“ULTRA SERİSİ 8.SINIF TÜRKÇE DENEME KİTABI (42 FÖY)” sepetinize eklendi. Sepeti görüntüle
İlginizi çekebilir…
KITLIK SONRASI ANARŞİZM
239.00₺
Birbiriyle ilişkili olan makaleler dizisini kapsayan bu kitapta Murray Bookchin “kıtlık sonrası” dönemin sunduğu imkanlarla kendi ekolojik ve anarşist vizyonunu tartar. Marksist politik ekonominin —maddi kıtlık çağından kaynaklanmış ve geleceğin kökten değişimlerini ön göremeyen— kısıtlarını aşan Bookchin, karmaşık sanayi toplumunun özyönetimi için gerekli olan araçların çoktan gelişmiş olduğunu ve devrimci çehremizi büyük oranda değiştirdiğini öne sürer. Yirminci yüzyılda gerçekleşen teknolojik ilerlemeler, üretimi büyük oranda genişletmiş olmakla birlikte, bunu şirketlerin kârı lehine ve insan ihtiyaçları, işçi denetimi ve ekolojik sürdürülebilirlik pahasına gerçekleştirmiştir. Sanayinin doğrudan kontrolü ve topluma yönelik ekolojik ve ütopyacı bir vizyonu bir arada ele alan işçi sınıfı, özgürlük mücadelesi için devletin, hiyerarşik toplumsal ilişkilerin ve (öncü) politik partilerin gerekli olduğuna dair miti bertaraf edebilir. Güncel toplumun gerçekliklerine dayanan Bookchin’in analizi, pragmatik tazeliğini hala korumaktadır. Muhtemelen Bookchin’in en etkili makalelerini (meşhur “Dinle, Marksist!” ve “Ekoloji ve Devrimci Düşünce” dahil) bir araya getiren bu üçüncü baskıya yazarın yeni bir önsözü de eşlik etmektedir.
“Anarşizmin dinamik bir şekilde ortaya çıkışıyla birlikte, güncele yönelik bir kavrayış için Bookchin’in Kıtlık Sonrası Anarşizm kitabından daha iyi bir klasik yoktur. Hatta, makalelerden oluşan bu derleme “yeni anarşizm” için bir mihenk taşıdır. Günümüz anti-kapitalist hareketlerindeki en mücbir meseleler —yakınlık grupları ve doğrudan eylem, ekoloji ve çeşitlilik içinde birlik, hiyerarşinin eleştirisi— kırk yıl öncesinin Kıtlık Sonrası Anarşizm kitabında bulunmaktadır. Bookchin’e referans vererek söylemek gerekirse, Kıtlık Sonrası Anarşizm özgürlüğün doğrudan demokratik biçimleri için ütopik talepleriyle —günümüzün küresel deneyimlerinde yüksek sesle yankılanmakta olan— “vaat hissi” sunmaya devam etmektedir.”
—Cindy Milstein (Anarşist Çalışmalar Enstitüsü kurul üyesi)
“Murray Bookchin daha önce bir kaç kitap yayınlamış olsa bile, Kıtlık Sonrası Anarşizm 1971 yılında kendi adıyla yayınladığı ilk kitabıdır. Kitapta yer alan göz kamaştırıcı metinler, büyük bir anarşist düşünürün, hatta Kropotkin’den beri en özgün düşünürün gelişini bildirmektedir.
— David Goodway (For Worker’s Power: The Selected Writings of Maurice Brinton ve Talking Anarchy —Colin Ward’la birlikte— kitaplarının editörü)
Düşlenemez Diyarların Yolcuları: Demans, Bakım Verenler ve İnsan Beyni Hikâyeleri
250.00₺
ZİHNİN SINIRLARINDA, SEVGİNİN VE SABRIN BİRLİKTE YÜRÜDÜĞÜ BİR YOLCULUK.
Klinik psikolog Dasha Kiper, Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan insanlara ve onlara bakım verenlere yıllarını adadı. Deneyimlerinden yola çıkarak Düşlenemez Diyarların Yolcuları’nda “kusursuz bakım veren” mitini sarsıyor ve demansın yalnızca hastayı değil, bakım vereni de dönüştüren bir hastalık olduğunu gösteriyor.
Eşinin bir yabancı olduğuna inanan bir adam, hayali arkadaşlıklar kuran bir kadın, annesinin geçmiş travmalarının ağırlığı altında ezilen bir oğul… Kiper yargısız ve derin empatiyle anlattığı bu vakalarda, demansın nasıl sessizce ilişkilerin kalbine sızabildiğini, bakım verenlerin de tıpkı hastalar gibi yolunu kaybedebildiğini gözler önüne seriyor.
Düşlenemez Diyarların Yolcuları, hem hastalığa hem insan doğasına dair algımızı derinden sarsan, şefkat dolu bir keşif: Kimi zaman kalp kırıcı, kimi zaman umut verici ama her sayfasında insan kalabilmenin anlamını sorgulatan ve demansın zihinsel labirentinde pusula olan bir kitap.
“Etkileyici, ikna edici ve unutulmaz… Hastalığın açığa çıkardığı insanlık hallerini büyüleyici bir dille anlatıyor.” –DAVID EAGLEMAN
“Bu kitap, demansla yaşayanlara ve onlara bakım verenlere bakışımızı sonsuza dek değiştiriyor.” –LORI GOTTLIEB
NEW YORK TIMES YILIN EN İYİLERİ EDİTÖR SEÇKİSİ
KENTSİZ KENTLEŞME
412.00₺
Bugün, insan ilişkilerinin ayrışmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Akıl bedenin, düşünce maddenin, birey topluluğun, kent kuşaklan kentlerin, kentler kırsal kesimin, insanlık ise 'vahşi ve yola getirilmesi güç' olarak görülen doğanın karşısında yer alıyor. Böylesi 'yoksun' bir noktaya evirilmemizde en büyük pay sahibi olan ulus-devlet ise artık totaliter bir karaktere bürünmüş durumda. Politika, kentsel ve katılımcı özünden kopartılıp 'devlet'e indirgenmiş, yurttaşlar vergi mükellefi birer 'seçmen'e dönüştürülerek etkisizleştirilmiştir. Toplumsal sorunlarda söz sahibi olan bir zamanların aktif yurttaşı, giderek eylemsizleşmiş, düşünsel becerileri azalmış, umursamazlığı artmış; bütün etkinliğini alışveriş, moda, dış görünüş ve kariyer gibi alanlarda göstermeye başlamıştır. Ne devletin ne de onun doğrudan uzantısı olan politik partilerin halkla 'doğrudan' bağı vardır artık. Demokrasi kavramının doğuşu ve gelişimine sahne olan kentler, ulus-devletin yarattığı 'kentleşme' denen süreçte homojen, mekanik ve kâr hırsının her şeyin önüne geçtiği bir pazar haline gelmiştir. Halk kültürü sentetikleşmiş; insan ilişkilerinde evlilik bir 'yatırım'a, çocuk yetiştirme 'iş'e, hayat bir 'bilanço'ya, idealler 'satın alınabilir şeyler'e, yerleşimler ise 'işletme'ye dönüşmüştür.
Doğal hayatı ve insani toplulukları yok ederek ulus-devleti güçlendiren kentleşme anlayışlarına karşı bir yerel yönetim programını tartışmaya açıyor. Yerel yönetim kurumlarını birbirleriyle uyum içinde çalışabilecek biçimde yeniden yapılandırmaktan; insan ilişkilerinde dayanışmayı içeren yaratıcılıktan; ulus-devletin yerine politik açıdan konfederasyon sistemine dayanan yerel yönetimlerden; insanlık ile doğa arasında katılımcı, hiyerarşik olmayan yeni bir ilişki kurmaktan; kentin yeni bir tür etik birlik, bireyin insani bir ölçek içinde güçlendirildiği, katılımcı ve ekolojik bir karar sistemi ile yurttaşlık kültürünün tek kaynağı olarak yeniden kurgulanmasmdan... söz ediyor.
Höt ile Zöt – İki Mağara Adamının Hikâyesi
200.00₺
İki mağara adamı HER ŞEYİ icat ediyor!
Peki her şeye sahip olmak onları mutlu edecek mi?
HÖT ile ZÖT iki mağara adamıdır. Zöt’ün mağarası daha büyüktür ve bu yüzden kendini Höt’ten üstün görür. Höt hiç altta kalır mı, hemen mağarasına suyu getirir. Ama Zöt durmaz ve ateşi bulur! Bunun üzerine Höt bir sandalye yapar. Ve bir ev. Ve bir araba. Bu arada Zöt bir şato, bir tren ve bir radyo yapmıştır! Böylece aralarındaki yarış giderek kızışır… ta ki biriktirdikleri tüm eşyalar önlerinde dev bir kule oluşturana kadar.
Peki ama bu kule çökerse, ne kalır geriye?!
Ödüllü ikili Alastair Chisholm ve David Roberts’tan, insan doğası, rekabet ve hayatta önemli olan şeyler üzerine zekice kurgulanmış, mizah dozu yüksek ve sıra dışı bir resimli kitap.
Scottish Book Trust En İyi Resimli Kitap Ödülü
Queen’s Knickers Ödülü
Kaynak Kod: Yolun Başı
300.00₺
Bu yüzyılda nefes alıp vermiş ve Bill Gates’in girişimcilik başarılarını duymamış az insan vardır: Harvard Üniversitesi’ndeki eğitimini bırakıp sektörün devi haline gelen, çalışma ve yaşam biçimimizi kökten değiştiren bir yazılım şirketi kuran yirmi yaşındaki genç adam; daha sonra iklim değişikliği, küresel sağlık ve eğitim gibi önemli konulara kendini adayan multimilyarder.
Ama Kaynak Kod, Microsoft’un altın çağı, Gates Vakfı veya teknolojinin geleceği ile ilgili değil. Bu kitap, kendi ağzından Bill Gates’in bugün olduğu kişiye nasıl dönüştüğünün hayli insani ve kişisel hikâyesi: Çocukluğu, ilk tutkuları, katı ilkeleri olan büyükannesi, hırslı anne babası, ilk dostlukları, çevresine uyum sağlama çabaları, yeni bir çağın şafağında kodlama ve bilgisayarlarla tanışması. Ergenlik yıllarında, gece yarısı bir bilgisayar merkezine yaptığı gizli kaçamaklardan üniversite yurdunda başlattığı, dünyayı değiştiren devrime uzanan yolculuğu.
Bilgelik ve samimiyetle yazılmış bu kitap, hem ilham verici hem de etkileyici bir hayat portresi.
“Bill Gates incelikle, sorgulayarak ve okuruna sarsılmaz bir güven duyarak şu sorunun peşine düşüyor: Neden özellikle o, Bill Gates oldu ve sadece çağımızın ilk büyük teknoloji devi değil, muhtemelen en iyisi haline geldi?” –BLOOMBERG
“Neşeli, kendine inceden bir alayla yaklaşan, her daim samimi bir anlatım.” –THE NEW YORK TIMES BOOK REVIEW
KATILIMCI DEMOKRASİ
325.00₺
1960’ların Yeni Sol’u tarafından popülerleştirilen kavramın mirasına ithafen yayımlanan Katılımcı Demokrasi, aradan geçen zaman perspektifinde demokrasinin demokratikleşmesi tartışmalarına müdahil olan görüşleri yeniden sorguluyor ve vatandaşların demokrasiye katılımı üzerine vurgusuyla hem tarihi hem de çağdaş anlamda konu üzerine yazılmış en iyi makaleleri bir araya getiriyor.
Kitabın editörleri Dimitrios Roussopoulos’la C. George Benello dışında George Woodcock, Murray Bookchin, Don Calhoun, Stewart Perry, Rosabeth Moss Kanter, James Gillespie, Gerry Hunnius, John McEwan, Arthur Chickering, Christian Bay, Martin Oppenheimer, Colin Ward, Sergio Baierle, Anne Latendresse, Bartha Rodin ve CLR James gibi yazarların makalelerini içeren bu çalışma, Porto Alegre ve Montreal modelleriyle birlikte yeni kentsel ekoloji ve doğrudan demokrasi tartışmalarını da ele alıyor.