İlginizi çekebilir…
İletişim Teorileri
Hâlâ Çok Taze…
Werner J. Severin ile James W. Tankard, Jr. İletişim Teorileri kitabını 1979’da yazdılar. Kitap, Türkiye’de ilk defa 1994 yılında Anadolu Üniversitesi yayını olarak basıldı ve akademik dünyada çok ses getirdi. O döneme kadar Türkiye’de iletişim kuramları daha çok eleştirel kuram ağırlıklı anlatılıyordu ve kanıta dayalı kuram kitabı oldukça ilgi çekti. Severin ile Tankard, 2001 yılında internetin o yıllarda gelişmesiyle kitaba “siber iletişim teorileri” adlı bir bölüm ekleyerek kitabın 5. baskısını yayımladılar.
2020’nin başında kişisel kütüphanemde gezinirken kitabın 2001 yılındaki baskısına rastladım ve hızlı bir okuma yaptım. Bir kitap, tam 20 yıl sonra, dijital dönüşüme rağmen siber iletişim bölümü dahil yaşadığımız iletişim dünyasını anlamamıza yarayan kuramları ve modelleri bu kadar net ve öğretici anlatabilirdi. Düşünün, yazarlar 2001 yılında internet bağımlılığından söz ediyorlar! 17. Bölüm’e vardığınızda CD-ROM’dan söz edildiğini gördüğünüzde biraz gülümseyebilirsiniz ama CD-ROM’un bir kayıt aracı olduğunu “talep üzerine izleme-dinleme” davranışıyla yani Netflix ve Spotify gibi platformlarla bağlantısını kurduğunuzda kitaptaki bilgilerin neden zamansız olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Yine aynı bölümde sanal gerçeklikten, sanal topluluklardan ve interaktiviteden söz ediliyor ve ifadeler bugün yazılıp çizilenlerden çok da farklı değil. İşte o an dedim ki, “Bu kitabı mutlaka yeniden çevirip basmalıyız!” ve şimdi çeviri elinizde.
Tırtıl Nasıl Büyüdü
Amerikan traktör ve iş makinesi devi Caterpillar’ın pazara hükmetme hikâyesi, nefes kesen bir aksiyona davet ediyor. Liderliğe oynayan bir yatırımcı için ders alınacak bir hikâye ve başarılı bir analiz.
Ve tırtıl büyüdü. Bu büyüme, zamanı geldiğinde kozasını en kârlı biçimde yırtıp global bir kelebek olmak isteyen şirketlere örnek olacak cinstendi.
Başarılı başka firmalar varken neden Caterpillar’a odaklanıyoruz? Çünkü CAT, değişikliklerle başa çıkma konusunda model olmuş, engellere göğüs germiş ve geleceği düşünerek pozisyon almıştır.
Okuyucu bu hikâyenin nasıl bittiğini zaten biliyor. Sadece kaliteli performansından dolayı değil, ayrıca önemli sorunlara ve beklenmedik, kötü gelişmelere karşı başarılı olup bu performansa ulaştığı için Caterpillar’ı en iyi örnek olarak tanımlıyoruz.
Ayırıcı Marka Varlıkları İnşa Etmek
Bir markanız varsa bu kitabın size söyleyecekleri var!
Pazarlama dünyasında her şey çok hızlı değişiyor. Ancak markanızın kimliğini gelecekteki değişimlere dirençli kılmak istiyorsanız bu kitapta göz atabileceğiniz çok sayıda ipucu var. Bu kitap, markanızın ayırıcı varlıklarını inşa etmede ve devamlılığını sağlamada uzun dönemli bir strateji oluşturmanıza yardımcı olarak size bir yol haritası sunacak.
Markanızı iyileştirin!
Hangi stratejileri benimseyerek eyleme geçmenin sizi bir adım daha öne çıkaracağını keşfedin. Elbette hangi stratejilerin işe yaramayacağını da! Markanız için fırsatları yakalamaya çalışırken sizi mayın tarlalarına çıkaran yollardan nasıl kurtulabileceğinizi fark edin.
Yöneticilere Öyküler
Çoğu yönetici gibiyseniz ve işlerden geceleri gözünüze uyku girmiyorsa bu kitap tam da sizin için yazılmış! Ama bu öykülerde konuşan tavşanlar veya prensesler bulamayacaksınız (yani bir inek var ama o da zıplamıyor). Ünlü yönetim uzmanı Henry Mintzberg yöneticilere özel olarak özel tasarladığı 42 öyküde, zaman zaman ezberleri de bozarak önemli yönetim dersleri veriyor.
Yöneticiler şatolarından ayrılmalı ve krallıklarında gerçekten neler olup bittiğini keşfetmeli. Okuduğunuz diğer öykülerde olduğu gibi bu denemelerde de bol bol metafor var. O yüzden stratejilerinizi yabani otlar gibi yetiştirmeye ve bir inek gibi organize olmaya hazır olun. Yönetimin maestro efsanesini keşfedin, sert verilerin yumuşak karnını bulun, küçülmenin neden kan akıtma olduğunu ve yönetim kurulunuzun neden bir arı olması gerektiğini öğrenin ve Mintzberg’e kulak verin: “Sadece okuduğunuz şeylere çok kızmamaya çalışın çünkü en sinir bozucu fikirlerimden bazıları benim en iyi fikirlerim. Bunları anlamak için zamana ihtiyacınız var.”
Bilim Tohumları: GDO’yu Nasıl Bu Kadar Yanlış Anladık?
GDO, günümüzün en korkutucu, şeytan sözcüklerinden biri haline geldi. Peki ama GDO denince ne anlıyoruz? GDO teknolojisini ne kadar iyi biliyoruz? Hakkında düşündüklerimizin ne kadarı gerçek ne kadarı yanlış yönlendirmelere dayanıyor? GDO teknolojisi gerçekten insanlığı ve dünyayı tehdit ediyor olabilir mi? Ya biri çıkıp her şeyi yanlış anladığımızı söyleseydi?
Gazeteci-yazar Mark Lynas, 90’lı yıllarda GDO karşıtı hareketin önde gelen isimlerindendi. Yıllar boyunca sürdürdüğü araştırmalar yirmi yıl sonra onu GDO karşıtı hareketin diğer tarafına taşıdı. Peki bu değişimin sebebi neydi?
Bu kitap, GDO konusunu kapsamlı şekilde ele alırken genetik mühendisliği ürünü gıdaların yararları ve potansiyel tehlikeleri hakkında da derin bir analiz sunuyor. Uzun yıllara yayılmış derin bir araştırmaya dayanan Bilim Tohumları, GDO’ya hem karşıt hem yandaş insanların gözünden bakarken Mark Lynas’ın geçirdiği dönüşümün hikâyesini de ele alıyor ve kaçınılmaz soruyu soruyor: GDO’ları nasıl bu kadar yanlış anladık?
Müşteriyi Yakalamak
Covid-19 nedeniyle en çok darbe alan sektörlerden biri olan perakende satış noktaları, ne yapacağını bilemediği için bir süre sendeledi. Sadece sendelemekle kalmadı, müşterilerinin de davranışını öngöremedi. Peki müşteri davranışları bu süreçte gerçekten değişti mi?
Müşteriyi Yakalamak yalnızca perakende sektöründeki mağazalar için değil, kafe, restoran, muayenehane, hastane, fuar, kütüphane, park, tiyatro, etkinlik alanları gibi marka, ürün ve müşterinin olduğu bütün satış ya da hizmet noktalarında, müşterilerin ziyaret etmeleri, satın almaları ya da deneyim yaşamaları için etkin bir satış/hizmet noktasının nasıl olması gerektiğini, hangi değişkenlerin stratejileri nasıl etkilediğini detaylı ve yeni normale uygun bir şekilde anlatıyor.
Akademik kariyerini perakendede tüketici davranışları üzerine tamamlayan, 2012-2018 yılları arasında perakende gurusu olarak tanınan Paco Underhill ile işbirliği yaparak Envirosell Türkiye ofisini açan ve 2018 sonrasında kendi modeliyle perakendecilere stratejiler üreten Dr. Melik Karabıyıkoğlu, perakendecilerin doğru stratejileri nasıl geliştireceği ve tüketicilerin de bir satış noktasına neden geldiklerini anlamaları için onlara okunaklı bir rehber sunuyor.
Markalar Nasıl Büyür 2
Pazarlama ve marka yönetimi hakkında senelerdir doğru bilinen basmakalıp bilgilere bilimsel kanıtlar ortaya koyarak meydan okuyan *Markalar Nasıl Büyür?*, kısa sürede en çok satan ve okunan kitaplar arasına girdi.
Jenni Romaniuk ve Byron Sharp, ilk kitaplarının devamı niteliğinde olan Markalar Nasıl Büyür 2’de, satın alma davranışlarının ve marka performansının ana temellerini bir bir sıralıyorlar ve geleceğin pazarlama stratejileri hakkında yolumuza şimdiden ışık tutuyorlar.
Hizmet, dayanıklı tüketim malları, online alışveriş ve lüks tüketim markalarının nasıl yönetileceğiyle ilgili kanıtlara da değinen Markalar Nasıl Büyür 2, marka yönetimi hakkında sorduğunuz tüm sorulara yanıt bulacağınız bir yol haritası niteliğini taşıyor.
Bir markanın *zihinsel bulunurluğu*nun nasıl yaratılacağının ve *ayırıcı değerleri’’nin gücünün ne şekilde analiz edileceğinin mükemmel bir çerçevesini çizen bu kitap, pazarlama verimliliği konusunda doğru rotayı çizmek için eşi bulunmayacak bir kılavuz…
Reklamsız Marka Yaratmak
Markanızı büyütmek için reklam şart. Ama reklam bütçeleri çok yüksek… Peki, ne yapacaksınız?
Büyük bir marka yaratmak için pazarlama eğitimine ya da pazarlama deneyimine ihtiyacınız yok. En iyi markaların bazıları kendilerini hiçbir biçimde pazarlama uzmanı olarak görmeyen insanlar tarafından inşa ediliyor. İşte bu kitap dünya standartlarında bir marka yaratmak isteyen herkese yardımcı olmak için yazıldı.
Pahalı bir reklam kampanyası için yeterli paranız yoksa mevcut pazarlama ve reklam stratejinizin değerinden şüphe ediyorsanız veya en yeni dijital medya araçlarının yüzeysel uygulamalarının ötesine geçmek istiyorsanız, doğru yere geldiniz.
Reklamsız Marka, yazarın dünyanın önde gelen açık kaynak yazılım şirketi olan Red Hat’de bir milyar dolarlık bir marka yaratmaya yardımcı olduğu 10 yıllık deneyiminden yola çıkarak bir marka yaratmayı adım adım anlatan bir rehber.
Reklamsız Marka 20. yüzyılın büyük markalarını geliştirmek için kullanılan klasik konumlandırma prensiplerini, artık 21. yüzyıl markaları için sunulan yeni topluluk oluşturma stratejileri ve araçları ile birleştiriyor. Eski dünyanın en iyileri, yeni dünyanın en iyileriyle buluşuyor.