Kırılgan Şeylerin Bilimi

245.00
Soru: MUCİZE NASIL YETİŞTİRİLİR? İşin aslı, Bay Neely sınıftakilerden önemli bir soru bulup bilimsel yöntem kullanarak cevaplamalarını istediğinde, kastettiği bu türden bir soru değildi. Ama Natalie’nin bitki bilimci annesi depresyonda ve Natalie için cevaplanması gereken SORU tam da bu. Fen öğretmeni yumurta atma yarışmasına katılmasını önerince Natalie, bunun tüm sorunları için mükemmel bir çözüm olacağını düşünür. Böylece en iyi arkadaşı Twig ve yeni çocuk Dari ile takım olabilecek ve ödülü kazanırlarsa, annesini mucizevi Kobalt Mavisi Orkidelerini görmeye götürebilecektir. Tüm imkânsızlıklara rağmen hayatta kalabilen bu büyülü çiçeklerin, annesine yeniden yaşama sevinci aşılayacağına emindir Natalie. Neticede, anne babalar kırılganlaştığında onları kurtarmak çocukların görevidir, öyle değil mi? Newberry Ödüllü Tae Keller’dan umudun, sevginin ve mucizelerin bilimi üstüne büyüleyici bir roman. “Yılın Çocuk-Gençlik Kitabı” seçkilerinde Kirkus• NPR • Chicago Halk Kütüphanesi
Bilgiler ve Uyarılar:
  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.

Adanmışlık

245.00
“Adanmışlık tek oturuşta bitirilecek kadar keyifli, kendini tekrar okutacak kadar tesirli. Kısa süreliğine de olsa, Patti Smith’le vakit geçirmek bir ayrıcalık.” –Suzi Feay, Financial Times İnsan neden yazma mecburiyeti duyar? Başkalarının isteklerine rağmen neden kendini ayrı tutar, üzerine bir koza örer, yalnızlığa dalar? Virginia Woolf ’un odası vardı. Proust’un kapalı pencereleri. Marguerite Duras’ın sessiz evi. Dylan Thomas’ın mütevazı kulübesi. Hepsi de kelimelerle dolacak bir boşluk peşinde. Bakir topraklara nüfuz edecek, sahipsiz şifreleri kıracak, sonsuz olanı ifade edecek kelimelerle. Adanmışlık’ta çağımızın en ilham verici sanatçılarından biri sakınmadan defterlerini açıyor, kendi yaratım sürecinin yanı sıra neden yazdığımızı da gözler önüne seriyor.

Arınmalar

245.00
MAN BOOKER FİNALİSTİ SISTERS KARDEŞLER'İN YAZARINDAN Zamanının meşhur, şimdilerde gözden düşmüş bir Holywood barında çalışan bir barmen. Çevresindeki çürümeyi, müşterilerin her gece hiçliğe tekrar tekrar yuvarlanışını hastalıklı bir keyifle izlerken, romanı için notlar alır. Sırlarını duymak, gayelerini anlamak için birbirinden arızalı müdavimlerle yakınlaşır ve yakınlaştıkça kendi bardağına müşterilerine verdiğinden fazlasını doldurmaya başlar. Evliliğini, amacını ve sonunda kendini yitirir. Bağımlılık ve yalnızlığın kıskacında, kurtuluş için bir plan yapar: feci ama gerekli bir plan. Arınmalar okuru bara, tezgahın arkasına, dibin de dibine ve bilindik öykü anlatımının ötesine sürüklüyor. “Kasvetin en görkemli hali.” INDEPENDENT “Varoluşun bulanık sınırlarında gezinen, kısa, tesirli, ustaca bir iş.” GUARDIAN “Nefis.” TIMES

Asimetri

245.00
“2018’İN EN İYİ KİTABI” seçkilerinde NEW YORK TIMES • TIMES • ELLE • KIRKUS REVIEWS • NPR • THE OPRAH MAGAZINE New York, 2002. Genç editör Alice kendisinden yaşça oldukça büyük, ünlü yazar Ezra Blazer’la bir ilişkiye başlıyor. Heathrow, 2008. Irak'taki ağabeyini görmek için yola çıkan Irak kökenli Amerikalı ekonomist Amar, havaalanında alıkonup yılın son hafta sonunu sahipsiz topraklarda, ülkesiz bir bekleme odasında geçiriyor Edebiyatın dikkat çeken yeni isimlerinden, Whiting Ödülü sahibi Lisa Halliday, yaşamdaki dengesizlikleri merkeze alarak, birbiriyle alakasız görünen bu iki öyküden sıra dışı bir roman ortaya çıkarıyor. Gençlik-yaşlılık, eşitlik-adaletsizlik, Batı-Orta Doğu, şans-yetenek gibi asimetriler arasında gücün nasıl keskinleştiğini ve böyle bir dünyada kendimize yer edinmek adına yaptıklarımızı çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Yer yer komik yer yer iç burkan anlatımı ve kurmacanın sınırlarını zorlayan kurgusuyla Asimetri, son yılların en özgün romanlarından biri. “Bir harika.” ZADIE SMITH “Nefes kesiyor.” GUARDIAN “Benzersiz... Bizim için yol, tavşan deliğinin içinden bilinmeyen yerlere çıkmaya razı olmaktan geçiyor. Asimetri o mükemmel sonuna ulaştığında okurun yapacağı tek şey hayranlıkla en başa dönmek ve Halliday’in öyküyü tekrar tekrar nasıl altüst ettiğini keşfetmek.” WASHINGTON POST

Böyle mi Olacaktı?

245.00
Çok, çok, çok sevdiğiniz eski sevgilinizin ardından yanaklarınızdan süzülen yaşlarla yatağınıza uzanıyorsanız durumla bu kadar iyi başa çıktığınız için kendinizi tebrik etmelisiniz. Çok daha fenasını yapıyor olabilirdiniz. Çok daha fenasını. Eski sevgilinizin kellesini alıyor, hiç tanımadığınız tipleri hadım ediyor veya bir şişme bebekle yeni bir hayata yelken açıyor olabilirdiniz. SİZ BİR KAHRAMANSINIZ. BÖYLE Mİ OLACAKTI?’da Jennifer Wright bizlere, kabul edilebilir rezilliğin sınırlarını aşıp tarihte iz bırakma mertebesine ermiş 13 berbat ayrılık hikâyesini sunuyor. Liste ilgi çekici; ayrılık acısından mustarip İmparator –ve sadist– Nero’dan Rus İmparatoriçesi Anna İvanovna’ya (bir çifti düğün gecelerinde çıplak olarak buzdan saraya kilitlemişliği var), Anne Boleyn’den Lord Byron’a, Norman Mailer’dan Elizabeth Taylor’a uzanıyor. Fena süründürmüş ayrılıkları gün yüzüne çıkarmak için arşivlerin derinlerine dalan Wright öğrendiklerini sohbetimsi, hayli nükteli bir üslupla bizlerle paylaşıyor. Böyle mi Olacaktı?sevmiş, kaybetmiş ve belki de eski sevgilisine gece yarısı fazla kaçırmış halde aptalca mesajlar göndermiş olanlar için. Ne kadar kötü şeyler yapmış olursak olalım, kimsenin VIII. Henry kadar kötü olamayacağını hatırlatmak gibi ulvi bir amacı var.

En Güzel Ülke

245.00
Dedim ki: “Şimdi hayvanlar lazım.” Kağıttan kuşlar, yünden tavşanlar, keçeden kedi ve köpekler yaptım. Tüylü ayılar, çizgili leoparlar, ateş kusan pullu ejderhalar yaptım. Sonra dedim ki: “İnsanlar lazım.” Yüzler, eller, dudaklar, dişler ve diller yaptım. Onları giydirdim, peruk taktım, akciğerlerine hava üfledim. İnsanlara baktım, hayvanlara baktım ve toprağa baktım. Güzel olduklarını gördüm. Desmond Elliot En İyi İlk Kitap Ödülü “Yılın Kitabı” Guardian Hiç görmediği annesinden kalma eşyalarla dolu bir evde, dindar babasıyla yaşayan küçük Judith, dünyaya bambaşka gözlerle bakmakta, başkalarının önemsiz bulduğu şeylerde olasılıklar görmektedir. Okulda zorbalığa maruz kalan küçük kız, teselliyi kendine ait güzel bir yer yaratmakta bulur. Aynadan deniz, keçeden tarlalar, çaputtan dağlar, tel parçalarından insanlar, hayvanlar yapar... Ve bu minyatür dünyaya En Güzel Ülke adını verir. “Belki,” der, “ülkemde kar yağdırırsam dışarıda da yağar, pazartesi okula gitmek zorunda kalmam.” Öyle de olur. En Güzel Ülke’de başlayan kar, kasabaya çöker. Her eylemin sonuçları varken, mucizelerin olmaz mı? “Bu roman kendi içinde küçük bir mucize.” Daily Mail

245.00
YILIN EN İYİ ROMANI SEÇKİLERİNDE Vogue – New Yorker – Boston Globe – New York Times “Tasviri imkânsız... Etrafınızdaki duvarları yerle bir edecek.” -Flavorwire Başlangıçta yeterince genç, yeterince sersemdirler; kendilerinden ve birbirlerine olan aşklarından emin. Belirsizlikler bile heyecan vericidir. Evlenirler, çocukları olur ve aile hayatının olağan afetleri onları da bulur – kolik bir bebek, sendeleyen ilişki, pili bitmiş tutku. Yeterince yok sayıp duvara toslayınca kadın –ki artık kendinden eş diye bahsetmektedir– geçmişe döner ve Kafka’nın, Stoacıların, hatta talihsiz Rus kozmonotların rehberliğinde onları bu noktaya getiren adımların izini sürmeye başlar. Ta ki neleri tamamen kaybettiklerini ve ellerinde ne kaldığını bulana dek. Jenny Offill’in pek çok dile çevrilen ve eleştirmenler tarafından yılın en iyileri arasında gösterilen romanı EŞ kırık dökük bir aşk hikâyesi. Bir oturuşta bitirebileceğiniz ama yankısı zihninizde asılı kalacak güçte bir roman.

Işınlanma Kazası

245.00
Uzun zaman seks yapmayınca, başına gelebilecek en kötü şeymiş buymuş gibi gelir insana. Hâlbuki 1930’larda Almanya’da yaşıyorsanız, görebileceğiniz en kötü şey büyük ihtimalle bu değildir. Ancak tarihsel gerçekler bile Egon Loeser için teselli olamadı; cinsel talihsizlikleri onu Berlin’in deneysel tiyatro sahnesinden Paris’in absent barlarına, oradan da Los Angeles’ın fizik laboratuvarlarına savururken kahramanımız şu iki gizemi çözme peşindeydi: Rönesans döneminin en büyük sahne tasarımcısı ve aynı zamanda Loeser’ın idolü olan Adriano Lavicini, Şeytan’la girdiği işbirliği sonucu mu ölmüştü ve Loeser gibi yakışıklı, akıllı, hoş, mütevazı biri neden, kırk yılda bir de olsa, biriyle yatmayı beceremiyordu? BOKSÖR BÖCEK’in yazarından, “içinde olduğu dönemin farkında olmayan” bir tarihsel roman geliyor. Bu aynı zamanda bir kara roman, ama ışıkları sonuna dek açıyor. Bir aşk romanı, ama romantik akşam yemeğine sarhoş geliyor. Bir bilimkurgu romanı, ama “izotop”un ne olduğunu hatırlayamıyor. Seks hakkında, şiddet hakkında, uzay-zaman hakkında, tarihle başa çıkmanın en güzel yolunun onu görmezden gelmek olduğu iddiasında, sonunu tahmin bile edemeyeceğiniz, son derece eğlenceli bir roman.

Kendime Notlar

245.00
"Rahatsız edici bir kadın olmaktan korkuyorum. Ve yeterince rahatsızlık vermemekten. Korkuyorum. Ama yine de yapıyorum.” Emilie Pine bu baş döndürücü ilk kitabında hayatında iz bırakan olaylarla konuşuyor; toplum olarak konuşacak dili yeterince geliştiremediğimiz, acı tatlı, gizli kapaklı, aynı zamanda sıradan olaylar bunlar. Kısırlık, alkolik bir ebeveynle ilgilenmek, kadınların bedenleri ve acıları çevresindeki tabular, cinsel şiddet ve kendine şiddet gibi dile getirilmez konuları radikal dürüstlüğüyle anlatıyor, kadınların sessizliğini tercih eden topluma cesaretle isyan ediyor. Bir kadının hikâyesi bu, aynı zamanda tüm kadınların hikâyesi. Kahredici, dokunaklı, bilgelik ve sevinç dolu bir kitap Kendime Notlar. “Emilie Pine’ın keskin sesi hassas noktalara dokunuyor; hikâyesi tamamen özgün ama elimin tersi gibi tanıdık. Kendime Notlar bu yıl okuduğum en iyi anı kitabı.” Glennon Doyle “İnsanın kalbini hem kırıyor hem tamir ediyor; açık ve dürüst.” RTÉ “Herkesin içinde okumayın çünkü ağlayacaksınız.” Anne Enright “@emiliepine, benliğinin bu bölümlerine sahip çıktığın için teşekkürler. Bunu yapmakla bana da kendi benliğimin benzer bölümlerine ulaşıp onlara sahip çıkma gücü verdin. Sen ve ben aynıyız.” Gillian Anderson “Acı verici, uzlaşmaz, çok parlak. . . Hemen her kadının keşke duymazdan gelebilseydim diyeceği o ısrarcı içsesin duyuluşu.” Financial Times

Kısa

245.00
MUCİZELERİ SAYMAK'IN YAZARINDAN NEWYORK TIMES BESTSELLER JULIA BOYUNUN KISA OLMASINDAN FAZLASIYLA DERTLİYDİ. AMA OZ BÜYÜCÜSÜ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRECEKTİ. Annesinin ısrarını hiç anlamamıştı Julia. Dansta iyi değildi ve dürüst olmak gerekirse sesi de… Neyse! Oz Büyücüsü’nün seçmelerine katılmak ona ne katabilirdi ki? Ancak Julia’nın kafasındaki sorular yerini hızla tiyatronun büyüsüne bırakır. Başta kendi cüce ama özgüveni dev rol arkadaşı Olive ve sanatçı ruhlu eşsiz Bayan Chang olmak üzere, gösteri sayesinde tanıdığı tüm insanlar, hissettiği duygular, yaşadığı deneyimler sadece tiyatro değil kendisi hakkındaki düşüncelerini de değiştirir. Julia’nın boyu hâlâ aynı olsa da artık çok daha “uzun boylu” hayalleri vardır. New York Times çoksatanlar listesine giren, pek çok dile çevrilen ve ülkemizde de büyük beğeni toplayan Mucizeleri Saymak’ın yazarı Holly Goldberg Sloan’dan muzip, duygusal, şaşırtıcı ve karşı konulamaz bir dönüşüm öyküsü. “Sloan sempatik ve büyüleyici genç karakterler yaratmakta gerçek bir usta. Mucizeleri Saymak’ı yıldız yapan her şey bu kitapta da var.” Entertainment Weekly

Tavan Arasındaki Buda

245.00
Japonya'dan San Francisco'ya giden gemiye bindiler hep birlikte, ellerinde kocalarının birbirinden yakışıklı fotoğraflarıyla. Gelindi onlar; yabancı topraklarda, dükkan, bağ bahçe sahibi kocalarıyla kuracakları refah yaşamın hayaline kapıldılar -çünkü onlara bunun sözü verilmişti. Sonra kocalarını gördüler; ilk şoku yaşadılar, ilk geceyi atlattılar. Müstakbel kocalarının onlara yalan söylediğini, evlerinin hanımı olmayacaklarını öğrendiler; çok ama çok çalıştılar, tarlalarda iki büklüm mahsül topladılar, beyaz tenli uzun boylu kadınların yerlerini sildiler, çamaşırlarını yıkadılar, yemeklerini yaptılar, erkeklerine hizmet ettiler. Çocuk doğurdular; bir, iki, beş, on. O çocuklar büyüyüp de kimliklerini reddettiğinde üzülmemeye çalıştılar. Yeni topraklar sonunda memleketleri oldu. Ve savaş gelip çattı bir gün, yeni memleketlerinde "düşman" oldular. Julie Otsuka'nın 2011 National Book Award finalisti romanı TAVAN ARASINDAKİ BUDA yüz yıl kadar önce gemiyle Japonya'dan San Francisco'ya "fotoğrafla eşlenmiş gelinler" olarak getirtilen bir grup genç kadının yürek burkan öyküsünü, şiirsel bir etkileyicilik ve hiddetle aktarıyor.

Tavşan Yılı

245.00
“Kendinizi böyle bir tavşanın hayatınıza girmesini dilerken buluyorsunuz.” –Seattle Post 41 DİLE ÇEVRİLDİ VE 2 KEZ BEYAZPERDEYE UYARLANDI. Orta yaşın eşiğinde, modern hayatın bunaltıcılığından bezmiş bir gazeteci, fotoğrafçı arkadaşıyla haber peşinde giderken arabaları yavru bir yaban tavşanına çarpar. Gazeteci arabadan iner, yavrunun yarasını sarar ve arkadaşının çağrılarına ya da zihninde ona geri dönmesini söyleyen sese aldırış etmeden tavşanla birlikte ormanın içinde gözden yiter. Böyle başlar Karloo Vatanen’in kendine hayat icat edeceği uzun yolculuğu. 41 dile çevrilip İskandinav edebiyatının kült eserlerinden biri haline gelen Tavşan Yılı, kimi yerde absürde uzanan bir değişme, değiştirme öyküsü. Zeki, mizahi tarafı güçlü ve özgürleştirici bir roman.

Yangında Kaybettiklerimiz

245.00
“Enriquez, yaşamın barındırdığı dehşeti çekinmeden gözler önüne seriyor.” –Patti Smith
 “Mariana Enriquez mutlaka okunması gereken büyüleyici bir yazar. Tıpkı Bolaño gibi yaşam ile ölüm meselelerine değiniyor ve yazdıkları bir tokat gibi çarpıyor.” –Dave Eggers
 “Dünyanın paramparça bir portresi, âdeta jiletlerle kaplı bir disko topu.” –Guardian
 Mariana Enriquez’in ürkütücü evreninde canavarlar yatakların altında saklanmıyor, ormanların içinde dolaşmıyor. Bu öykülerde canavar biziz. 12 öykü, ölümün dokunduğu 12 karakter. Perili olduğuna inanılan metruk bir evde tutsak kalan tek kollu Adela, dişleriyle tırnaklarını söken Marcela, Kepçekulak Ufaklık lakaplı çocuk seri katilin hayaletini gören Pablo ve kadına karşı şiddeti protesto etmek için kendilerini ateşe atan kadınlar… 
 En karanlık arzularımızın dizginleri salıverildiğinde neler olabileceğini keşfe çıkan Enriquez, hipnotik dili ve gündelik korkuları mütemadiyen hissettirdiği öyküleriyle Julio Cortázar, Shirley Jackson ve Roberto Bolaño gibi ustaların izinden gidiyor.
 “Gerçekçiliğin keskin sınırlarının müsaade ettiğinden çok daha derin, daha rahatsız edici bir gerçeğin peşinden gidiyor... Güçlü ve nefes kesici.” –New York Times
 “Kısa ama fazlasıyla vurucu. Tüm öykülere sinen tüyler ürpertici dokusu, okuyucunun zihnine bir oltutaşı gibi yerleşiyor, bütün o karanlığın içinde parıldamaya devam ediyor.” –Vanity Fair

Zaman Sandığı

245.00
İzlanda Edebiyat Ödülü (gençlik kitapları dalında) • İzlanda Kitapevleri Ödülü• Nordic Council Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Ödülü “Dünyayı fethettiğini sanıyorsun ama sana söyleyecek bir çift sözüm var: Kimse dünyayı fethedemez, zamanı fethedemediği sürece!” Yakın bir gelecek... Artık kimse ruhsuz pazartesilere, soğuk şubatlara hatta ekonomik krizlere bile katlanmak zorunda değil. Kötü zamanları Zaman Kutusu®’na girip atlatmak mümkün. Sigrun’un ailesi, yaklaşan büyük ekonomik krize karşı –diğer herkes gibi– sihirli kara kutularının içine saklanarak birinin gelip tüm sorunları çözmesini beklemeye karar veriyor. Ama Sigrun’un kutusu, olması gerekenden erken açılıyor ve küçük kız kendini şehrin terk edilmiş, vahşi hayata teslim olmuş sokaklarında, bu durumu çözmeye çalışan yaşlı bir kadına yardım eden bir grup çocuğun arasında buluyor. Dünya en eski lanetlerden birinin etkisi altında ve laneti kaldırmak için çocuklara gereken ipuçları, kızını karanlık ve kasvetli günlerden korumak, sadece güzel günleri görmesini sağlamak için içinden zamanın bile geçemediği bir sandığa kapatan Pangea kralının hikâyesinde! İzlandalı yazar Andri Snær Magnason’un bol ödüllü kitabı Zaman Sandığı, peri masalıyla distopik bir geleceğin ustaca iç içe geçtiği, bizi hayatı bir an önce avuçlarımızın içine almaya çağıran eşsiz bir hikâye. “Adeta Chomsky ve Lewis Carroll’ın aşkından doğmuş bir eser.” –Rebecca Solnit

Yaşam Nedir?: Beş Adımda Biyolojiyi Anlamak

245.00
Nobel Ödüllü biliminsanı Paul Nurse bu kitapta yaşamı, biyolog olmayanların da anlayacağı şekilde tanımlamak gibi zor bir görevi üstleniyor. Biyolojinin temelindeki beş büyük fikri –hücre, gen, doğal seçilim, kimya ve enformasyon olarak yaşam– tane tane açıklayıp tüm canlıların ortak keşif yolculuğunun haritasını çiziyor. “Hücre bölünmesini denetleyen bazı genlerin kâşifi Sör Paul Nurse bu hayat dolu kitapta, biyolojinin derinliklerine dalıp ‘yaşam’ın olmazsa olmaz beş özelliğini gün ışığına çıkarıyor. Yazdıkları öylesine bilgilendirici, her bir bölüm öyle şaşırtıcı gerçeklerle dolu ki kitabı elimden bırakamadım.” SIDDHARTHA MUKHERJEE, GEN VE TÜM HASTALIKLARIN ŞAHI'NIN YAZARI

Olduğum Yer

245.00
Bir kadın, kendi şehrinde, kendi başına yürüyor. Hayat yolculuğunun ortasında yolunu kaybettiğinin farkında. Her bir gününün fonunda yer alan bu şehir, olduğu yer, hikâyesinin gizli kahramanı. Sokakları, parkları, müzeleri, mağazaları, kafeleriyle kadının tek gerçek sırdaşı. Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri’nin yeni romanı Olduğum Yer, hiçbir zamana, mekâna ya da insana ait olamamış, endişe ile coşku, köklenme ile yabancılaşma arasında gidip gelen bir kadının hikâyesi. Engelleri aşma dürtüsüyle dolup taşarken tarzı, üslubu ve hassasiyetleriyle de yazarın cesur dönüşümünü ortaya koyuyor. Lahiri, edebiyat yolculuğuna yeni bir dilde devam ederek İtalyanca yazdığı ilk romanında sanatsal başarısını da yeni bir seviyeye taşıyor. YILIN EN ÇOK BEKLENEN KİTAPLARI SEÇKİSİNDE TIME • VOGUE • VULTURE • LITHUB • OPRAH MAGAZINE BUZZFEED • HARPER’S BAZAAR “Hipnotize eden bir ‘sırra kadem basma’ numarası.” –OBSERVER “Zarafetle yazılmış... Baharın ilk sıcak akşamında, güneş batarken çıkılan bir gezintiye benziyor. Mücevher gibi bir kitap.” –BOOKPAGE “Lahiri’nin dili ince bir elekten geçmiş gibi, her sözcüğü ışıldayan birer değerli taş.” –BOOKLIST

Yüzücüler

245.00
2023 ANDREW CARNEGIE MÜKEMMELLİK MADALYASI “Yerüstünde önü alınamayan yangınlar, hava kirliliği alarmları, benzeri görülmemiş kuraklıklar, makinelere sıkışan kâğıtlar, öğretmen grevleri, ayaklanmalar, devrimler, dayanılmaz derecelere yükselen rekor sıcaklıkla geçen yazlar varken aşağıda, havuzda sıcaklık hep yirmi yedi gibi tatlı bir derecede seyrediyor.” Yüzücüler, havuz rutinleri (yavaş, orta ve hızlı kulvarcılar) haricinde birbirleri için bilinmezler. Her biri, kaçışı kulaç atmakta bulduğu için orada. Ama havuzun dibinde bir çatlağın belirmesiyle, rahatın ve huzurun olmadığı acımasız bir dünyaya sürülüyorlar. Yüzücülerden biri, Alice, yavaş yavaş hafızasını yitirmekte. Onun için havuz, sinsice sızan demansın karanlığına karşı son savunma hattıydı. Hızla bulanan zihni düne –çocukluğuna, toplama kamplarında geçen yıllarına– doğru kaçarken, uzun süre önce koptuğu kızı giriyor bugününe, geç de olsa. Annesinin hastalığının yıkıcı ilerleyişine tanık olurken, ilişkilerinin kuruyup çölleşen paramparça arazisinde yolunu bulmak zorunda. Anneler ve kızları, keder ve anılar, sevgi ve geri dönüşsüz kaybın kulvarlarında yüzen Yüzücüler, efsunlu ve unutulmaz bir düş. “Yeni bir Otsuka romanı geliyor ki bizler yeniden yaşamaya başlayabilelim.” -COLSIN WHITEHEAD “Her on yılda bir, bizlere bir Otsuka romanı bahşediliyor. Bu seferki bir yüzme tesisindeki yazılı ve yazılı olmayan kurallar kataloğu gibi başlayıp bir annenin demansı ve kızının ona sevgisi üzerine güçlü bir hikâyeye dönüşüyor. Otsuka uzun yıllar yazmayacak olsa da sorun değil; bu kitap tadını çıkararak tekrar tekrar okumalık.” –Washington Post “Bu güzel ve zarif romanın böyle çok üzüntü, kayıp ve sevgiyi sayfalarına sığdırabilmesine hayret ediyorum: edebi bir mücevher.” –NICCI GERARD “Julie Otsuka kimselere benzemiyor… İnsanın kalbini kıran, afallatacak derecede iyi bir kitap.” –REBECCA MAKKAI

Hints For Life – Simple Explanations of Complex Topics

245.00
“But my friends know, there are many Murat’s they deal with, such as the spouse, father, uncle, young man, manager/supervisor, industrialist, Turkish etc. Even they have differenttypes, brave, impervious to the place of attack, with sarcastic characteristics depending on the situation. Do you think you’re any different?” In this book, the prominent businessman Murat Ulker, who has transformed Yildiz Holding into a global company with more than 65,000 employees operating in an area where morethan a four billion consumer population lives across four continents, covers everything frommanagement and leadership to corporate communication and marketing, from science and technology to nutrition and health. Murat Ulker is the Chairman of the Board of Directors of pladis and Godiva, which includes United Biscuits, Ulker, Godiva, DeMet’s Company. Youwill read his views on various fields, from individual and social matters to culture and art. In his writings, enriched with his observations and experiences based on the books he has read or the conferences he attended, Murat Ulker not only gives clues to the principles thathave enabled him to be successful but also makes many predictions about the future. In thesetexts written during the pandemic, he also imagines how the future will be shaped whilediscussing how the pandemic will affect our daily and working lives. We think this book, compiled from the articles that a successful businessman sharesregarding his experiences and sources on his blog, will attract readers’ attention from allwalks of life.

Tuhaf Hikâyeler Akademisi Baskerville

245.00
HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ, BİR İNSAN SHERLOCK HOLMES GİBİ BİR KARAKTERİ NASIL HAYAL EDEBİLİR DİYE? PEKİ YA HAYAL ETMESİNE GEREK KALMADIYSA! YA ARTHUR CONAN DOYLE HENÜZ GENCECİKKEN KENDİNİ İLERİDE ROMANLARINI SÜSLEYECEK KARAKTER VE TUHAFLIKLARLA DOLU BİR OKULDA BULDUYSA! Genç Arthur Conan Doyle, sadece olağanüstü yeteneklere sahip çocukların davet edildiği Baskerville Akademisi’ne kabul edildiğinde, seçildiği ve ailesinin talihini tersine çevirme şansı verildiği için çok sevinir. Okula adım atar atmaz, gözüpek Irene Eagle ve dehasıyla Arthur’a rakip Jimmie Moriarty ile arkadaş olur. Birlikte, yeni okullarının eğik kulelere, açıklanamayan patlamalara, sinsi kurtlara ve nesli tükenmiş kuşlara ev sahipliği yapan tuhaf bir yer olduğunu keşfederler. Ancak Arthur sadece dost değil, düşmanlar da edinmiştir; onu okuldan attırmaya hatta daha kötüsünü yapmaya hevesli düşmanlar... O ve arkadaşları çok geçmeden okulun gizli topluluğu Yonca’dan davet alır. Kabul edilmek için üç zorlu testi geçmeleri gerekmektedir. Arthur testi geçeyim derken, çok daha büyük bir maceranın ve ondan da büyük bir tehlikenin kapılarını aralayacak bir gizemi ortaya çıkaracaktır. Sadece iki şeye güvenebilir: Arkadaşları ve zekâsı. “Hogwarts ve İyilik ve Kötülük Okulu ile birlikte en büyüleyici okullar listesinin zirvesinde.” —KATHRYN LASKY, Newbery Ödüllü yazar “Yiğit kahramanların esrarlı kötüleri alt etmeye çalıştığı, tempolu, heyecan dolu bir hikâye...” —ALA Booklist

Kedi ve Hayalet

245.00
“HAYATIN KENDİSİ BİR GİZEM. BU DA HER BİRİMİZİ DEDEKTİF YAPAR.” Kimse neden büyük yangından bahsetmiyordu? Kütüphane ortaya nasıl çıkmıştı, kedi onu neden koruyordu? Tüm bunların Evan’la ve hayaletlerle ilgisi neydi?.. Martinville kasabasında bir gece ansızın küçük bir kütüphane ortaya çıktı. On bir yaşındaki Evan, büyük turuncu bir kedi tarafından korunan kütüphaneden iki kitap alırken hayatının sonsuza dek değişeceğinden habersizdi. Bu iki kitap ile kasabada yirmi yıl önce çıkan ve hiçbir yetişkinin hakkında konuşmak istemediği kütüphane yangını arasında bağlantı olduğunu keşfeden Evan’ın zihni sorularla dolup taşmaya başladı. Cevaplarını bulması içinse yapması gereken tek bir şey vardı: dedektif şapkasını takıp adım adım iz sürmek… Amazon Yılın En İyi Çocuk Kitapları Seçkisi

“Çarpıcı karakterleri ve müthiş gizemiyle elinizden bırakamayacağınız bir kitap.” -KIRKUS Dünyaca beğeniyle okunan ödüllü yazarlar Rebecca Stead ve Wendy Mass’ten gerçeklerle yüzleşme, istediğin hayatı yaşama, kabuğundan sıyrılma ve kitapların gücü üzerine gizem dolu bir macera romanı.

İtaat Etüdü

245.00
Genç bir kadın, eşi tarafından terk edilen abisine hizmet etmek için, doğduğu yerden uzak bir kuzey ülkesine, bir zamanlar atalarının yaşadığı küçük kasabaya taşınır. Hatırlamak istemediği kadar çok sayıdaki kardeşin en küçüğüdür; kendini bildi bileli diğerlerine bakmış, itaat ve bağlılıkta kusur etmemiştir. Kasabaya geldikten bir süre sonra açıklaması güç olaylar ve kayıplar baş gösterir: toplu bir sığır isterisi, bir koyunun ve yeni doğan kuzusunun ölümü, bir köpeğin yalancı gebeliği... Kasabalıların yabancılara duyduğu şüphe genç kadına yönelir. Ne kadar çabalarsa çabalasın, kendisine dönük düşmanlık her geçen gün büyür ve abisinin mülkünün sınırlarına kadar dayanır. Evde de işler iyiye gitmez, tüm özenine rağmen gizemli bir hastalık abisini de vurur… 2023’te Granta tarafından en iyi genç romancılar arasında gösterilen Sarah Bernstein, keskin ve şiirsel bir dille suç ortaklığı, iktidar, köklerinden sökülme kavramlarını irdeliyor. Kuşağının en heyecan verici kalemlerinden biri olan Bernstein’i okurla tanıştıran İtaat Etüdü, derin ve rahatsız edici bir roman. “Aidiyetsizliğin, kimlik arayışının, zaman ve mekânda sıkışıp kalmış şiddetin eşsiz ve tekinsiz portresi.” –GRANTA 2023 Booker Ödülü Finalisti Scotiabank Giller Ödülü Kazananı

Masal Dünyası

245.00
Masal Dünyası, 150 farklı masal ve birbirinden güzel çizimlerle çocukları eğlenceli bir dünyaya davet ediyor. Bu kitap, çocukların hayal gücünü zenginleştirecek, onlara unutulmaz hikâyeler sunacak bir hazine niteliğinde. Her bir masal, hem eğitici hem de eğlendirici unsurlarıyla çocukların ilgisini çekecek, onları farklı diyarlara ve maceralara sürükleyecek. Kitapta yer alan çizimler, hikâyeleri daha da renkli hale getirirken; çocukların görsel algılarını da geliştirecek. Masal Dünyası, çocukların hem bireysel okuma alışkanlığı kazanmalarına hem de aileleriyle keyifli vakit geçirmelerine katkı sağlayacak eğlenceli bir eser. Bu masal kitabı, çocukları, her sayfasında yeni bir macera ve keşif dolu, hayal dünyasının kapılarını ardına kadar açan bir yolculuğa çıkarıyor.

Kiracı

245.00
ULUSLARARASI ÇOK SATAN YAZAR KATRINE ENGBERG’İN 25 FARKLI DİLE ÇEVRİLEN ROMANI “KİRACI” ŞİMDİ TÜRKÇEDE Beni kâbus fabrikasının battaniyesine sarınmış insanlar biçimlendirdi. Yokluklarıyla biçimlendirdiler beni. Ama artık biçim veren benim. Ben, bıçakçı. Hikâyeyi ben yazıyorum. Kendi hikâyemi. Genç bir kadının kendi dairesinde vahşice öldürüldüğü ortaya çıktığında, davaya Kopenhag polis dedektifleri Jeppe Kørner ve Anette Werner atanır. Dedektifler, kurban Julie ile içkiye biraz fazla düşkün olan ve sanatçı arkadaşlarıyla partiler düzenleyen ev sahibesi Esther arasında bir bağlantı kurar. Esther aynı zamanda roman yazarı olmaya çalışmaktadır ve Julie, henüz bitmemiş kitabında bir cinayet kurbanı olarak ortaya çıktığında, kurgu ile gerçek hayat arasındaki bağlantı daha tehlikeli hale gelir. Ancak bu karışık senaryoda Esther’in rolü ilk göründüğü kadar net değildir. Esther suçlu mu yoksa sapkın bir intikam oyununun tuzağına düşen başka bir kurban mıdır? Dedektifler, ipleri elinde tutan acımasız kukla ustasının kimliğini keşfetmek için iki kadının geçmişini daha derinlemesine incelemek zorundadır. Şimdiye dek dünya çapında 25 farklı dilde yayımlanan ve yılın en çok ilgi gören kitapları listelerinde defalarca yer alan Kiracı okuyuculara karanlık aile sırları ve bolca sürpriz vaat ediyor.

Rıhtım

245.00
Kayıp bir çocuk… Ve ortaya çıkarılması gereken bir yalan ağı… Varlıklı bir ailenin on beş yaşındaki çocuğu olan Oscar Dreyer-Hoff kaybolduğunda, herkes bunun her zamanki kaybolmalarından biri olduğunu ve yirmi dört saat içinde ortaya çıkacağını varsayar. Ancak saatler ve günler geçtikçe aile daha da telaşlanır ve dedektif Jeppe Kørner ve Anette Werner Oscar’ın hayatını daha derinlemesine araştırmaya başlar. Aileye kötü niyetli notları kim gönderiyordur? Oscar’ın en yakın arkadaşı hangi sırları saklamaktadır? Ve limanda gerçekten neler olmaktadır? Kørner ve Werner’in şimdiye kadarki en zorlu davasında, ellerindeki az kanıtla, Oscar’ı bulma ihtimalleri gittikçe azalmaktadır. Çoksatan Kiracı ve Kelebek Evi romanlarının yazarı Katrine Engberg, Kopenhag polisiyesi serisine gerilim ve muamma dolu Rıhtım ile devam ediyor. “Engberg’i okumak, Jo Nesbo’nun ilk dönemlerini okumak, büyük bir polisiye yazarlığı kariyerine adım atmak gibi.” —The New York Times Book Review

Amari ve Doğaüstü İşler Bürosu

245.00
Amari üç şey biliyor:
Abisi Quinton ortadan kayboldu.
Kimse bu konuda konuşmak istemiyor.
Bulduğu gizemli davetiye elindeki tek ipucu. Ailesinden mahallesine, onu tanıyan herkes Quinton Peters’ın bir gün yıldız gibi parlayacağına emindir. Ancak bu çok sevilen genç ansızın ortadan kaybolduğunda tuhaftır ki kimse onun yokluğunu sorgulamaz. Bir kişi hariç: kız kardeşi Amari Peters. Aklı sorularla dolup taşan Amari, bir gün abisinin dolabında tıkırdayan bir evrak çantası keşfeder. Quinton, Amari için bir şey bırakmıştır: Doğaüstü İşler Bürosu’nda ayarladığı bir staj. Aradığı cevapları burada bulacağını düşünerek Büro’ya giden Amari, daha ilk günden neye uğradığını şaşırır: Denizkızları, vampirler, yetiler, uzaylılar, büyücüler… hepsi gerçek, kanlı canlı karşısındadır, hatta oda arkadaşı bir ejderinsandır! Abisinin başına gelenleri öğrenmek için Amari’nin bu yeni dünyaya alışmaktan başka çaresi yoktur. Ama ipler kötü bir büyücünün elindeyken ve kendi doğaüstü yeteneği yasa dışı kabul edilmişken bu hiç de kolay olmayacaktır. B. B. Alston’ın çok sevilen, 30 dile çevrilen ve uzun süre New York Times çoksatanlar listesinde yer alan Amari serisi şimdi Türkçede. 

Küçük İnsanlardan Büyük Sorular

250.00
''Gerçeğin ve güzelin peşinde koşmak, öyle bir etkinlik alanıdır ki, hayat boyu çocuk kalmamızı sağlar." -Albert Einstein "Bir inek bir yıl boyunca osurmayıp biriktirdiği gazı bir kerede osursaydı uzaya fırlar mıydı?” -Çocuk ÖNCE ÇOCUKLAR en iyi oldukları şeyi yaptılar ve yetişkinleri şaşkına çeviren akıl ve hayal gücü dolu sorularını sıraladılar: Deniz neden tuzludur? Neden kendimi gıdıklayamıyorum? Solucan yemek normal mi? Nasıl aşık oluruz? Tanrı kimdir? Neden uçamıyoruz? Çişimiz neden sarı? Uzay ne kadar uzak? Rüyalar neden yapılmıştır? Hepimiz akraba mıyız? Neden bazı insanlar kötüdür? Dünya neden yuvarlak? Zamanda yolculuk mümkün mü? Arı arıyı sokar mı? Ve daha onlarca soru... SONRA dünyaca ünlü bilim insanları, yazarlar, filozoflar, sanatçılar her soruyu, sanki kendi çocuklarına anlatırmış gibi basit ve keyifli bir dille yanıtladır: Alain De Botton, Richard Dawkins, Noam Chomsky, David Nicholls, Jarvis Cocker, Marcus Chown, Jim Al-Khalili, Philippa Gregory, David Eagleman, Philip Pullman, Sir David Attenborough, A. C. Grayling, Kelly Holmes ve daha onlarca hayli mühim insan. VE ORTAYA, göreceği ilgi yüzünden kapaktaki ineği (ve onun uzun zamandır içine attığı sıkıntısını!) şöhret yapacak bu kitap ortaya çıktı.
Bilgiler ve Uyarılar:
  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.

A Christmas Carol (Charles Dickens)

250.00
A Christmas Carol by Charles Dickens, first published in London by Chapman & Hall in 1843 and illustrated by John Leech. A Christmas Carol recounts the story of Ebenezer Scrooge, an elderly miser who is visited by the ghost of his former business partner Jacob Marley and the spirits of Christmas Past, Present and Yet to Come. After their visits, Scrooge is transformed into a kinder, gentler man. A Christmas Carol captured the zeitgeist of the mid-Victorian revival of the Christmas holiday. Dickens had acknowledged the influence of the modern Western observance of Christmas and later inspired several aspects of Christmas, including family gatherings, seasonal food and drink, dancing, games and a festive generosity of spirit. Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

A Haunted House And Other Short Stories (Virginia Woolf)

250.00
A Haunted House is a 1944 collection of 18 short stories by Virginia Woolf.  The first six stories appeared in her only previous collection Monday or Tuesday in 1921:
  • A Haunted House
  • Monday or Tuesday
  • An Unwritten Novel
  • The String Quartet
  • Kew Gardens
  • The Mark on the Wall
The next six appeared in magazines between 1922 and 1941:
  • The New Dress
  • The Shooting Party
  • Lappin and Lappinova
  • Solid Objects
  • The Lady in the Looking-Glass
  • The Duchess and the Jeweller
The final six were unpublished, although only Moments of Being and The Searchlight were finally revised by Virginia Woolf herself:
  • Moments of Being
  • The Man who Loved his Kind
  • The Searchlight
  • The Legacy
  • Together and Apart
  • A Summing Up
Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

A Room Of One’s Own (Virginia Woolf)

250.00
A Room of One’s Own is an extended essay by Virginia Woolf, first published in September 1929. The work is based on two lectures Woolf delivered in October 1928 at Newnham College and Girton College, women’s constituent colleges at the University of Cambridge. In her essay, Woolf uses metaphors to explore social injustices and comments on women’s lack of free expression. Her metaphor of a fish explains her most essential point, “A woman must have money and a room of her own if she is to write fiction”. She writes of a woman whose thought had “let its line down into the stream”. As the woman starts to think of an idea, a guard enforces a rule whereby women are not allowed to walk on the grass. Abiding by the rule, the woman loses her idea. Here, Woolf describes the influence of women’s social expectations as mere domestic child bearers, ignorant and chaste. The political meaning of the text is directly linked to this metaphor. When the emergence of the ‘new woman’ occurred, this awareness of injustice makes a clear political statement regarding women’s intellectual potential in their own right. Therefore, the broader literary influence of this argument reveals the increase in social tension as the century’s shift looms. Woolf suggests that the absence of female fiction is a result of a lack of opportunity rather than a distinct absence of talent. Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Down and Out in Paris and London (George Orwell)

250.00
Down and Out in Paris and London is the first full-length work by the English author George Orwell, published in 1933. It is a memoir in two parts on the theme of poverty in the two cities. Its target audience was the middle- and upper-class members of society—those who were more likely to be well educated— and exposes the poverty existing in two prosperous cities: Paris and London. The first part is an account of living in near-extreme poverty destitution in Paris and the experience of casual labour in restaurant kitchens. The second part is a travelogue of life on the road in and around London from the tramp's perspective, with descriptions of the types of hostel accommodation available and some of the characters to be found living on the margins. Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Pictures From Italy (Charles Dickens)

250.00
Pictures from Italy is a travelogue by Charles Dickens, written in 1846. The book reveals the concerns of its author as he presents, according to Kate Flint, the country “like a chaotic magic-lantern show, fascinated both by the spectacle it offers, and by himself as spectator”. In 1844, Dickens took a respite from writing novels and for several months traveled through France and Italy with his family. They visited the most famous sights: Genoa, Rome, Naples (with Vesuvius still smouldering), Florence and Venice. In his travelogue the author portrays a nation of great contrasts: grandiose buildings and urban desolation, and everyday life beside ancient monuments. But it is his encounters with Italy’s colorful street life that capture the imagination. Dickens is particularly drawn to the costumes, cross-dressing, and sheer exuberance of the Roman carnival. From the book we learn that Dickens was an early riser and walker, and that he enjoyed touring the major attractions on foot. Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Plains Tales from the Hills (Rudyard Kipling)

250.00
Plain Tales from the Hills is the first collection of short stories by Rudyard Kipling. Out of its 40 stories, “eight-and-twenty”, according to Kipling’s Preface, were initially published in the Civil and Military Gazette (CMG) in Lahore, Punjab, British India between November 1886 and June 1887. “The remaining tales are, more or less, new.” (Kipling had worked as a journalist for the CMG -his first job- since 1882, when he was not quite 17.) The title refers, by way of a pun on “Plain” as the reverse of “Hills”, to the deceptively simple narrative style; and to the fact that many of the stories are set in the Hill Station of Simla-the “summer capital of the British Raj” during the hot weather. Not all of the stories are, in fact, about life in “the Hills”: Kipling gives sketches of many aspects of life in British India. The tales include the first appearances, in book form, of Mrs. Hauksbee, the policeman Strickland, and the Soldiers Three (Privates Mulvaney, Ortheris and Learoyd). In the preface to his short stories collection “Dr. Brodie’s Report”, Jorge Luis Borges wrote he was inspired by the quality and conciseness of Plain Tales from the Hills. Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Sex and Repression in Savage Society (Bronislaw Malinowski)

250.00
During the First World War the pioneer anthropologist Bronislaw Malinowski found himself stranded on the Trobriand Islands, off the eastern coast of New Guinea. By living among the people he studied there, speaking their language and participating in their activities, he invented what became known as ‘participant-observation’. This new type of ethnographic study was to have a huge impact on the emerging discipline of anthropology. In Sex and Repression in Savage Society Malinowski applied his experiences on the Trobriand Islands to the study of sexuality, and the attendant issues of eroticism, obscenity, incest, oppression, power and parenthood. In so doing, he both utilized and challenged the psychoanalytical methods being popularized at the time in Europe by Freud and others. The result is a unique and brilliant book that, though revolutionary when first published, has since become a standard work on the psychology of sex. Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

To the Lighthouse (Virginia Woolf)

250.00
To the Lighthouse is a 1927 novel by Virginia Woolf. The novel centres on the Ramsay family and their visits to the Isle of Skye in Scotland between 1910 and 1920. Following and extending the tradition of modernist novelists like Marcel Proust and James Joyce, the plot of To the Lighthouse is secondary to its philosophical introspection. Cited as a key example of the literary technique of multiple focalization, the novel includes little dialogue and almost no direct action; most of it is written as thoughts and observations. The novel recalls childhood emotions and highlights adult relationships. Among the book's many tropes and themes are those of loss, subjectivity, the nature of art and the problem of perception. Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English. Uyarı: Agora Bilim Pazarı'ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Boksör Böcek

250.00
Nazi eşyaları koleksiyoneri genç bir adam. Bir elli boyunda, dokuz ayak parmaklı, eşcinsel –ve yenilmez- bir Yahudi boksör. Üstün ırk yaratma çalışmaları saplantıya dönüşmüş bir aristokrat. İngiltere’nin en iyi yeni yazarlarından Ned Beauman’ın şaheseri BOKSÖR BÖCEK, Tarantino’nun henüz çekmediği bir filmin karakterlerini alıp onlara belki de tüm zamanların en ürkütücü olmaya aday karakterini ekliyor: Üzerinde gamalı haç işareti olan bir böcek, bir Anophthalmus Hitleri. BOKSÖR BÖCEK, okurken bir büyük yazarın ilk sahne aldığı ana tanık olduğunuzu hissettiren, dizginsiz, çığırından çıkmış bir roman.

Glow

250.00
BAĞIMLILIK YAPACAK KADAR İYİ Times DURUP BEAUMAN’IN EŞSİZ YETENEĞİNİ VE ÖZGÜNLÜĞÜNÜ KUTLAMA ZAMANI Guardian Bir günü 25 saat olarak algılamasına sebep olan tuhaf bir rahatsızlıktan mustarip Londralı bir genç, korsan radyo istasyonunun vericisini korumakla görevli bir teriyer, güzelliği uyuşturucu kadar etkili –ve tehlikeli– genç bir kadın, birdenbire Londra sokaklarında beliren tilkiler, gün ortasında sokakta Burmalı avlayan beyaz minibüsler, karanlık amaçları olan bir maden şirketi ve tüm bunların birleştiği yerde, Güney Londra’nın eğlence hayatına sağlam bir giriş yapan gizemli uyuşturucu GLOW. Günümüzün en heyecan verici genç yazarlarından Ned Beauman, Boksör Böcek ve Işınlanma Kazası’ndan sonra ilk kez rotasını bugüne çeviriyor. Yaratıcılık, zekâ ve mizahla dolu benzersiz anlatım dilini gerilim türünün sürükleyiciliği ve keskin dönüşleriyle birleştirerek, ortaya tüm dünyayı dolaşan ve parçaları Londra’da bir araya gelen bir bilmece çıkarıyor.

Jules

250.00
“Tabii ki seni hâlâ seviyordum Fred. Ama başka türlü. Bir tabii ki ve bir hâlâ ile...” Uğradığı ihanetin ardından hayatı altüst olup kendini Paris Orly Havaalanı'nda makaron satarken bulan astrofizik ve biyokimya dehası Zibal; bir kaza sonucu kör olmuş güzel spiker Alice ve ona kapkaranlık dünyasında yol gösteren “rehber köpeği” Jules. Bu üçünün yolu bir kutu makaron almaya –ve Zibal’in çarpılmasına– yetecek kadar kısa süreliğine kesişir... Ve bir süre sonra sonra Zibal kendini Jules’le birlikte bir trende bulur. Labrador ve adamın tek bir hedefleri vardır: kalplerini kırıp giden kadını, Alice'i bulmak. Goncourt Ödüllü Didier van Cauwelaert’ın Fransa ve İtalya’da büyük ilgi gören romanı JULES okuruna iyi gelen bir kitap. İnsanların gözden kaçırdığı elzem şeyin kokusunu alan tüylü ve kuyruklu romantik kahraman Jules, şartsız sevgi ve sadakate dair unutulmaz bir ders veriyor. “Didier van Cauwelaert, çarpıcı karakterler yaratma sanatında gerçek bir usta.” -LE FIGARO

Kaplan Adam

250.00
Ressam Enver Sedat’ın cesedi bulunduktan kısa süre sonra polis, katilin o olduğundan hiç kuşku duymaksızın Margio’yu tutukladı. Fakat uysal ve saygılı bir delikanlı olarak bilinen Margio’yu bir adamın boğazına dişlerini geçirip onu böyle vahşice katletmeye iten şey, kasaba halkının merakını celbeden bir sır olarak kalacaktı. Şairane, küstah üslubu ve politik tavrıyla Kaplan Adam, trajik ve acımasız bir evlilikle bağlanan iki sorunlu ailenin ve o kadere damgasını vuran, bedeninde doğaüstü, dişi bir beyaz kaplanı gizlemek dışında tamamen sıradan bir delikanlının, Margio’nun hikâyesi. Aynı zamanda yakın geçmişindeki şiddet ve istismarın etkileriyle boğuşan, adalete susamış, efsaneler ile gerçek dünyanın birbirine girdiği, kırsal ve yoksul Endonezya'nın cüretkâr portresi. “Yılın en heyecan verici keşfi.” — Flavorwire “Parlak ve beklenmedik bir meteor.” —Benedict Anderson, Hayali Cemaatler’in yazarı

Mucizeleri Saymak

250.00
"...O sonbahar beni bir eğitim danışmanına götürdüler, kadın benimle ilgili bir değerlendirme yaptı. Sonra da annemle babama bir mektup gönderdi.
Mektubu okudum.
Mektupta 'üst düzeyde yetenekli' yazıyordu.
İnsanlar 'alt düzeyde yetenekli' olabilir mi?
Ya da 'orta düzeyde yetenekli'?
Ya da sadece 'yetenekli'? Muhtemelen bütün etiketler birer lanettir. Deterjan kutuları üstündekiler hariç..." “YILIN EN İYİ KİTAPLARI” seçkilerinde Goodreads • Amazon • NPR Genç Willow Chance yaşıtlarından oldukça farklı ve böyle olmakla ilgili pek bir derdi yok. O, hayatındaki tüm önemli şeylerde parmağının olduğuna inandığı 7 sayısına takıntılı, çiçekli elbiseler yerine botanik bahçesi sahibi olmayı tercih eden, çaktırmadan insanları inceleyip tıbbi teşhisler koyan bir dâhi. Bu olağanüstü tuhaf ama aynı zamanda olağanüstü sevimli kızın hayatı, anne babasını bir trafik kazasında kaybetmesiyle sarsılıyor. Yeniden başlayacak... ve yolculuğu ona eşlik edecek eşsiz karakterlerle dolu. Gerisi, gündelik mucizeler. 2013 yılında New York Times çoksatanlar listesine giren ve pek çok dile çevrilen Mucizeleri Saymak, hayatın görkemini kutlayan, şaşırtıcı, eğlenceli, nefis bir dönüşüm öyküsü. İzin verin, Willow Chance size de iyi gelsin.

Şakalar Kraliçesi

250.00
2018 August Ödülü Finalisti İsveç Radyosu En İyi Çocuk-Gençlik Kitabı Ödülü 16 Dile Çevrildi Annem insanları ağlatırdı. Artık hayatta olmasa da ağlatmaya devam ediyor. Bazen babamın duş yaparken ağladığını duyuyorum. Sanırım sesinin duyulmadığını düşünüyor ama duyuluyor. Bu yüzden, ağlamayı aklımdan bile geçirmiyorum. Asla! Ayrıca kimseyi de ağlatmayacağım. Ben insanları güldüreceğim. Benim görevim bu! Sasha 12'sine bastı: Magnezyumun atom numarası. Annesi, bazı insanların mayasında güldürmek olduğunu söylemişti. İliklerine kadar komikti onlar. Bırakın fıkrayı, “Sütü uzatır mısın?” derken bile güldürebilirlerdi herkesi. Bir de diğerleri vardı: komik olmayı sonradan öğrenenler ve ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, asla komik olamayanlar – ki öğretmeni Cecilia bu gruptaydı. Sasha doğuştan matrak değil ama bu onun şakalar kraliçesi olması için engel de değil! Mayasındaki keder neşeye dönüşene kadar çalışmaya kararlı. Eğer birilerini güldürmeyi başarırsa, o diğer şey yok olabilir; gözlerin içinde saklanıp onları yakan ve yanaklara doğru süzülmekle tehdit eden şu gözyaşı denen şey. Astrid Lindgren Ödülü sahibi yazar/psikolog Jenny Jägerfeld, 16 dile çevrilen ve ülkesi İsveç’te aylarca çoksatanlar listesinin tepesinde kalan Şakalar Kraliçesi’nde (Comedy Queen) zor konuları mizahla yumuşatarak dile getirebilmekteki o özel hünerini kullanıyor.

Sinemaya Giriş: Belgesel

250.00
Dave Saunders’ın belgesel sinemaya giriş niteliği taşıyan bu eseri kurgusal olmayan sinemanın tarihini, kültürel bağlamını ve gelişimini, yaklaşımlarını, anlaşmazlıklarını ve işlevlerini sunuyor. Saunders bir taraftan belgeselin anlam aktarmada kullandığı yöntemleri incelerken, diğer taraftan sahip olduğu farklı toplumsal amaçları açımlıyor. Erken dönem tek makaralık “gerçekliklerden” son yıllardaki büyük gişe başarısı yakalayan örneklerine kadar, sanatsal karmaşıklıklar kurgusal olmayan sinemanın her daim bir parçası olmuştur ve bu kitabın amacı bu konulara bir açıklık getirebilmektir. Yazar, uluslararası belgesel film üretiminin tarihini değerlendirdikten sonra kurgusal olmayan sinemanın üretimi, dağıtımı ve seyri üzerinde etkili en son teknolojik gelişmeleri inceliyor. Bunun yanı sıra, anlaşılması gittikçe zorlaşan gerçekçi ve dramatik belgesel formatlarının farklarını “realite TV”, “belgedrama”, animasyon ve gerçekliğin fantastik yorumları gibi alışılmışın dışındaki yaklaşımları tartışarak ortaya koyuyor. Belgesel, okuyucunun belgesel sinemanın en büyük yönetmenleri, önemli uzmanları, odaktaki tartışmaları ve kritik öneme sahip fikirleriyle tanışmasını sağlayarak kurgusal olmayan sinema hakkında geniş çeşitlilikte bir akademik söylemi bünyesinde barındırıyor. Bu kapsamlı rehber 1920’lerden 2009’a kadar uluslararası alanda gösterime girmiş Nanook of the North (1922),The Man with the Movie Camera (1929),Night Mail(1936),Night and Fog (1955),Roger and Me (1989),Tarnation (2003),My Winnipeg (2007),Sicko (2007),Waltz with Bashir (2008),Say My Name (2009),Anvil: The Story of Anvil (2009) gibi birçok filme yer veriyor.

İyi Hırsızlar

250.00
Kâşif ’in Costa Ödüllü yazarından “Rundell’ın yazdığı her şeyi okuyun.” Daily Mail “Ama zaten çalınmış bir şeyi geri alacağız. İyi hırsızlarız biz!” “Gerekli hırsızlar,” dedi Vita. Vita Marlowe’u gemiyle İngiltere’den New York’a sürükleyen önemli bir mesele var: Çok sevdiği dedesi, şöhretli bir dolandırıcı tarafından üçkâğıda getirilmiş ve evi dahil sahip olduğu her şey elinden alınmış. Ruhu yaralanmış bu yaşlı adamı tekrar mutlu görmeyi kafasına koyan Vita, en güçlü silahı olan zekâsını kullanarak düşmanlarını bozguna uğratacak bir plan yapıyor. Önce sokaklarda yaşayan genç bir yankesici, sonra da alışılmadık yeteneklere sahip, sırlarla dolu iki çocuk dahil oluyor Vita’nın kanun tanımaz, büyük planına.  Günümüz çocuk ve gençlik edebiyatının en önemli yazarlarından Katherine Rundell’dan, bir haksızlığı düzeltmek için her şeyi göze alan bir grup çocuğun nefesleri kesen hikâyesi. FOYLES YILIN ÇOCUK KİTABI ÖDÜLÜ YILIN EN İYİ ÇOCUK KİTAPLARI SEÇKİSİNDE Guardian • Sunday Times “Vita kendi sınırlarını zorlarken okur onun zekâsı ve azmi karşısında büyülenecek.” Booklist “Muhtemelen bu yıl okuyacağınız en iyi çocuk kitabı.” Times “Baş döndürücü! Haşin ve hayat dolu Vita’ya hayran kaldım.” Stephanie Burgis

Bir Daha Bak: Hep Orada Olanı Fark Etmenin Gücü

250.00
Başkalarının Aklı ile Dürtme kitaplarının yazarlarından… Hayatınızın en güzel günü hangisiydi? Peki o günü tekrar tekrar yaşasanız sizce nasıl hissederdiniz? Muhtemelen giderek anlamını yitirirdi. Böyleyiz... Hafta başında bizi heyecanlandıran şey hafta sonu geldiğinde sıkar. Bir zamanlar nefes kesici bulduğumuz ilişkiler, işler, şarkılar, sanat eserleri bir süre sonra ışıltısını kaybeder. İnsan alışır ve iyi şeyleri fark etmemeye başlar. Tabii kötü olanları da: Kirli havaya alışır, kendisine zarar veren ilişkileri sürdürür, hatalı davranışlara karşı kayıtsızlaşır, eşitsizliğe karşı körleşir. Peki ya her şeyi yeniden görmenin bir yolunu bulabilseydik? Ya sadece gözalıcı şeylere duyduğumuz hayret duygusunu, çoktandır göz ardı ettiğimiz şeylere karşı da yeniden kazanabilseydik? Davranış bilimi alanındaki iki müthiş zihnin işbirliğiyle ortaya çıkan Bir Daha Bak, rutinlerimizi bozmanın beyni nasıl sıfırlayabileceğini ve böylece günlerimizi yeniden yeşertip, daha mutlu ve tatmin edici hayatlar yaşamamızı sağlayabileceğini gösteren çığır açıcı bir çalışma. “Leonardo da Vinci’den Albert Einstein’a tüm yaratıcı düşünürlerin ortak özelliği, çoğu insanın körleştiği gündelik şeyleri farklı gözle görüp hayret edebilmeleridir: mavi gökyüzü, zamanın geçişi, ışık huzmesinin bir yaprak üzerinde yarattığı parlaklık... Bir Daha Bak, etrafımızdaki şeylere yeni bir gözle bakmamıza, hayatımızı yeniden canlandırmamıza yardımcı olabilecek değerli bir yol.” –WALTER ISAACSON “Esenlikli bir hayat sürmenin yollarını gösteren muhteşem bir rehber.” –ANGELA DUCKWORTH

Artık Okuyorum Serisi (10 Kitap)

250.00
İlk Okuma Kitapları: Küçük Okurlar İçin Büyük Adımlar! İlk okuma kitapları, çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç yapmasını sağlayan renkli ve eğlenceli eserlerdir. Büyük puntolu yazılar, kısa ve anlaşılır cümleler, bol görselli sayfalar ile minik okurların ilgisini çekerken, okuma becerilerini geliştirmeye yardımcı olur. Bu kitaplar, çocukların kelime dağarcığını zenginleştirir, okuma sevgisini artırır ve onları hayal dünyasında büyülü yolculuklara çıkarır. Minik eller için büyük keşifler sunan ilk okuma kitapları, her çocuğun kütüphanesinde mutlaka yer almalı! Seri 10 adet kitabı içermektedir. Kitaplar aşağıdaki gibidir; 1. Kitap: Ela ile Ekin 2. Kitap: Ekin ile Tatil 3. Kitap: Çilekli Dondurma 4. Kitap: Kırmızı Uçurtma 5. Kitap: Müjde Plajda 6. Kitap: Tavşan ile Kaplumbağa 7. Kitap: Ağustos Böceği ile Karınca 8. Kitap: Tilki ile Leylek 9. Kitap: Altın Yumurtlayan Tavuk 10. Kitap: Tarla Faresi ile Şehir Faresi

Turtanın Tabanındaki Tatlılık 
(Flavia de Luce Polisiyesi 1)

250.00
38 DİLDE 6 MİLYONDAN FAZLA OKUR TAKDİMİMİZDİR: FLAVIA DE LUCE. AMATÖR DEDEKTİF. ZEHİR USTASI. ON BİR YAŞINDA. Buckshaw Malikânesi’nin çürümeye yüz tutmuş duvarları ve taşranın durağanlığına inat hayat bulmuş keskin bir zekâ. Flavia de Luce’un deney tüpleri ve zehir formülleri arasına sıkışmış küçük dünyası, bir sabah kapı eşiğinde gagasına eski bir posta pulu iliştirilmiş ölü bir kuş bulmalarıyla değişir. O anda babasının yüzüne yayılan korku, Flavia’nın merakını tetikler. Derken bahçede bir ceset ortaya çıkar. Daha polis soruşturmasına başlamadan Flavia izleri sürmeye koyulmuştur bile. Babası gece yarısı çalışma odasında kiminle karşılaştı? Ulster İntikamcısı gerçek biri mi, yoksa bir gölge mi? Ve en önemli soru: Mutfakta soğumaya bırakılmış o korkunç turtadan bir lokma alacak kadar çaresiz olan kim? Flavia’nın peşine düştüğü ipuçları, onu yalnızca cinayetin değil, kökleri yıllar öncesine uzanan bir komplonun içine çeker. Yakında beyaz perdede de göreceğimiz Turtanın Tabanındaki Tatlılık, Hercule Poirot’un akıl oyunlarını, Miss Marple’ın dedikodulardan çıkarım yapma ustalığını ve klasik dedektif romanlarının unutulmaz büyüsünü taşıyan, leziz mi leziz bir cinayet bilmecesi.

Mahallemdeki İnsanlar

250.00
NPR Yılın En İyi Kitabı Seçkisi 2021 Shirley Jackson Ödülü Adayı Bir hikâyeyi alın ve küçültün. O kadar küçültün ki avucunuza sığsın. Cebinizde taşıyın onu, sofranıza oturtun, uykunuzda bile yanınızda dursun. Kaybetmeyin sakın zira ne zaman ihtiyacınız olacağını bilemezsiniz. Bu küçük öykülerle fazlasıyla tuhaf bir mahalle hayat buluyor. Kalabalık bir ailenin en küçük çocuğuna kim bakacak diye piyango çekiliyor, ihtiyar bir adamın iki gölgesi birbiriyle çekişiyor, bir apartman tüm sakinlerini küçük talihsizliklerle lanetliyor, küçük bir kız dikilecek heykelinin hayallerini kuruyor, amansız bir hastalığa yakalanan insanlar yavaş yavaş güvercine dönüşüyor, yerçekiminin kaybolmasıyla çocuklar havada süzülüyor. Sıradanı olağanüstüne, olağanüstünü de sıradana dönüştüren Hiromi Kawakami bizi Japonya’nın en sıradışı mahallelerinden birine davet ediyor. Bazen hınzır, bazen hüzünlü ama her daim büyülü bir dünyanın kapısını aralıyor. Bu mahallede herkesin bir hikâyesi var… ve her biri bir diğerinden daha garip. “Kawakami’nin kendine özgü zarif, korkusuz ve becerikli anlatımı, en sıradanı bile büyülü ve gizemli hikâyelere dönüştürüyor.” –TIME “Kawakami’nin yalın üslubunun yarattığı tekinsizliği sonuna kadar hissettiren, büyüleyici, ilgi çekici ve hoş bir kitap.” –KIRKUS

Ejderhalar Şehri 1 – Fırtınanın Uyanışı

250.00
EJDERHALAR UYANIYOR! Ailesiyle Amerika’dan Hong Kong’a taşınan Grace’in en büyük endişesi yeni okulunda arkadaş edinmektir. Ama okul gezisi sırasında gizemli bir yaşlı kadın ona anlamadığı bir şeyler söyleyip ejderha yumurtası verince Grace’in “endişelenecekler” sıralaması hızla değişir. Çok geçmeden küçükken babasının anlattığı müthiş ejderha masallarının gerçek olabileceğini anlar; özellikle de yumurta bir gecede çatlayıp içinden minik ejderha çıktığında… Grace ejderhanın güçlü bir büyü taşıdığını ve onu ele geçirip kullanmak isteyen kötü kişiler olduğunu fark eder. Artık ejderhayı düşmanlardan korumak ve tüm şehri tehlikeye sokan uğursuz komployu ortaya çıkarmak Grace ile yeni arkadaşlarına kalmıştır. Ve hiçbir şey tam olarak onun bildiği gibi değildir… Babasıyla ilgili bildikleri bile! Pek çok dile çevrilip büyük satış başarısı yakalayan çocuk-ilk gençlik (10+ yaş) grafik roman serisi Ejderhalar Şehri şimdi Türkçede. “Gökdelenler arasında ejderhaların uçuştuğu rengârenk bir macera.” –Kirkus

Benim Adım Lucy Barton

250.00
Time, Washington Post, New York Times, NPR BookPage, LibraryReads, Guardian ve Kirkus Reviews’ta YILIN EN İYİ KİTABI “Lucy Barton artık edebiyatın ölümsüz karakterlerinden.” —BOOKER JÜRİSİ Dışarıda ışıl ışıl Chrysler Binası, içeride, hastane odasında ise Lucy Barton ve beklenmedik ziyaretçisi. İki kadın beş gün beş gece boyunca aralıksız konuşuyor. Biri geçmişe tutunmak isterken, diğeri her şeyden uzaklaşmak istiyor. Birinin yüzünde çocukluk yıllarından kalma bir gölge, ötekinin ellerinde alışkanlıkla sakladığı bir suçluluk var. Her şey ne kadar anlatılırsa anlatılsın, bir parça hep eksik kalıyor; ne kadar yaklaşmaya çalışsalar da, aralarındaki mesafe bir türlü kısalmıyor. Beş günün sonunda sabahın ilk ışıkları Manhattan’a vururken, odadan çıkınca ikisi de başka hayatlara, başka yalnızlıklara dönecek. Ama bu iki kadının, Lucy ve annesinin paylaştıkları, konuştuklarından çok konuşamadıklarının yüküyle hatırlanacak. Pulitzer Ödüllü Elizabeth Strout’un incelikli kaleminden dökülen bu roman, anneler ve kızları arasındaki karmaşık bağları, sınıf ayrımının derin izlerini, hepimizin hayatımızın bir noktasında hissettiği yalnızlığı ve sanatın iyileştirici gücünü ustalıkla ele alan, Lucy’nin keskin gözlem yeteneği ve derin insanlığıyla örülen, iz bırakacak bir anlatı. “İçten ve sarsıcı... Benim Adım Lucy Barton, Strout’un insan ilişkilerinin inceliklerinde ustalaşmış güçlü bir anlatıcı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor; aile dediğimiz o karmaşık dokuyu şefkat, bilgelik ve keskin bir sezgiyle örüyor.” —GUARDIAN “Âdeta bir şiirin yoğunluğunu taşıyor... Strout’un insan ruhunun karmaşasını sezmedeki keskinliği kusursuz.” —KIRKUS