İlginizi çekebilir…
Rıhtım
Kayıp bir çocuk…
Ve ortaya çıkarılması gereken bir yalan ağı…
Varlıklı bir ailenin on beş yaşındaki çocuğu olan Oscar Dreyer-Hoff kaybolduğunda, herkes bunun her zamanki kaybolmalarından biri olduğunu ve yirmi dört saat içinde ortaya çıkacağını varsayar. Ancak saatler ve günler geçtikçe aile daha da telaşlanır ve dedektif Jeppe Kørner ve Anette Werner Oscar’ın hayatını daha derinlemesine araştırmaya başlar. Aileye kötü niyetli notları kim gönderiyordur? Oscar’ın en yakın arkadaşı hangi sırları saklamaktadır? Ve limanda gerçekten neler olmaktadır?
Kørner ve Werner’in şimdiye kadarki en zorlu davasında, ellerindeki az kanıtla, Oscar’ı bulma ihtimalleri gittikçe azalmaktadır. Çoksatan Kiracı ve Kelebek Evi romanlarının yazarı Katrine Engberg, Kopenhag polisiyesi serisine gerilim ve muamma dolu Rıhtım ile devam ediyor.
“Engberg’i okumak, Jo Nesbo’nun ilk dönemlerini okumak, büyük bir polisiye yazarlığı kariyerine adım atmak gibi.”
—The New York Times Book Review
Yeni Nesil Reklamcılık
Bugünün en büyük tartışması geleneksel reklam üretme biçiminin ölüp ölmediği üzerine. Dijital medyanın ortaya çıkması ve kullanımının artmasıyla reklamcılığın bir dönüşüm yaşadığı kesin. Fons Van Dyck bu kitapta farklı sorulara yanıt vererek sonuçta yöneticiler, pazarlamacılar ve reklamcıların kafasındaki ‘Bu çağda etkili reklam nasıl olur ?’ sorusuna kesin bir dille yanıtlar veriyor. Reklamın pazarlama ve pazarlama iletişimi planlarındaki yeni yerine açıklık getiriyor, bakış açısı kazandırıyor.
Yeni Tüketici
Simonsen ve Rosen şu beş yaygın inanca savaş açıyorlar: Bir markanın bugün ne olduğu geçmişte ne olduğundan daha önemlidir. Sadakati beslemek pazarlamacının günden güne daha çok ilgilenmesi gereken bir konudur. Tüm müşteriler irrasyoneldir. Seçeneklerin sayısını arttırmak insanların satın alma eyleminde bulunmasına mani olabilir. Konumlama pazarlama oyununun en önemli parçasıdır.
Ve diyorlar ki: Tüketiciler geçmişte marka adı, firmayla yaşadığı deneyimler, şişirilmiş fiyatlar, markanın diğer rakip firmaların mesajlarıyla karşılaştırılan reklam mesajı ya da bir pazarlamacının katalogda ya da raflarda göstermeyi tercih edeceği diğer ürünler gibi kriterlere göre karar verirdi. Biz bu sihirli sözlerin gün geçtikçe kıymetini yitireceklerini düşünüyoruz. Zira tüketicinin karar verme sürecinde radikal bir değişim yaşanıyor. Web sitelerini gözden geçirin, akıllı telefonlardan uygulama satın almak, sosyal medya aracılığıyla uzmanlığa ve diğer kaynaklara eşi benzeri görülmemiş bir erişim imkânı...
Reklamsız Marka Yaratmak
Markanızı büyütmek için reklam şart. Ama reklam bütçeleri çok yüksek… Peki, ne yapacaksınız?
Büyük bir marka yaratmak için pazarlama eğitimine ya da pazarlama deneyimine ihtiyacınız yok. En iyi markaların bazıları kendilerini hiçbir biçimde pazarlama uzmanı olarak görmeyen insanlar tarafından inşa ediliyor. İşte bu kitap dünya standartlarında bir marka yaratmak isteyen herkese yardımcı olmak için yazıldı.
Pahalı bir reklam kampanyası için yeterli paranız yoksa mevcut pazarlama ve reklam stratejinizin değerinden şüphe ediyorsanız veya en yeni dijital medya araçlarının yüzeysel uygulamalarının ötesine geçmek istiyorsanız, doğru yere geldiniz.
Reklamsız Marka, yazarın dünyanın önde gelen açık kaynak yazılım şirketi olan Red Hat’de bir milyar dolarlık bir marka yaratmaya yardımcı olduğu 10 yıllık deneyiminden yola çıkarak bir marka yaratmayı adım adım anlatan bir rehber.
Reklamsız Marka 20. yüzyılın büyük markalarını geliştirmek için kullanılan klasik konumlandırma prensiplerini, artık 21. yüzyıl markaları için sunulan yeni topluluk oluşturma stratejileri ve araçları ile birleştiriyor. Eski dünyanın en iyileri, yeni dünyanın en iyileriyle buluşuyor.
Markalar Nasıl Büyür 1
Pazarlama hakkında her şeyi biliyor olduğumuzu düşünmemize rağmen aslında ne biliyoruz? Akla yakın göründüğü ya da öyle öğretildiği için doğru sandığımız bilgiler, geçerliliğini halen koruyor ya da gerçekten işe yarıyor mu?
“Çalışma alanı olarak pazarlama, aslında o kadar yeni ki; hakkında her şeyi bildiğimizi ya da temel prensiplerini tam olarak anladığımızı iddia etmek bile kibirli davranmak olur.” Bu sözler pazarlama dünyasının bilimsel dâhisi ve duayeni Byron Sharp’a ait.
Reklamcılık ve pazarlama dünyasının klasikleri arasında kısa sürede yerini alan ve pazarlamacıların vazgeçilmez kitaplarından biri olan “Markalar Nasıl Büyür?” şimdiye kadar öğrendiğimiz her şeyi yeniden sorgulamamızı sağlıyor. Sharp, pazarlamacıların geçmiş dönemle kıyaslandığında daha iyi eğitim aldıklarını kabul ediyor. Ancak bu donanım, özgünlüğümüzü ortaya koyabilmemiz, çemberin dışına çıkmayı başarabilmemiz, kısır döngü zincirini kırabilmemiz için yeterli mi?
Markalar Nasıl Büyür 2
Pazarlama ve marka yönetimi hakkında senelerdir doğru bilinen basmakalıp bilgilere bilimsel kanıtlar ortaya koyarak meydan okuyan *Markalar Nasıl Büyür?*, kısa sürede en çok satan ve okunan kitaplar arasına girdi.
Jenni Romaniuk ve Byron Sharp, ilk kitaplarının devamı niteliğinde olan Markalar Nasıl Büyür 2’de, satın alma davranışlarının ve marka performansının ana temellerini bir bir sıralıyorlar ve geleceğin pazarlama stratejileri hakkında yolumuza şimdiden ışık tutuyorlar.
Hizmet, dayanıklı tüketim malları, online alışveriş ve lüks tüketim markalarının nasıl yönetileceğiyle ilgili kanıtlara da değinen Markalar Nasıl Büyür 2, marka yönetimi hakkında sorduğunuz tüm sorulara yanıt bulacağınız bir yol haritası niteliğini taşıyor.
Bir markanın *zihinsel bulunurluğu*nun nasıl yaratılacağının ve *ayırıcı değerleri’’nin gücünün ne şekilde analiz edileceğinin mükemmel bir çerçevesini çizen bu kitap, pazarlama verimliliği konusunda doğru rotayı çizmek için eşi bulunmayacak bir kılavuz…
Doğrulanmış: İnternette Gerçeği Ayırt Etmenin Yolları
Gerçeğin peşinde misiniz, yoksa farkında olmadan yalanlara mı teslim oluyorsunuz? Bugün her zamankinden fazla bilgiye sahibiz… ama aynı zamanda hiç olmadığı kadar da aldatılmaya açığız. İnternet, bilgiye saniyeler içinde ulaşmamızı sağlıyor. Fakat aynı hızla yanlış bilgi de hayatımıza giriyor. Bir haber, bir görsel ya da bir istatistik… Gerçekle sahteyi ayırt etmek artık her zamankinden daha zor.
Mike Caulfield ve Sam Wineburg, yıllarını dijital okuryazarlık üzerine çalışmaya adamış iki uzman. Onlar, akademik teorilerle değil, günlük hayatta herkesin kolayca uygulayabileceği pratik doğrulama yöntemleriyle karşımızdalar.
Bu kitap sayesinde:
Karşınıza çıkan bilgilerin kaynağını güvenilir biçimde test etmeyi,
Şüpheli görsellerin ve haberlerin ardındaki gerçeği açığa çıkarmayı,
Yanlış bilginin yayılma tuzaklarına düşmeden interneti bilinçli kullanmayı öğreneceksiniz.
“Doğrulanmış”, yalnızca araştırmacılar ve öğrenciler için değil; sosyal medyada, haber sitelerinde ve gündelik yaşamda güvenilir bilgiye ulaşmak isteyen herkes için güçlü bir yol gösterici.
Unutmayın: Gerçeği bilmek, özgür kalmaktır.
Gelecekten Gelen Şiir
Gelecekten Gelen Şiir:
Küresel özgürleşme hareketi neden uygarlığımızın son fırsatı?
Yazarın Türkçe Basım İçin Yazdığı Önsözle
"İşgal mi? Aynen öyle, işgal. Şimdiki işgal ne dünya çapındaki faşist hareketler ve otoriter yönetimlerden ne de siyaset ve mekânın yeni duvarlar ve gözaltı merkezleriyle fiziken işgal edilmesinden ibaret. İstencin melankolisinde ve kötümserliğinde boğulan duygularımızın, arzularımızın ve hayal gücümüzün manen işgal edilmesi de söz konusu. Bugün yaşadığımız işgal, başka bir alternatif olmadığına, dolayısıyla bir geleceğin de olmadığına yönelik yaygın hisse –hatta gerçekliğe– dayanıyor."
Siyaset felsefesi alanında çalışan aktivist, yazar Srećko Horvat siyasi, ekonomik, ekolojik ve insani krizlerin kesişiminde kıyamet söylemleriyle sarmalandığımız günümüzde özgürleşmek için ulusal sınırları ve kimlikleri aşan, geçerliliğini yitirmiş uygulama ve söylemlerin ötesine geçen küresel bir örgütlenmeye ihtiyacımız olduğunu savunuyor.
Nazi işgalindeki Yugoslavya'nın partizan direniş hareketinden mülteci kamplarına, edebiyat ve sinemadaki distopik anlatılardan günümüz isyan hareketlerine uzanan bir anlatıyla içinde bulunduğumuz vahim durumu değerlendiriyor ve küresel düzeni kökten değiştirebilecek bir enternasyonalizmin manifestosunu sunuyor.
"Horvat çarpıcı vizyonuyla acil bir ihtiyacı ve erişilebilir bir hedefi işaret ediyor."
-Noam Chomsky
Küçük Prens
KÜÇÜK PRENS, PROF. DR. ALİ ATIF BİR’İN SUNUŞU VE YAZARIN RENKLENDİRİLMİŞ ORİJİNAL ÇİZİMLERİ İLE RAFLARDA!
Bir çocuğun sorduğu basit bir “Neden?” sorusu, en karmaşık yetişkin cevaplarından daha güçlüdür. “Bir şeyi gerçekten tanımak istiyorsan, ona zaman ayırmalısın,” der tilki. Bu, her öğreticinin, hatta ana-babanın kulağına küpe olması gereken bir cümledir. Çünkü değerler, ilgi, yani zaman ayırma ve sabırla inşa edilir.
—Prof. Dr. Ali Atıf Bir
Yetişkinler rakamlara bayılırlar. Onlara yeni bir arkadaştan bahsettiğinizde size esas gerekli şeyleri hiç sormazlar: “Ses tonu nasıldı? Sevdiği oyunlar neler? Kelebek koleksiyonu var mı?” Onların soruları genelde şunlar olur: “Kaç yaşında? Kaç tane erkek kardeşi var? Kaç kilo?” Sadece bu şekilde onu tanıyabileceklerine inanırlar. Eğer yetişkinlere, “Çatısında güvercinler ve pencerelerinde sardunyalar olan pembe tuğladan muhteşem bir ev gördüm…” derseniz bu evi hayal etmekte zorlanırlar. Oysa onlara şöyle demek lazım: “Yüz bin liralık bir ev gördüm.” O zaman sevinçle, “Ne kadar da güzel!” diye haykırırlar.
Uçağı arızalanınca çöle acil iniş yapmak zorunda kalan pilot, küçük bir çocukla karşılaşır. Adı Küçük Prens olan bu çocuk, üç yanardağı ve bir çiçeğiyle birlikte yaşadığı gezegeni hakkında ilginç hikâyeler anlatır. Küçük bir çocuğun gözünden yetişkinlerin dünyasına uzanan bu yolculuğa yazarın kendi çizimleri de eşlik eder.
Dünya edebiyatı tarihinin en önemli eserlerinden olan Küçük Prens, 300 farklı dile çevrilmiş ve birçok kez de filme çekilmiştir. Antoine de Saint-Exupéry’nin bu başyapıtının, bugüne kadar tüm dünyada 150 milyondan fazla satıldığı tahmin edilmektedir. Küçük Prens sadece çocuklara nasıl büyük olunacağını öğretmez, yetişkinlere de nasıl iyi bir yetişkin olunacağını öğretir. Bu efsane kitap, Prof. Dr. Ali Atıf Bir’in sunuşu ve yazarın renklendirilmiş orijinal çizimleriyle şimdi raflarda!
Tırtıl Nasıl Büyüdü
Amerikan traktör ve iş makinesi devi Caterpillar’ın pazara hükmetme hikâyesi, nefes kesen bir aksiyona davet ediyor. Liderliğe oynayan bir yatırımcı için ders alınacak bir hikâye ve başarılı bir analiz.
Ve tırtıl büyüdü. Bu büyüme, zamanı geldiğinde kozasını en kârlı biçimde yırtıp global bir kelebek olmak isteyen şirketlere örnek olacak cinstendi.
Başarılı başka firmalar varken neden Caterpillar’a odaklanıyoruz? Çünkü CAT, değişikliklerle başa çıkma konusunda model olmuş, engellere göğüs germiş ve geleceği düşünerek pozisyon almıştır.
Okuyucu bu hikâyenin nasıl bittiğini zaten biliyor. Sadece kaliteli performansından dolayı değil, ayrıca önemli sorunlara ve beklenmedik, kötü gelişmelere karşı başarılı olup bu performansa ulaştığı için Caterpillar’ı en iyi örnek olarak tanımlıyoruz.