomi ve sağlık üzerine toplumsal tartışmaları nasıl açıklığa kavuşturabileceğini de ortaya çıkarıyor.
Bilimsel iddiaların bilinçli değerlendirmelerinden dinî inancın lehine ve aleyhine argümanların itinalı tetkiklerine kadar, Gutting bugün gündemdeki en bölücü meselelerin bazılarına sakin, net bir şekilde yaklaşıyor. Kapitalist sistemde çalışma ve özgürlükle ilişkimizi, mutluluk ve iyi yaşam üzerine çağdaş anlayışımızı, beşerî ve insani bilimlerin değerini, kamu politikası oluşumunda bilim ile siyasetin rolünü ve sanatla popüler kültürün önemini mercek altına alıyor. Belki de en anlamlısı, Gutting başkalarının bize söylediklerini dinleyip en derin inançlarımız ve düşüncelerimiz hakkında nasıl açık ve net konuşabileceğimizi gösteriyor. Elinizdeki kitap, toplumsal tartışmalarda felsefenin önemi üzerine güçlü bir argüman sunuyor; bu kadim merak ve sorgu geleneğinin geleceğimiz üzerine söyleyecek daha çok şeyi olduğunu gösteriyor.
Wikipedia’ya İnanmalı mıyız?
Çevrimiçi etkileşime girdikçe yeni bilgi türleri ve topluluklar yaratıyoruz. Bu topluluklar nasıl oluşuyor? Bilgi kaynağı olarak onlara güvenip güvenemeyeceğimizi nasıl bilebiliriz? Başka bir deyişle, Wikipedia’ya inanmalı mıyız? Bu kitap, topluluğun ve bilginin tanımını, internetin yeni topluluk türlerini nasıl kolaylaştırdığını ve bilginin çevrimiçi işbirliği ve sohbet yoluyla nasıl şekillendiğini araştırıyor.
Amy S. Bruckman, kendimizi çevrimiçi ortamda temsil edişimizin etkileşimimizi şekillendirme biçimini, çevrimiçi ortamdaki kötü davranışların sebeplerini ve bu konuda yapılabilecekleri irdeliyor. Ve en önemli soruyu soruyor: İnternet kullanıcıları ve tasarımcıları olarak internetin hepimizin içindeki en iyiyi ortaya çıkarmasını nasıl sağlarız?
Wikipedia’ya İnanmalı mıyız? çevrimiçi toplulukları daha iyi anlamak, internette geçirdiği zamanı daha kaliteli ve güvenli hale getirmek, insan-bilgisayar etkileşimi ve sosyal bilişim hakkında fikir edinmek isteyen herkesin okuması gereken kayda değer bir kaynak.
“Bu kitap, çevrimiçi hayatın duygusal ve sosyal amaçlarımıza nasıl hizmet edeceğine dair yol gösteren bir rehber niteliğinde.” –Sherry Turkle
“Wikipedia’yı güvenli ve verimli bir şekilde kullanmak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.” –Howard Rheingold
“Tek kelimeyle harika! Bruckman, çevrimiçi topluluk tasarımı bilimini ifade etmek için sosyolojik ve psikolojik tüm bakış açılarını bir araya getiriyor.” –Keith N. Hamptony
Demokrasilerde Propaganda Oyunu
Pek çoğumuz propaganda ve manipülasyonu kendimiz için, yirminci yüzyılın ortalarındaki totaliter rejimlerde yaşayan insanlar için teşkil ettiği tehlikeye benzer şekilde birer tehlike olarak görmüyoruz. Oysa Jason Stanley bu kitabında konunun çok daha fazla dikkat gerektiren ciddiyetini vurguluyor; propagandanın sinsi işleyiş tarzını, demokrasinin, özellikle de demokratik müzakere ve eşitliğe dair ilkelerin altını yavaş yavaş nasıl oyduğunu ve bu mekanizmanın geçmişte demokrasilere nasıl zarar verdiğini örneklerle gözler önüne seriyor.
Demokrasilerde Propaganda Oyunu, dünyanın neresinde olursa olsun liberal demokrasilerin ayakta kalabilmesi ve korunabilmesi için propagandanın ve propagandaya dair işleyiş mekanizmalarının çok iyi anlaşılmasının şart olduğuna dair güçlü bir kanıt niteliğinde.
Çağımızın en önemli düşünürlerinden Noam Chomsky ise, Jason Stanley’nin kitabını “siyasi felsefenin yeni baştan ele alınıp güçlendirilmesi yolunda özgün ve son derece önemli bir katkı” olarak değerlendiriyor.
Tüketilen Nostalji
Nostalji artık eskisi gibi değil. Hızlı kapitalizm çağında modern belleklerimiz örf ve adetler, kuşaktan kuşağa aktarılan aile yadigârları yerine çocukluğumuzda tanıştığımız ticari ve geçici tüketim ürünleri ve kısa süreli medya görselleriyle biçimleniyor. Bu olgu, üyelerinin oyuncaklarına, televizyona ve gençliklerindeki müziğe sadık kalan nostalji kitlelerinin oluşumuna sebebiyet veriyor. İnsanlar, çocukluklarında ilgilendikleri eğlenceli şeyler her neyse onlara geri dönerek, eski meraklarını veya gençliklerinde yaşadıkları özgürlük duygusunu tatmayı umut ediyorlar.
1970’li yıllarda nihai şeklini alan tüketilen nostalji, tüketim ürünlerinin satışıyla, çocukluğun ticarileşmesiyle ve nostalji pazarlamasının başlangıcıyla birlikte büyük bir ekonomi hâlini aldı. Yazar Gary Cross, pop şarkılarını klasiğe dönüştüren ve çocukluğunuzda oynadığınız oyuncakları değerli birer meta hâline getiren kültürel dinamikleri açıklayarak bu büyüleyici ve zevkli tarih çalışmasıyla okuyucuları kendine çekiyor. Bununla birlikte, tüketilen nostaljinin sürekli hızlanan değişimle başa çıkmamızı nasıl biçimlendirdiğini ortaya koyuyor.
Günümüzde nostaljiye sahip olup kolayca erişebilirsiniz ve nostalji koleksiyonu yapabilirsiniz; bu sayede nostalji, erişilebilir ve geçmişe nazaran daha da eğlenceli bir hâle gelir. Ancak nostaljinin ticarileşmesi belleği kısıtlıyor ve yaratılan anılarla hatıraların olumlu ve güzel yönlerini karmaşıklaştırıyor. Cross, modern nostaljinin etkileyici ve nevi şahsına münhasır karakterini ortaya çıkararak hızlı kapitalizm çağında geçmişi anımsamanın ritüellerini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
Sabri Ülker’in Hayatı
"Sabri Ülker'in yaşam öyküsü ve içindeki dersler, bu muazzam fırsatlar ve hiç bitmeyen çalkantı dünyasında çok güncel bir öykü."
- Ram Charan, Dünyanın dört bir yanındaki yönetim kurulları ve CEO'ların danışmanı ve çeşitli dillerde basılmış 4 milyon kopyası olan 35 iş kitabının yazarı ve ortak yazarı
“Kitapta Sabri Ülker ve onun 'yasaları'na ilişkin kavrayış, sonsuz dinleme yeteneğine ve 'başkalarının yerine' ayak uydurabilen bir adama işaret ediyor. Bu, uzun oyunu oynayan ve küçük bir Türk işletmesinden başarılı bir küresel işletmeye başarıyla geçen biriydi.”
- Helen Pitcher, OBE, Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Olmayan Direktör
Eksiklikler, zorluklar ve imkansızlıklar başarıya engel midir? Kendimizi içinde bulabileceğimiz olumsuz koşulları kabul edip pes mi etmeliyiz yoksa hayallerimiz için savaşmalı mıyız? Çocukluğunu ve gençliğini savaş şartlarında geçiren Sabri Ülker ikincisini seçti.
Bu kitap, tek çeşit bisküvi üreten Ülker'i tüm imkansızlıklara rağmen bugün olduğu gibi büyük bir gıda devi haline getiren iş adamı Sabri Ülker'in hayat hikayesidir.
Hayatı boyunca ilkelerinden asla taviz vermeyen ve hep doğru yolda ilerleyen Sabri Ülker, yardımsever ve mütevazi bir kişiliğe sahipti, her zaman perde arkasında dururdu. Ancak bu kitapla birlikte Sabri Ülker'in hayatı ve Ülker'in kuruluşundan bu yana büyüme hikayesi gün ışığına çıkıyor.
Ülker'i de bünyesine katan Yıldız Holding, 4 kıtada 4 milyarı aşan tüketici nüfusuna ürün satışı, yurt içi ve yurt dışında 65.000'den fazla istihdam yaratmasıyla Türkiye'nin ilk global şirketlerinden biri haline geldi ve Sabri Ülker'in izinden gitmeye devam ediyor. yaşam ve iş ilkeleri.
Sabri Ülker'in hayat hikayesi, ailesine, çalışanlarına ve onunla karşılaşan herkese büyük ilham veriyor.
Utanç Gerekli mi?
Değişim utançla sağlanabilir mi?
Bu kitap, doğru şekilde ve doğru zamanda uygulandığında utancın gezegenimizi ve nihayetinde kendimizi başarısızlığa uğratmamızı nasıl engelleyebileceğine dair tamamen yeni bir anlayışı aktarıyor…
Jennifer Jacquet bu kışkırtıcı kitabında yunusları kurtarmak, işçi sömürüsünü durdurmak, insanları oy kullanmaya teşvik etmek ve değiştirilmek istenen pek çok davranış için utancın nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Bu eski aracın son derece etkili kullanımıyla ilgili 7 maddelik de bir kılavuz sunuyor.
Utanç elbette karmaşık bir konu ve suçlulukla yakından ilişkili ancak Jacquet bu duygunun tüm yönlerini ustalıkla araştırıyor, örneklerle gözler önüne seriyor ve utancın birçok kültürde yüzyıllar boyunca nasıl kullanıldığını, kullanımının zaman içinde nasıl değiştiğini göstermek için tarihe ve sosyal bilimlere atıfta bulunuyor. Yine de bu kitabın en önemli yönü utandırmanın geçmişi hakkında gözler önüne serilenlerden ziyade utandırmanın geleceği, yani internet üzerinden utandırmanın potansiyel gücü. Bu kitapta da savunulan şey, daha iyi bir dünya için utancın yeniden rehabilite edilmesi.
Utanç Gerekli mi? arzu edilen davranışı teşvik etmek ve sosyal normları uygulamak isteyen her birey veya insan grubuna hitap eden, hem düşündürücü hem de eğlendirici bir kılavuz.