“Alfred Hitchcock Sunar: Annemin Bana Asla Anlatmadığı Hikâyeler – Gerilim Ustasının En Sevdiği Öyküler” sepetinize eklendi. Sepeti görüntüle
Sepet toplamları
| Ara Toplam | 965.00₺ |
|---|---|
| Kahve Ambarı Kargo Maliyeti | 115.00₺ |
| Toplam | 1,080.00₺ (21.65₺ KDV dahil) |
İlginizi çekebilir…
Temkinli Yolcunun Çorak Topraklara Seyahat Rehberi
280.00₺
Çorak Topraklar’a seyahat eden her yolcunun ödemesi gereken bir bedel olduğu söylenir.
Bilet tutarının ötesinde bir bedel.
Gizemli yaratıkları, zehirli havası ve canlıymış izlenimi veren sularıyla kimsenin ayak basmaya cesaret edemediği Çorak Topraklar’ı aşmanın tek yolu var: Trans-Sibirya Ekspresi. Lüksün ve tehlikenin demire büründüğü bu trenin yolcusu hiç bitmez, binbir riske rağmen Pekin ve Moskova arasında yıllardır mekik dokurlar. Fakat trenin son seferinde bir şeyler fena halde ters gitti; kimse bundan bahsetmiyor, dahası ne olduğunu hatırlamıyor. Trende doğup büyümüş Weiwei bile ne yaşadıklarını bilmiyor.
Şimdi tren tekrar yola çıkmak üzere. Ne var ki hiçbir şey eskisi gibi değil: Şef kompartımanından çıkmıyor, Profesör bunun son yolculuğu olduğunu söylüyor, dul Marya bir şeyler saklıyor, sözde tren güvenliğinden sorumlu Kargalar kesinlikle bir iş çeviriyor. Bir de kaçak yolcu var, büyüleyici Elena. Peki dışarıdaki tehlike var gücüyle treni raydan çıkarmaya uğraşırken, içeridekiler birbirlerine güvenebilecek mi?
2025 Locus Ödülü finalisti Temkinli Yolcunun Çorak Topraklara Seyahat Rehberi unutamayacağınız bir yolculuk…
“Doğu Ekspresinde Cinayet, Taht Oyunları ve Yitirilen Cennet’in bir araya geldiğini hayal edin… Brooks gerçekten yetenekli.” –Sunday Times
KATILIMCI DEMOKRASİ
325.00₺
1960’ların Yeni Sol’u tarafından popülerleştirilen kavramın mirasına ithafen yayımlanan Katılımcı Demokrasi, aradan geçen zaman perspektifinde demokrasinin demokratikleşmesi tartışmalarına müdahil olan görüşleri yeniden sorguluyor ve vatandaşların demokrasiye katılımı üzerine vurgusuyla hem tarihi hem de çağdaş anlamda konu üzerine yazılmış en iyi makaleleri bir araya getiriyor.
Kitabın editörleri Dimitrios Roussopoulos’la C. George Benello dışında George Woodcock, Murray Bookchin, Don Calhoun, Stewart Perry, Rosabeth Moss Kanter, James Gillespie, Gerry Hunnius, John McEwan, Arthur Chickering, Christian Bay, Martin Oppenheimer, Colin Ward, Sergio Baierle, Anne Latendresse, Bartha Rodin ve CLR James gibi yazarların makalelerini içeren bu çalışma, Porto Alegre ve Montreal modelleriyle birlikte yeni kentsel ekoloji ve doğrudan demokrasi tartışmalarını da ele alıyor.
KENTSİZ KENTLEŞME
412.00₺
Bugün, insan ilişkilerinin ayrışmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Akıl bedenin, düşünce maddenin, birey topluluğun, kent kuşaklan kentlerin, kentler kırsal kesimin, insanlık ise 'vahşi ve yola getirilmesi güç' olarak görülen doğanın karşısında yer alıyor. Böylesi 'yoksun' bir noktaya evirilmemizde en büyük pay sahibi olan ulus-devlet ise artık totaliter bir karaktere bürünmüş durumda. Politika, kentsel ve katılımcı özünden kopartılıp 'devlet'e indirgenmiş, yurttaşlar vergi mükellefi birer 'seçmen'e dönüştürülerek etkisizleştirilmiştir. Toplumsal sorunlarda söz sahibi olan bir zamanların aktif yurttaşı, giderek eylemsizleşmiş, düşünsel becerileri azalmış, umursamazlığı artmış; bütün etkinliğini alışveriş, moda, dış görünüş ve kariyer gibi alanlarda göstermeye başlamıştır. Ne devletin ne de onun doğrudan uzantısı olan politik partilerin halkla 'doğrudan' bağı vardır artık. Demokrasi kavramının doğuşu ve gelişimine sahne olan kentler, ulus-devletin yarattığı 'kentleşme' denen süreçte homojen, mekanik ve kâr hırsının her şeyin önüne geçtiği bir pazar haline gelmiştir. Halk kültürü sentetikleşmiş; insan ilişkilerinde evlilik bir 'yatırım'a, çocuk yetiştirme 'iş'e, hayat bir 'bilanço'ya, idealler 'satın alınabilir şeyler'e, yerleşimler ise 'işletme'ye dönüşmüştür.
Doğal hayatı ve insani toplulukları yok ederek ulus-devleti güçlendiren kentleşme anlayışlarına karşı bir yerel yönetim programını tartışmaya açıyor. Yerel yönetim kurumlarını birbirleriyle uyum içinde çalışabilecek biçimde yeniden yapılandırmaktan; insan ilişkilerinde dayanışmayı içeren yaratıcılıktan; ulus-devletin yerine politik açıdan konfederasyon sistemine dayanan yerel yönetimlerden; insanlık ile doğa arasında katılımcı, hiyerarşik olmayan yeni bir ilişki kurmaktan; kentin yeni bir tür etik birlik, bireyin insani bir ölçek içinde güçlendirildiği, katılımcı ve ekolojik bir karar sistemi ile yurttaşlık kültürünün tek kaynağı olarak yeniden kurgulanmasmdan... söz ediyor.
İNSANLIĞI YENİDEN BÜYÜLEMEK
325.00₺
İnsanlar bu gezegenin ‘kanseri’ midir? Yeryüzünün ve tüm canlı türlerinin varlığını tehdit eden, evrimdeki korkunç bir anomali durumunu mu oluştururlar?
Bu sorular, insan ruhuna – akıl ve yenilik yaratma yetilerine – modern çağda neredeyse eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir hakaret anlamına gelir. Bunlara yönelik anti-hümanist tepki ise on sekizinci yüzyıl aydınlanmasının geliştirdiği ve on dokuzuncu yüzyıldaki çeşitli sosyalizmlerin beslediği akıl, laiklik, bilim ve insanın evrenselliğine yönelik vurgunun yerini alan narsisist bir mistisizm, mizantropi ve toplumsal dingincilik ortaya koyar.
Ömrü boyunca radikal ve öncü bir çevreci olan Murray Bookchin, bu sorulara ses getiren bir cevap vermişti, ‘Hayır!’ Anti-hümanizmin çeşitli biçimlerine yönelik çoğu zaman nükteli ve amansız eleştiriler içeren araştırmasında Bookchin, bizi kuşatan sorunların toplumsal irrasyonalizmden kaynaklandığını ve bu sorunların mistisizm ve dinginciliğe geri çekilmekle değil, yalnızca akıl ve hayal gücü ile çözülebileceğini ileri sürmektedir. Bookchin meselenin bizlerin fazlasıyla insan, akılcı ve medeni olmamızla değil, bilakis yeterince insan, akılcı ve medeni olmayışımızla ilgili olduğu hususunda uyarmaktadır. Derin ekolojistlerin, sosyobiyologların, Malthusçuların, ‘Gaiacıların’ ve çoğu postmodernistin biyolojist ve indirgemeci düşüncelerine kışkırtıcı bir biçimde meydan okuyan bu heyecanlı kitapta Bookchin, aydınlanmacı hümanizm adını verdiği şeyi önermektedir – zamanımıza sinen ve bizi zayıflatan cesaret eksikliğine karşı düşünce, umut ve yenilenmeye yönelik bir mesaj.
Tuhaf Resimler
250.00₺
Hiç bir kitabı okurken huzursuzlandığınız oldu mu?
(ve yine de elinizden bırakamadığınız...)
Doğum yapmasına günler kalmış bir kadının titrek eskizleri. Ölmek üzere olan bir adamın karaladığı dağ silsilesi. Okul defterinde evini gri bir lekeyle kapatan bir çocuğun resmi. Geçmişte işlenmiş suçlarla bağlantılı dokuz tuhaf resim, sayfalar ilerledikçe delillere, okur ise her ayrıntıyı bir araya getiren dedektife dönüşüyor.
Tuhaf Resimler çizimlerin, krokilerin ve diyagramların arasına gizlenmiş ipuçlarıyla örülü, birbirine ustalıkla bağlanan öykülerden oluşan rahatsız edici bir yapboz, tüyler ürpertici ve adım adım tırmanan bir gizem.
Uketsu’nun nefes kesici anlatımıyla gerilim ve çağdaş polisiye kurallarını yerle bir ettiği ilk romanı Tuhaf Resimler, en az yazarının gerçek kimliği kadar gizemli.
“Uketsu’nun tuhaf bilmeceleri hem ürpertiyor hem de bağımlılık yapıyor. Elimden bırakamadım.” R. F. Kuangü
“Öyle sürükleyici ki bir günde okudum. Öyle tedirgin edici ki bütün gece düşündüm.” Janice Hallett
3 MİLYONDAN FAZLA OKUR, 30’DAN FAZLA DİL
Her çizim ürpertici bir uyarı.
Her biri burnunuzun dibindeki korkunç bir sırrı ortaya çıkarıyor.
Uketsu’nun tekinsiz gizemleri milyonlarca okuru büyüledi.
Peki ya siz, bu tuhaf resimlerdeki ipuçlarını bulup hepsini birbirine bağlayan karanlık gerçeği ortaya çıkarabilecek misiniz?
“Ustaca örülmüş, hayranlık uyandıracak kadar karmaşık bir hikâye... Uketsu, okuru son âna dek tahmin yürütmeye zorluyor.” New York Times Book Review
Düşlenemez Diyarların Yolcuları: Demans, Bakım Verenler ve İnsan Beyni Hikâyeleri
250.00₺
ZİHNİN SINIRLARINDA, SEVGİNİN VE SABRIN BİRLİKTE YÜRÜDÜĞÜ BİR YOLCULUK.
Klinik psikolog Dasha Kiper, Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan insanlara ve onlara bakım verenlere yıllarını adadı. Deneyimlerinden yola çıkarak Düşlenemez Diyarların Yolcuları’nda “kusursuz bakım veren” mitini sarsıyor ve demansın yalnızca hastayı değil, bakım vereni de dönüştüren bir hastalık olduğunu gösteriyor.
Eşinin bir yabancı olduğuna inanan bir adam, hayali arkadaşlıklar kuran bir kadın, annesinin geçmiş travmalarının ağırlığı altında ezilen bir oğul… Kiper yargısız ve derin empatiyle anlattığı bu vakalarda, demansın nasıl sessizce ilişkilerin kalbine sızabildiğini, bakım verenlerin de tıpkı hastalar gibi yolunu kaybedebildiğini gözler önüne seriyor.
Düşlenemez Diyarların Yolcuları, hem hastalığa hem insan doğasına dair algımızı derinden sarsan, şefkat dolu bir keşif: Kimi zaman kalp kırıcı, kimi zaman umut verici ama her sayfasında insan kalabilmenin anlamını sorgulatan ve demansın zihinsel labirentinde pusula olan bir kitap.
“Etkileyici, ikna edici ve unutulmaz… Hastalığın açığa çıkardığı insanlık hallerini büyüleyici bir dille anlatıyor.” –DAVID EAGLEMAN
“Bu kitap, demansla yaşayanlara ve onlara bakım verenlere bakışımızı sonsuza dek değiştiriyor.” –LORI GOTTLIEB
NEW YORK TIMES YILIN EN İYİLERİ EDİTÖR SEÇKİSİ
Höt ile Zöt – İki Mağara Adamının Hikâyesi
200.00₺
İki mağara adamı HER ŞEYİ icat ediyor!
Peki her şeye sahip olmak onları mutlu edecek mi?
HÖT ile ZÖT iki mağara adamıdır. Zöt’ün mağarası daha büyüktür ve bu yüzden kendini Höt’ten üstün görür. Höt hiç altta kalır mı, hemen mağarasına suyu getirir. Ama Zöt durmaz ve ateşi bulur! Bunun üzerine Höt bir sandalye yapar. Ve bir ev. Ve bir araba. Bu arada Zöt bir şato, bir tren ve bir radyo yapmıştır! Böylece aralarındaki yarış giderek kızışır… ta ki biriktirdikleri tüm eşyalar önlerinde dev bir kule oluşturana kadar.
Peki ama bu kule çökerse, ne kalır geriye?!
Ödüllü ikili Alastair Chisholm ve David Roberts’tan, insan doğası, rekabet ve hayatta önemli olan şeyler üzerine zekice kurgulanmış, mizah dozu yüksek ve sıra dışı bir resimli kitap.
Scottish Book Trust En İyi Resimli Kitap Ödülü
Queen’s Knickers Ödülü
Sen Canavar mısın Acaba?
200.00₺
DİKKAT!
Bu kitapta canavar var.
Çok kızgın, fena hâlde korkunç ve
yedi bela bir canavar…
Yani en azından o öyle söylüyor!
Ve kendisi gibi canavar bir arkadaş arıyor.
Şeyyy, sen… evet evet sen,
bu satırları okuyan arkadaş…
SEN canavar mısın acaba?
Ödüllü yazar çizer Guilherme Karsten’in on iki dile çevrilen, 2024 BookTrust Storytime Ödülü sahibi eseri SEN CANAVAR MISIN ACABA? çocukları “canavarlık yeteneklerini” konuşturmaya davet ederken kıkır kıkır güldüren müthiş eğlenceli bir interaktif kitap.
Son Set 2 – Takımı Kurtarmamız Gerek!
230.00₺
Takım olmak kadar eğlenceli, maç sayısı kadar heyecanlı.
Son Set soluksuz devam ediyor…
Caterina, voleybolcu olduğu için mutluydu. Her geçen gün yeni bir şey öğreniyor, takım arkadaşlarıyla daha sıkı fıkı oluyordu. Ancak takımı Dream Volley tehlikedeydi: Bir sponsora ihtiyaçları vardı, yoksa görmeye bile tahammül edemedikleri Gioia’nın takımı Campo Marte ile birleşmek zorunda kalacaklardı! Kızlar takımı kurtarmak için kararlıydı ve bu kez mücadele sadece sahada olmayacaktı.
BONUS
Şampiyon Myriam Sylla’dan voleybolcu olmak ve takım ruhu üstüne tavsiyeler!
Ödüllü yazar Annalisa Strada’nın, Olimpiyat şampiyonu voleybolcu Myriam Sylla’nın desteğiyle yazdığı çok sevilen Son Set serisi ikinci kitabıyla devam ediyor.