İlginizi çekebilir…
Stresi Azalt: Sınav ve Performans Stresi Çeken Gençler İçin
Hayat bazen fazla hızlı, fazla gürültülü… Peki ya sen? Sınavlar, arkadaşlıklar, sosyal medya, flörtler, aile baskısı… Genç olmak kolay değil. Kaygılı, tükenmiş, gergin mi hissediyorsun? Yalnız değilsin. Ve evet, çözüm mümkün! Stresi Azalt, gençler için yazılmış bir stresle başa çıkma rehberi. Ünlü psikolog Dr. Michael A. Tompkins, seni strese sokan olayları tanımayı, bedenini ve zihnini sakinleştirebilmeyi ve zorluklarla sağlıklı yollarla baş etmeyi adım adım
öğretiyor.
• Gerçek hikâyeleri okuyarak yalnız olmadığını göreceksin
• İçsel ve dışsal başa çıkma becerilerini keşfedeceksin
• Zaman yönetimi, nefes egzersizleri, düşünce yönetimi gibi pratik teknikleri uygulayacaksın
• Sosyal medya, sınavlar, flört, aile sorunları… Hepsine özel çözümler geliştireceksin.
Bu kitap sana sadece “daha az stres” değil, daha güçlü bir benlik, daha sağlam ilişkiler ve daha huzurlu bir yaşam sunuyor.
Hadi, derin bir nefes al. Şimdi başlıyoruz.
Birbirinin İyiliğini İstemek ve Birbirine Kötülük Etmek
“Ne kadar çok seversek, o kadar çok incitiriz.”
Maxime Rovere Birbirinin İyiliğini İstemek ve Birbirine Kötülük Etmek: Tartışmanın Felsefesi’nde insan ilişkilerini sarsan çatışmaların doğasını didik didik ediyor; tartışmanın tuzaklarını bertaraf ederken bir yandan da karşı koyulmaz çekiciliğine kucak açıyor. İlişkilerin sahnesine felsefeyi yerleştiren bu kitap, keskin bir farkındalık sunuyor: “Hiçbir acı kaçınılmaz değildir, hiçbir acı boşa çekilmez.”
Belki de bizi inciten bizzat sözler değil, açtıkları gedikler, bizi en yakınımızdakileri ve kendi iç dünyamızı keşfetmeye zorlayan derin yarıklardır. Ama asıl mesele, bu boşlukları nasıl dolduracağımızı öğrenmekte yatıyor. Rovere’in bu eseri tutkularımız, hatalarımız ve ideallerimiz üzerine sarsıcı bir değerlendirme.
Bırakın Çalışanlarım Sörf Yapsın
Değerlerini daima kazanacağı paranın önünde tutan, kârının belli kısmını düzenli olarak çevre çalışmalarına aktaran ve başka şirketleri de buna teşvik eden, çalışılacak en iyi şirketler listelerinde kendine her zaman yer bulan, ürünlerini mümkün olan en uzun süre dayanacak şekilde üretmek için çaba gösteren, müşterilerine zamanla yıpranan ürünleri nasıl onaracaklarını öğreten, alışveriş çılgınlığı günlerinde satın alınacak her bir ürünün doğaya zararını hatırlatmayı görev edinen sıra dışı bir marka: Patagonia.
Görüş Zorbalığı ve Linç Kültürü
İdeoloji, propaganda ve kabilecilik çağındayız. Politik uyumluluk ve John Stuart Mill’in “hâkim kanaat ve duygunun zorbalığı” dediği sosyal kontrol her geçen gün daha fazla dayatılmakta. Liberal veya sol görüşlü insanlar genellikle birbirlerinden, muhafazakâr veya sağcı rakiplerinin birbirlerinden korktuğundan daha çok korkuyorlar. Sosyal medya ve linç kültürü uyumsuzları adlandırmayı, utandırmayı, dışlamayı, dahası taciz etmeyi kolaylaştırarak kariyerleri ve yaşamları mahvediyor.
Peki bununla mücadele edebilir miyiz?
Birey olarak kendimize dair algımızı ve özgürlüğümüzü yeniden kazanabilir miyiz?
Terra Incognita
İnsanlık yüzyıllar boyunca üzerinde yaşadığı dünyayı anlamaya çalışırken, aslında onun hakkında ne kadar az şey bildiğini fark edebildi mi? Haritalarda “Terra Incognita” olarak işaretlenen keşfedilmemiş bölgeler, bilinmeyenin yarattığı korkuları nasıl şekillendirdi? Cehalet, insanların hayal gücünü nasıl besledi ve bilimsel keşiflere giden yolu nasıl açtı?
Alain Corbin Terra Incognita, On Sekizinci ve On Dokuzuncu Yüzyılda Cehaletin Tarihi’nde, cehaletin ve bilgi eksikliklerinin insanlık tarihinin gelişiminde üstlendiği rolü araştırıyor. Konu edindiği yüzyıllarda volkanlardan kutup bölgelerine, okyanusların derinliklerinden stratosfere kadar, dünyanın çeşitli gizemlerini anlatırken, bu bölgeler hakkındaki her yeni keşfin ne büyük hatalar, önyargılar ve hayranlık uyandıran hislerle harmanlandığını ortaya koyuyor. Bir yandan da toplumların bilgiye erişimindeki sınırların yol açtığı tutarsızlıkları ve bu süreçten doğan düşünsel dönüşümleri inceliyor. Yalın üslubuyla Corbin, okurunun hem bilinmeyene duyduğu merakı körüklüyor hem de dünyayı anlama tutkusunu canlandırıyor.
Veri ve Yapay Zekâyla Dijital Dönüşüm
Netflix, Spotify ve Amazon gibi dijital işletmeler, tüm iş süreçlerinin merkezinde veri bilimi ve makine öğrenmesine yer verirler. Ancak pek çok işletme, büyük veri analizi ve yapay zekâyı iş süreçlerine dahil etmekte zorluk yaşıyor. Bu kitap, tüm işletmelerde dijital dönüşümü yönetmeyi mümkün kılmak için hazırlanmış bir başucu kitabıdır.
Veri ve inovasyon odaklı bir kültürün oluşturulmasına ek olarak, doğru yeterli değişim yönetimi faaliyetleriyle ortaya çıkan veri ürünlerinin uygulamada kullanılması gibi önemli konuların ele alındığı bu kitap, yapay zekâ ve dijitalleşme çağında geri kalmamak için gereken organizasyonel dönüşümün detaylarını sunmaktadır.
Bu pratik kılavuzla yapay zekâ çağının gerisinde kalmaktan kurtulacak, veri bilimi ve yapay zekâyı işletmenizin kârlı bir parçası haline getireceksiniz.
Tavşancık Maymun’a Karşı ve Felaket Ligi
Tavşancık Maymuna Karşı – 3. Kitap Raflarda! Dünya çocuklarının favorisi Türkiye’de! İngiltere’de 1 milyondan fazla sattı, Amazon ve Waterstones listelerinde zirveye çıktı, Avustralya ve İrlanda’da çok satanlar oldu, Amerika’da yükselişe geçti… Şimdi Türkçede, serinin 3. Kitabı ile çocukları kahkahalara boğmaya geliyor! British Book Awards ve LOLies (Laugh Out Loud) Ödülleri’nden dönen bu eğlenceli çizgi roman,çocukların oylarıyla “En Komik Kitap” seçildi. Üstelik Jamie Smart, “Yılın En Komik İllüstratörü” unvanını aldı!
Bu kitapta neler mi var? Yaramaz Maymun’un kendini “Ormanın Kralı” ilan etmesi, Tavşancık, Minnak, Pinki, Kokuri ve Tilki Tofi’nin absürt maceraları, dondurma canavarları, robotlar, ışın tabancaları, çılgın icatlar ve bitmeyen kahkaha! Bu seri okumayı eğlenceli hale getiriyor, hayal gücünü coşturuyor, mizah anlayışını geliştiriyor, arkadaşlık ve dayanışma
değerlerini kahkaha dolu bir şekilde anlatıyor. Hadi, Tavşancık’ın çılgın dünyasına atlayın! Tavşancık ve Maymun serisi, sadece çocukları değil aileleri de kahkahalara boğuyor. Çocuklar, çocukluğu bırakmayanlar ve çocuklarla birlikte eğlenmek isteyenler bu seriyi kaçırmıyor.
Ayırıcı Marka Varlıkları İnşa Etmek
Bir markanız varsa bu kitabın size söyleyecekleri var!
Pazarlama dünyasında her şey çok hızlı değişiyor. Ancak markanızın kimliğini gelecekteki değişimlere dirençli kılmak istiyorsanız bu kitapta göz atabileceğiniz çok sayıda ipucu var. Bu kitap, markanızın ayırıcı varlıklarını inşa etmede ve devamlılığını sağlamada uzun dönemli bir strateji oluşturmanıza yardımcı olarak size bir yol haritası sunacak.
Markanızı iyileştirin!
Hangi stratejileri benimseyerek eyleme geçmenin sizi bir adım daha öne çıkaracağını keşfedin. Elbette hangi stratejilerin işe yaramayacağını da! Markanız için fırsatları yakalamaya çalışırken sizi mayın tarlalarına çıkaran yollardan nasıl kurtulabileceğinizi fark edin.
Nesnelerin Tükenen Hayatı
Ayak uzun süre yürürse, giydiği ayakkabıyı deforme eder, bir kalıp gibi şeklini kendine uydurur; bazen de ayakkabı ayağı vurur, su toplamasına, hatta nasır tutmasına neden olur. Wolfgang Schivelbusch insanla eşya arasındaki ilişkiyi hem böyle her gün deneyimleyebileceğimiz örnekler hem de felsefenin derinlikli kuramları yardımıyla, tüm yönleriyle ele alıyor. Yaratma, üretim, kullanım, tüketim ve yok etme döngüsü üzerinden, insanın nesnelerle kurduğu bağı inceliyor.
Schivelbusch, Nesnelerin Tükenen Hayatı’nda insanla eşya arasındaki bu karşılıklı ilişkiyi düşün ve bilim tarihi boyunca izleyerek uygarlığımızın ve modern ekonomilerin kökenine dair çarpıcı görüler sunuyor. Kapsamlı tarihsel analizleriyle okurunu, gündelik hayatımızın eşyalarına yeni bir gözle bakmaya davet ediyor.
“Schivelbusch, derinlikli ve bir o kadar da parlak bir üslupla yazıyor; birbiriyle ilgisiz gibi görülen alanları düşünce yapısının çatısı altında öyle zarif bir şekilde bir araya getiriyor ki bu büyük çabasını hissetmiyorsunuz bile... Yaşadığımız toplumu anlamak isteyenler için adeta bir rehber niteliğinde.”
Hannes Hintermeier, Frankfurter Allgemeine Zeitung
Orta Yaş Krizi: Felsefi Bir Rehber
Asla yaşamayacağınız hayatlarla, kaçan fırsatlarla ve geride kalmış gençlik nostaljisiyle kendinizi nasıl uzlaştırabilirsiniz? Geçmişin başarısızlıklarını, şimdi’yi tüketen işlerdeki anlamsızlık duygusunu ve geleceği karartan ölüm ihtimalini nasıl kabul edebilirsiniz? Fark yaratan bu kendi kendine yardım kitabında Kieran Setiya, yetişkinliğin ve orta yaşın kaçınılmaz zorluklarıyla yüzleşiyor ve felsefenin gelişiminize nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Oyunun Kuralı: Bilimi İnkâr Etmenin, Palavrayı Pazarlamanın ve İş Dünyasında Vurgun Yapmanın Yolları
Bilim, doğruyu söyler. Şirketler, kendi doğrusunu yaratır.
Bir şirketin elinde bu kitap varsa, bir şeyler gizleniyor olabilir.
Bilimsel bilginin kârı tehdit ettiği noktada, “oyunun kuralı” değişir.
Çevre krizleri, kanser yapan maddeler, sigaranın öldürücülüğü, iklim değişikliği...
Tüm bu bilimsel gerçeklere karşı şirketlerin elinde sadece bir silah vardır: inkâr.
Ama bu öyle bildiğiniz türden bir inkâr değil. Bu, stratejik, sistematik ve soğukkanlı bir inkâr.
Oyunun Kuralı, bilimsel bilgiye karşı kurulan güçlü şirket ağlarının nasıl işlediğini, hangi araçları kullandıklarını ve kamuoyunu nasıl manipüle ettiklerini çarpıcı örneklerle anlatıyor. Sigara lobilerinden petrol devlerine, ilaç kartellerinden gıda tekellerine kadar birçok sektörü mercek altına alıyor.
Gerçekleri susturmak için atılan her adımı, gizlenen her belgeyi, bastırılan her bilim insanını anlatıyor. En ürkütücü olanı ise şu ki, tüm bunlar tamamen yasal yollarla yapılıyor. Bu kitap, yalnızca bilimle ilgilenenler için değil, yaşadığı dünyanın nasıl yönetildiğini merak eden herkes için.
Çünkü bazen gerçekleri öğrenmek için “oyunun kurallarını” bilmek gerekir. Ve bu oyunda kazanan her zaman dürüst olan değildir.
“Jacquet, çok kapsamlı ve sistematik kurumsal stratejileri ifşa etmek için müthiş etkili bir
yöntem bulmuş – bilim karşısında dizleri titreyen yöneticilere yazılmış, Machiavellivari gizli bir rehber.”
The Guardian
“Zehir gibi bir hiciv! Kurumsal kötülüğe acımasız bir darbe... Cüzdanları kabarık orduların ve kalabalık şirketlerin er ya da geç hesap vereceğine dair keskin bir uyarı.”
Kirkus Reviews
Müşteriyi Yakalamak
Covid-19 nedeniyle en çok darbe alan sektörlerden biri olan perakende satış noktaları, ne yapacağını bilemediği için bir süre sendeledi. Sadece sendelemekle kalmadı, müşterilerinin de davranışını öngöremedi. Peki müşteri davranışları bu süreçte gerçekten değişti mi?
Müşteriyi Yakalamak yalnızca perakende sektöründeki mağazalar için değil, kafe, restoran, muayenehane, hastane, fuar, kütüphane, park, tiyatro, etkinlik alanları gibi marka, ürün ve müşterinin olduğu bütün satış ya da hizmet noktalarında, müşterilerin ziyaret etmeleri, satın almaları ya da deneyim yaşamaları için etkin bir satış/hizmet noktasının nasıl olması gerektiğini, hangi değişkenlerin stratejileri nasıl etkilediğini detaylı ve yeni normale uygun bir şekilde anlatıyor.
Akademik kariyerini perakendede tüketici davranışları üzerine tamamlayan, 2012-2018 yılları arasında perakende gurusu olarak tanınan Paco Underhill ile işbirliği yaparak Envirosell Türkiye ofisini açan ve 2018 sonrasında kendi modeliyle perakendecilere stratejiler üreten Dr. Melik Karabıyıkoğlu, perakendecilerin doğru stratejileri nasıl geliştireceği ve tüketicilerin de bir satış noktasına neden geldiklerini anlamaları için onlara okunaklı bir rehber sunuyor.