Sepet toplamları
| Ara Toplam | 3,341.00₺ |
|---|---|
| The Kitap Kargo Maliyeti | 105.00₺ |
| Toplam | 3,446.00₺ (17.50₺ KDV dahil) |
İlginizi çekebilir…
İlişkilerde Onur Mücadelesi
Resmi ve özel ilişkilerde çözüm uzmanı olarak görev yapan Prof. Dr. Donna Hicks bize, onur kavramının günlük yaşamlarımızdaki fark etmediğimiz gücünü anlatıyor. Toplantı odalarından aile ve ikili ilişkilere, okuldan topluma kadar onur kavramını esas alan yeni bir iletişim modeliyle yaşam kalitemizi arttırmak, ilişkilerimizi düzenlemek mümkün. Onur mücadelesinin on kuralıyla hayatlarımıza çığır açıcı bir giriş yapan Hicks, yaşamımızı ve ilişkilerimizi yeniden diriltmenin reçetesiyle karşımızda.
“Bu etkileyici kitapta, insanlığın tümünün doğal olarak sahip olduğu ve kimsenin elinden alınamaz bir hak olan onur kavramını anlaşılır bir biçimde öne çıkarmış olmasından ötürü Donna Hicks’i tebrik ediyorum.”
Fahri Başpiskopos Desmond Tutu’nun Önsözünden
Terra Incognita
İnsanlık yüzyıllar boyunca üzerinde yaşadığı dünyayı anlamaya çalışırken, aslında onun hakkında ne kadar az şey bildiğini fark edebildi mi? Haritalarda “Terra Incognita” olarak işaretlenen keşfedilmemiş bölgeler, bilinmeyenin yarattığı korkuları nasıl şekillendirdi? Cehalet, insanların hayal gücünü nasıl besledi ve bilimsel keşiflere giden yolu nasıl açtı?
Alain Corbin Terra Incognita, On Sekizinci ve On Dokuzuncu Yüzyılda Cehaletin Tarihi’nde, cehaletin ve bilgi eksikliklerinin insanlık tarihinin gelişiminde üstlendiği rolü araştırıyor. Konu edindiği yüzyıllarda volkanlardan kutup bölgelerine, okyanusların derinliklerinden stratosfere kadar, dünyanın çeşitli gizemlerini anlatırken, bu bölgeler hakkındaki her yeni keşfin ne büyük hatalar, önyargılar ve hayranlık uyandıran hislerle harmanlandığını ortaya koyuyor. Bir yandan da toplumların bilgiye erişimindeki sınırların yol açtığı tutarsızlıkları ve bu süreçten doğan düşünsel dönüşümleri inceliyor. Yalın üslubuyla Corbin, okurunun hem bilinmeyene duyduğu merakı körüklüyor hem de dünyayı anlama tutkusunu canlandırıyor.
Neksus: Taş Devri’nden Yapay Zekâya Bilgi Ağlarının Kısa Tarihi
Hikâyeler bizi birleştirdi.
Kitaplar düşüncelerimizi ve mitolojilerimizi yaydı.
İnternet bize sonsuz bilgiyi vaat etti.
Algoritma sırlarımızı öğrendi.
Sonra da bizi birbirimize düşman etti.
Peki yapay zekâ neler yapacak?
Son yüz bin yılda biz Sapiensler muazzam bir güce ulaştık. Ancak tüm keşiflerimize, icatlarımıza ve fetihlerimize rağmen bugün kendimizi yine de bir varoluş krizinin içinde bulduk. Dünya ekolojik çöküşün eşiğinde. Siyasi gerginlikler her geçen gün tırmanıyor. Yanlış bilgiler her yerde, her alanda hızla çoğalıyor. Üstelik bizi ortadan kaldırabilecek yeni bir bilgi ağına, yapay zekâ çağına doğru son hızla ilerliyoruz. Başardığımız onca şeye rağmen, kendimize nasıl bu kadar zarar verebiliyoruz?
Neksus insanlık tarihine derinlemesine bir bakış atarak, bilgi akışının bizi bugünlere nasıl getirdiğini tartışıyor. Bizi Taş Devri’nden Kitabı Mukaddes’in kanonlaştırılmasına, matbaanın icadına, kitle iletişim araçlarının gelişimine ve son dönemlerde popülizmin yeniden doğuşuna tanıklık ettiren Harari, bilgiyle gerçek, bürokrasiyle mitoloji, bilgelikle otorite arasındaki karmaşık ilişkiyi sorgulamaya teşvik ediyor. Roma İmparatorluğu, Katolik Kilisesi ve Sovyetler Birliği gibi sistemlerin iyi ya da kötü, hedeflerine ulaşmak için bilgiyi nasıl kullandığını örneklerle inceliyor. Ve insandışı zekânın varlığımızı tehdit ettiği bu dönemde, her şey için çok geç olmadan neler yapabileceğimizi tartışıyor.
Bilgi ne gerçeğin hammaddesi ne de sadece bir silahtır. Neksus yelpazenin bu iki ucu arasındaki umut dolu orta yolu ararken bir yandan biz insanların ortak mirasını yeniden keşfediyor.
Bir Kadının Portresi
Isabel Archer, Avrupa’yı dolaşmak için Amerika’daki evinden ayrılmıştır. Son derece bağımsız olan Isabel macera bulmayı beklemektedir ama aşkı bulmayı kesinlikle beklememektedir. İtalya’da Gilbert Osmond’la tanışması her şeyi değiştirir.
Ama bu çekici adamda göründüğünden daha fazlası var mıdır? Ve Isabel’in bulduğu hayat gerçekten istediği hayat mıdır?
Ferrarisi Olmayanlar İçin Girişimcilik
Ferrari’si Olmayanlar İçin Girişimcilik, yatırım planlarınızla gerçek hayat arasında edinmeniz gereken mottoları sunuyor. Aziz Emre Günel 22 yılık kurumsal çalışmaları sonucunda edindiği deneyimleri yeni markalarla, start-up’larla, KOBİ’lerle, büyüme yolundaki girişimlerle ve girişimcilik hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyenlerle paylaşıyor. Mentor-mentee ilişkisinden, şirket yönetim ilkelerinden, kurum içi girişimcilikten ve girişimciliğin temel ilkelerinden bahsediyor, bu yolda emin adımlarla ilerlemek isteyenlere rehberlik ediyor.
Ferrari’si Olmayanlar İçin Girişimcilik, yatırım planlarınızla gerçek hayat arasında edinmeniz gereken mottoları sunuyor. Aziz Emre Günel 22 yılık kurumsal çalışmaları sonucunda edindiği deneyimleri yeni markalarla, start-up’larla, KOBİ’lerle, büyüme yolundaki girişimlerle ve girişimcilik hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyenlerle paylaşıyor. Mentor-mentee ilişkisinden, şirket yönetim ilkelerinden, kurum içi girişimcilikten ve girişimciliğin temel ilkelerinden bahsediyor, bu yolda emin adımlarla ilerlemek isteyenlere rehberlik ediyor.
Büyüme Korsanlığı Pazarlaması
Growth Hacking Tekniğiyle 4 Adımda Büyük Kitlelere Ulaşın
Facebook, Dropbox, Airbnb, İnstagram, Reddit ve Twitter gibi yeni nesil megabrand’lar geleneksel pazarlama yöntemleri için çılgın miktarda para harcamadı. Basın bültenleri, TV reklamları, reklam panoları yok. Bunun yerine dev pazarlama bütçelerine karşı daha fazla insana ulaşmak için yeni bir strateji geliştirdiler: Büyüme Korsanlığı Bestseller kitapların yazarı Ryan Holiday markasını büyütmek isteyenler için yeni kuralları 4 pratik adımda açıklıyor ve değerli örnekler, vaka analizleri sunuyor. İster bir start-up ister Fortune 500 devi olun, bir ürün veya hizmet için farkındalık oluşturmaktan sorumluysanız, küçük yol haritanız artık elinizde, cebinizde ve ofisinizde hazır.
“Bir şirketin büyümesinden sorumluysanız, bu kitabı okumamayı göze alamazsınız.”
On İki Yıllık Esaret
Solomon Northup, ihanete uğrayıp köle olarak satılana kadar New York’ta özgür bir adamdır. Karısından ve çocuklarından koparılan Solomon, özgürlüğüne kavuşup onlara dönmeyi hayal etmektedir. Ancak sevdikleriyle iletişim kurmanın ya da özgür bir adam olduğunu kanıtlamanın hiçbir yolu olmayan Solomon, zincirlerinden kurtulabilecek midir?
Yabanın Çağrısı
Zengin bir yargıcın köpeği olan Buck, kaçırılıp satılana ve dondurucu kuzeye götürülene kadar sakin bir hayat sürmektedir. Bir kızak köpeği olmaya zorlanan Buck, sert ve doğal dünyayı sevmeyi öğrenir. Zamanı geldiğinde, bir evcil hayvan olarak eski hayatına geri mi dönecek, yoksa vahşi doğanın çağrısına kucak mı açacak?
Nesnelerin Tükenen Hayatı
Ayak uzun süre yürürse, giydiği ayakkabıyı deforme eder, bir kalıp gibi şeklini kendine uydurur; bazen de ayakkabı ayağı vurur, su toplamasına, hatta nasır tutmasına neden olur. Wolfgang Schivelbusch insanla eşya arasındaki ilişkiyi hem böyle her gün deneyimleyebileceğimiz örnekler hem de felsefenin derinlikli kuramları yardımıyla, tüm yönleriyle ele alıyor. Yaratma, üretim, kullanım, tüketim ve yok etme döngüsü üzerinden, insanın nesnelerle kurduğu bağı inceliyor.
Schivelbusch, Nesnelerin Tükenen Hayatı’nda insanla eşya arasındaki bu karşılıklı ilişkiyi düşün ve bilim tarihi boyunca izleyerek uygarlığımızın ve modern ekonomilerin kökenine dair çarpıcı görüler sunuyor. Kapsamlı tarihsel analizleriyle okurunu, gündelik hayatımızın eşyalarına yeni bir gözle bakmaya davet ediyor.
“Schivelbusch, derinlikli ve bir o kadar da parlak bir üslupla yazıyor; birbiriyle ilgisiz gibi görülen alanları düşünce yapısının çatısı altında öyle zarif bir şekilde bir araya getiriyor ki bu büyük çabasını hissetmiyorsunuz bile... Yaşadığımız toplumu anlamak isteyenler için adeta bir rehber niteliğinde.”
Hannes Hintermeier, Frankfurter Allgemeine Zeitung