İlginizi çekebilir…
Para Devrimi
Teknolojik gelişmeler iş yaşamında, aile yaşamında, kişisel yaşamda her kavramı, her nesneyi, her süreci, her yapıyı altüst ediyor, yeniden ele almayı gerektiriyor. İsterseniz almayın, zaten o her şeyin üzerinden silindir gibi geçiyor. Ele alınması gereken günlük yaşamın temel yapılarından biri de makro ekonominin en önemli göstergesi: Para.
Peki, gün geçtikçe elinizden ne kadar az kâğıt ya da madeni para geçtiğinin farkında mısınız? Kartın fiziksel halini bir yana bırakalım, çoğu zaman sadece kart bilgilerinizi girerek hatta sadece QR kod okutarak bir şeyi (artık o şey neyse) para niyetine bir yerden bir yere ilettiğinizin farkında mısınız?
Lana Swartz, kitabında para devrimini tarihi açıdan ele alıyor, paranın aslında bir iletişim mecrası olduğunun altını çiziyor. Nakit, kart, aplikasyon ya da kripto paranın bizi topluma entegre eden ya da toplumun dışına iten enformasyon kaynağı olduğunu söyleyen Swartz, finansal teknolojilerin politikasını inceleyerek bir ödeme yaptığımızda aslında nelerin söz konusu olduğunu ortaya koyuyor. Yaşadığımız bu kırılma döneminde “Fin-tek” start-up’lardan kripto paralara kadar bu “görünmez sistemlerin” çok çeşitli teknolojiler yardımıyla geleneksel finansal altyapıların nasıl yerinden oynamak üzere konumlandıklarını akıcı bir dille okumak gerçekten ufkumuzu açıyor.
Pazarlama – Yeni Pazarlama, Geleceğin Pazarlaması
Çoğu pazarlama kitabındaki teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesi kolay değil. Byron Sharp hayatın içinden örnekler vererek, stratejik ve taktiksel pazarlama eylemlerinin kanıtlarını ortaya koyarak, bunun tersinin mümkün olduğunu gösteriyor. Biz pazarlamacılara da büyümenin kilidini açmak kalıyor. Üstelik tam da hepimizin istediği gibi: ölçümlenebilir ve hesap verilebilir şekilde.
Aslı Özen Turhan / Ülker CMO
Pazarlamanın hâlâ çok sayıda tanımlayıcı araştırma üretmeye ihtiyacı var. Byron Sharp Markalar Nasıl Büyür 1 ve Markalar Nasıl Büyür 2 kitaplarında bizleri bu tür araştırmalardan yola çıkarak kanıta dayalı pazarlama ile tanıştırmıştı. “Yeni Pazarlama”yı anlattığı bu kitabıyla da yine paradigmaları yıkıyor hem akademisyenleri hem uygulamacıları yeni ufuklara yönlendiriyor.
Prof Dr. Ali Atıf Bir / İletişim ve İşletme Bilimleri Enstitüsü
Tüketici davranışları değişiyor. Tüketicinin ürün, hizmet kullanımı alışkanlıkları, satın aldığı kanal alışkanlıkları, medya kullanımı alışkanlıkları değişiyor. Gittikçe hızlanan bu değişimi anlayabilmek ve tepki verebilmek için veriye, kanıta, analitiğe dayalı pazarlama anlayışı yaygınlaşıyor. Byron Sharp hem bilinen pazarlamanın ilkelerini öğretiyor hem de kanıta dayalı pazarlama anlayışıyla farklı ve etkili bir pazarlamanın algı kapılarını açıyor.
Muharrem Ayın / OPN Yönetim Kurulu Başkanı
Pazarlama – Yeni Pazarlama, Geleceğin Pazarlaması
Yöneticilere Öyküler
Çoğu yönetici gibiyseniz ve işlerden geceleri gözünüze uyku girmiyorsa bu kitap tam da sizin için yazılmış! Ama bu öykülerde konuşan tavşanlar veya prensesler bulamayacaksınız (yani bir inek var ama o da zıplamıyor). Ünlü yönetim uzmanı Henry Mintzberg yöneticilere özel olarak özel tasarladığı 42 öyküde, zaman zaman ezberleri de bozarak önemli yönetim dersleri veriyor.
Yöneticiler şatolarından ayrılmalı ve krallıklarında gerçekten neler olup bittiğini keşfetmeli. Okuduğunuz diğer öykülerde olduğu gibi bu denemelerde de bol bol metafor var. O yüzden stratejilerinizi yabani otlar gibi yetiştirmeye ve bir inek gibi organize olmaya hazır olun. Yönetimin maestro efsanesini keşfedin, sert verilerin yumuşak karnını bulun, küçülmenin neden kan akıtma olduğunu ve yönetim kurulunuzun neden bir arı olması gerektiğini öğrenin ve Mintzberg’e kulak verin: “Sadece okuduğunuz şeylere çok kızmamaya çalışın çünkü en sinir bozucu fikirlerimden bazıları benim en iyi fikirlerim. Bunları anlamak için zamana ihtiyacınız var.”
Veri ve Yapay Zekâyla Dijital Dönüşüm
Netflix, Spotify ve Amazon gibi dijital işletmeler, tüm iş süreçlerinin merkezinde veri bilimi ve makine öğrenmesine yer verirler. Ancak pek çok işletme, büyük veri analizi ve yapay zekâyı iş süreçlerine dahil etmekte zorluk yaşıyor. Bu kitap, tüm işletmelerde dijital dönüşümü yönetmeyi mümkün kılmak için hazırlanmış bir başucu kitabıdır.
Veri ve inovasyon odaklı bir kültürün oluşturulmasına ek olarak, doğru yeterli değişim yönetimi faaliyetleriyle ortaya çıkan veri ürünlerinin uygulamada kullanılması gibi önemli konuların ele alındığı bu kitap, yapay zekâ ve dijitalleşme çağında geri kalmamak için gereken organizasyonel dönüşümün detaylarını sunmaktadır.
Bu pratik kılavuzla yapay zekâ çağının gerisinde kalmaktan kurtulacak, veri bilimi ve yapay zekâyı işletmenizin kârlı bir parçası haline getireceksiniz.
Her Şey Sütliman
Uyumak modern zamanlara ait bir süper güç haline geldi. Hikâyeler ise eski zamanlara ait bir sihir.
Uyumakta zorluk çekiyorsanız, gecenin ortasında uyanıp endişeli hissediyorsanız Kathryn Nicolai, Her Şey Sütliman‘da yatmadan önce zihninizi rahatlatmanın sağlıklı bir yolunu sunuyor: uyku hikâyeleri.
ABD’de milyonlarca podcast dinleyicisinin epeydir vazgeçilmezi olan bu hikâyeler, küçük ama son derece tatlı ve neşeli rahatlama anlarını keşfediyor ve gözler önüne seriyor. Örneğin sonbaharda yerel elma şarabı fabrikasını ziyaret etmek, kışın arkadaşlarla parkta ağaç aydınlatmasını izlemek, ilkbaharda terk edilmiş bir çiftlikten gizlice leylak çalmak, yazın güverteden ateşböceklerini seyretmek, kitapçıyı gece kapatmak ve sabah fırını açmak gibi. Ayrıca, podcast’lerde daha önce hiç yer almayan on altı yeni hikâyenin yanı sıra tatlı, küçük, huzur ve neşe dolu anları açığa çıkaran ilginç illüstrasyonlar da bulacaksınız.
Bir meditasyon ve yoga öğretmeni olarak onlarca yıllık deneyimini kullanan Kathryn Nicolai, sessizce dikkat ve öz şefkat öğreten, yıpranmış sinirleri yatıştıran ve uykuyu beslemek için sağlam alışkanlıklar geliştiren, duyusal deneyim açısından zengin bir dünya yaratıyor.
Bilinçli ve Şiddetsiz İletişim
Dile Gelmenin, Gerçeği Söylemenin ve Derinlemesine Dinlemenin İpuçları
Ne söylediğimiz önemlidir. Belki de şimdi, içinde yaşadığımız bu büyük değişim çağında her zamankinden de önemli. Sözlerimiz çok iyi şeylerin başlamasına fırsat verebileceği gibi çok büyük yıkımlara da yol açabilir. Pek çoğumuz kültürel kodlar doğrultusunda, bu durumu değiştirmenin elimizde olduğunu pek de düşünmeden konuşuruz ancak nasıl yapacağımızı bilirsek sözcüklerimiz hem kendi dünyamızı hem de tüm çevremizi değiştirebilir.
Şiddetsiz İletişim eğitmeni ve beden farkındalığı ile travma çözümlemesi uzmanı Oren Jay Sofer gerçekten düşündüklerimizi söylemek, sözcüklerin gücünü doğru şekilde kullanmak, doğru dinlemeyi öğrenmek ve etkili iletişimi hayatınıza dahil edebilmek için kullanacağınız çok yönlü ve uygulanabilir bir rehber sunuyor.
İletişim Teorileri
Hâlâ Çok Taze…
Werner J. Severin ile James W. Tankard, Jr. İletişim Teorileri kitabını 1979’da yazdılar. Kitap, Türkiye’de ilk defa 1994 yılında Anadolu Üniversitesi yayını olarak basıldı ve akademik dünyada çok ses getirdi. O döneme kadar Türkiye’de iletişim kuramları daha çok eleştirel kuram ağırlıklı anlatılıyordu ve kanıta dayalı kuram kitabı oldukça ilgi çekti. Severin ile Tankard, 2001 yılında internetin o yıllarda gelişmesiyle kitaba “siber iletişim teorileri” adlı bir bölüm ekleyerek kitabın 5. baskısını yayımladılar.
2020’nin başında kişisel kütüphanemde gezinirken kitabın 2001 yılındaki baskısına rastladım ve hızlı bir okuma yaptım. Bir kitap, tam 20 yıl sonra, dijital dönüşüme rağmen siber iletişim bölümü dahil yaşadığımız iletişim dünyasını anlamamıza yarayan kuramları ve modelleri bu kadar net ve öğretici anlatabilirdi. Düşünün, yazarlar 2001 yılında internet bağımlılığından söz ediyorlar! 17. Bölüm’e vardığınızda CD-ROM’dan söz edildiğini gördüğünüzde biraz gülümseyebilirsiniz ama CD-ROM’un bir kayıt aracı olduğunu “talep üzerine izleme-dinleme” davranışıyla yani Netflix ve Spotify gibi platformlarla bağlantısını kurduğunuzda kitaptaki bilgilerin neden zamansız olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Yine aynı bölümde sanal gerçeklikten, sanal topluluklardan ve interaktiviteden söz ediliyor ve ifadeler bugün yazılıp çizilenlerden çok da farklı değil. İşte o an dedim ki, “Bu kitabı mutlaka yeniden çevirip basmalıyız!” ve şimdi çeviri elinizde.