Yıldızlar Neden Oluşur (Sarah Allen)

50.00
On iki yaşındaki Libby, bilime oldukça meraklı, iyimser bir kızdır ve bazı tanınmış arkadaşları vardır (tamam, bu sonuncusu yalnızca kendi kafasında öyle olabilir). Nazik, zeki, cesur, eğlencelidir; ancak piyano çalma, sakince oturma ve doğru şeyi doğru zamanda söyleme konularında pek de iyi değildir. Libby, Turner sendromuyla doğmuştur ve bu, yaşamında bazı şeyleri onun için zorlaştırmaktadır. Yine de onu seven pek çok insan etrafındadır ve bu onu oldukça şanslı bir kız yapmaktadır. Libby, ablası Nonny’nin hamile olduğunu öğrendiğinde çok heyecanlanır, ama endişelenir de. Çünkü Nonny ile eşi ekonomik sıkıntılar yaşamakta, ayrıca Libby her bebeğin sağlıklı doğmayabileceğini bilmektedir. Bu yüzden evrenle bir anlaşma yapar: Yıldızların neden oluştuğunu keşfeden ilk bilim insanı Cecilia Payne hakkında bir projeyle bilim yarışmasına katılacaktır. Büyük ödülü kazanırsa bütün parayı Nonny ile ailesine verecek, bebek de kusursuz bir şekilde dünyaya gelecektir. Kendisi de Turner sendromlu olan yazarın kaleminden bir X kromozomu eksik olan küçük bir kızın kendini tanıma, yaşamı ve evreni anlamlandırma yolculuğuna şahit olurken, ablası ve onun bebeği için verdiği çabalar içinizi ısıtacak. Bilgiler ve Uyarılar:
  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Panama Yayıncılık tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.

Dünya Masalları Seçkisi Seti (6 Kitap)

1,000.00
Dünya Masalları Seçkisi Derleyen: Luigi Dal Cin, Giusi Quarenghi Zamansızdır masallar Elimizden tutup bizi hayali diyarlarda gezmeye çıkarırlar Bekler orada gizemli insanlar, efsanevi yaratıklar, sihirli olaylar Çeşit çeşit renkler, duygular Bu kitap dizisinde dünyanın dört bir yanından en güzel masallar bir araya geldi. Farklı farklı çizerler de hepsini resimledi. Baba Yaga’nın Ormanında: Rusya’dan Masallar Soğuk Rusya gecelerinde çocukların içini ısıtan masallar anlatılırmış. Bu masallardan bazıları bu kitapta toplanmış. Cadı Baba Yaga, kurbağa prenses, oyuncu ayı, oğlak çocuk ve daha nicesi bakalım neler yapmış? Doğu’dan Bin Bir Masal Evvel zaman içinde umutsuz bir şah, iyi kalpli bir kız ve yeniden hayal kurmak için bir sürü masal varmış. Bu masallardan bazıları bu kitapta toplanmış. Denizci Sindbad, Ali Baba, konuşan hayvanlar, Alaaddin ve daha nicesi bakalım neler yapmış? Masallara Buyurun: İtalya’dan Sihirli Yiyecekler Bin bir lezzet diyarı İtalya’nın masalları da birbirinden lezizmiş. Bu masallardan bazıları bu kitapta toplanmış. Tencerecik, sihirli tava, limon kız, pizza seven çocuk ve daha nicesi bakalım neler yapmış? Mukaşi Mukaşi: Evvel Zaman İçinde Japonya’da Güneşin doğduğu o uzak ülke Japonya’da gizemli ve güçlü varlıkların masalları anlatılırmış. Bu masallardan bazıları bu kitapta toplanmış. Su cini Kappa, parmak ucu boyundaki çocuk, turna kadın, tanuki’yle tilki ve daha nicesi bakalım neler yapmış? Tamtamların Sesi: Afrika’dan On Masal İnsanlığın beşiği Afrika’da anlatılan masallar çağlar boyunca herkese yol göstermiş. Bu masallardan bazıları bu kitapta toplanmış. Rüzgârın oğlu, tavşanlar, sincaplar, leoparlar, çakallar ve daha nicesi bakalım neler yapmış? Tepeli Akbabanın Kanatları Üstünde: Şili’den Masallar Doğasıyla göz kamaştıran Şili’de yeryüzünün ve göklerin masalları anlatılırmış. Bu masallardan bazıları bu kitapta toplanmış. Dev yılanlar, ilk çocuk Elal, yürüyen ağaç, beyaz lama, yıldız kızlar ve daha nicesi bakalım neler yapmış?

İnsanlar

260.00
“Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.” Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da... Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç... Ama o da bir köpek işte... Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir? Son yılların en önemli romancılarından Matt Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla “bizi” bize anlatıyor.

Fanilik Üzerine Düşünceler – Tolstoy’dan Primo Levi’ye

190.00
Fanilik Üzerine Düşünceler – Tolstoy’dan Primo Levi’ye  Victor Brombert Leo Tolstoy, Thomas Mann, Franz Kafka, Virginia Woolf, Albert Camus, Giorgio Bassani, J. M. Coetzee ve Primo Levi… Victor Brombert, ölümü ve faniliğimizi, çeşitli siyasi ve kültürel bağlamlar içinde sekiz büyük yazarın eserlerinde arıyor. Tolstoy ve Thomas Mann’da bireyin fanilikle mücadelesini ortaya koyarken, Bassani ve Primo Levi’de toplumsal bir felaket olarak kültürlerin ölümünü aktarıyor. Woolf ve Camus’nün anlatılarında aldatıcı bir kurtuluş vaadi olarak sunulan ölüm, Coetzee’nin sayfalarında vahşet karşısında duyulan derin bir utanç olarak işleniyor. Fanilik Üzerine Düşünceler bir edebiyat eleştirisinin ötesinde, faniliğin izlerini irdeleyerek bizi hayatta olmanın anlamıyla yüzleştiriyor. “Belki de bütün düşünce ve sanat eylemi kaynağını dolaylı olarak fanilikten alıyordur. Bu noktada bir kez daha, doğrulanması mümkün olmasa da, André Malraux’nun insanı heyecanlandıran esrarengiz sözleri geliyor akla; mağarasının taş duvarına bizon çizen ilk insan, hem kendisinin hem de bizonun fani olduğunun farkındadır, ama aynı zamanda bu ilk sanatçı, fani hayvanı tasvir etmenin bir bakıma ‘hiçliğimizi yadsımak’ anlamına geldiğini de sezmiş gibidir.”

On Bir

185.00
Gece geç saatlerde sunduğu radyo programını arayıp umutlarını, korkularını ve pişmanlıklarını paylaşan uykusuz Londralılar onu Xavier Ireland olarak tanıyor. Hiçbiri onun sevdiği her şeyi terkedip -gerçi önce sevdiği her şey onu terketti- yeniden başlamak için Londra'ya geldiğini bilmiyor. Bir daha kaybetmemek için başkalarını kendi hayatının parçası yapacak her türlü yakınlaşmadan uzak bir hayat yaşıyor artık. Ta ki o hayatın tam ortasına Pippa düşene dek. Tuhaf bir şekilde hayatına sızan bu temizlikçi kız onun silmeye çalıştığı geçmişiyle yüzleşmesine, hiç ummadığı yerlerde teselli ve huzur bulmasına yardımcı oluyor. Keşke biraz daha erken karşılaşsalardı... Xavier’nin o karlı günde yaptığı ve yapar yapmaz içini kemirmeye başlayan bir seçim, hiç tanımadığı on bir hayatı çoktan bambaşka yollara saptırmıştı. Zeki, dokunaklı ve yer yer kahkaha attıracak kadar eğlenceli. Independent Mark Watson’ın yayımlandığı tüm dillerde büyük ilgi gören zeka, mizah ve hayat dolu romanı ON BİR, seçmediklerimizin bizi seçimlerimiz kadar etkileyip etkilemediğini sorguluyor. Aşkın, kaybedişin ve uzak bildiğimiz yaşamlara yakınlığımızın hikayesi ON BİR. Okuduktan sonra okumuş diğer insanları bulup hakkında konuşmak isteyeceğiniz bir kitap.

Zamanı Durdurmanın Yolları

260.00
Tom Hazard’ın tehlikeli bir sırrı var. 41 yaşında sıradan bir tarih öğretmeni gibi görünse de nadir rastlanan bir hastalık yüzünden aslında yüzyıllardır hayatta. Shakespeare’le aynı sahnede yer almış, Kaptan Cook’la açık denizleri fethetmiş, Fitzgerald’larla içki içmiş. Ama şimdi, tek istediği normal bir hayat sürmek. Kimliğini değiştirmeye devam ettiği sürece geçmişini geride bırakabilir ve hayatta kalabilir. Yapmaması gereken tek bir şey var, âşık olmak. İngiltere’nin en önemli yazarlarından Matt Haig’in büyükövgü toplayan, 37 dile çevrilen ve yakında Benedict Cumberbatch tarafından sinemaya aktarılacak kitabı Zamanı Durdurmanın Yolları, insanın kendini kaybedip tekrar bulmasına dair güzel bir roman. “Matt Haig insan doğasının aydınlık ve karanlık tarafına aynı ölçüde hâkim. Ve bu yetisini harika öyküler yaratmak için kullanıyor.”-NEIL GAIMAN “Matt Haig yüreğimizi dokuyor. Bu kitabın gücüne karşı koymak zor.”-GUARDIAN “Olağanüstü bir kitap.-STEPHEN FRY “Bu yılın ve nice yılların en iyi kitabı. Baş döndüren bir okuma. Zaman durdu...”-DANNY WALLACE

Ekoeleştiri

211.00
Ekoeleştiri – Ekoloji ve Çevre Üzerine Kültürel Tartışmalar Greg Garrard Ekoeleştiri, edebiyat çalışmaları ve çevre söylemiyle tarih, felsefe, psikoloji, sanat tarihi, siyaset bilimi gibi ilgili alanların etkileşim noktalarının izini sürüyor. Kirlilik, Pastoral, Yaban Hayat, Kıyamet, Mesken, Hayvanlar ve Dünya başlıkları altında ekoeleştirel kavramları inceleyerek bu kavramlar etrafında şekillenen “kırsal”, “toprak”, “ozon deliği” gibi farklı dönemlerde farklı toplumsal çıkarlara hizmet ettiği düşünülen mecazların nasıl üretildikleri ve nasıl dönüşüm geçirdiklerini araştırıyor. İnsanlarla çevre arasındaki ilişkiyi kültürel üretimin tüm alanlarında, Wordsworth ve D. H. Lawrence’dan Thoreau’nun Walden’ına, Heidegger ve Derrida’dan Werner Herzog’un Ayı Adam’ına kadar, nasıl hayal ettiğimizi ve betimlediğimizi inceleyen Garrard, insan/doğa ikililiğinin toplumsal çıkarımlarından ekofeminizme, küresel ısınmadan, insanın doğaya uyguladığı şiddete işaret eden Kızılderililere kadar uzanan etkileyici bir çalışma sunuyor. “Muhriplerin şiddetine ve açgözlülüğüne karşı yerli kabile halklarının galip geleceğine dair hiçbir umut olmadığını mı düşünüyorsunuz? Dünyanın öfkesini ve asla durmayacak titremesini unutuyorsunuz. Dünya bir gecede tüm ulusların zenginliğine tekrar el koyacak.”

Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri Seti (3 Kitap)

400.00
Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri (3'lü Set) Gordon McAlpine Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri 1: Hikâye Başlıyor Birbirinin eşi iki kişi, hem dışları bir, hem içleri, Okuyabilirler birbirlerinin zihinlerini, Zalim eşek şakalarıyla efsane ikili. Adamın biri ikizlerin anne babasının peşindeydi, Aynı kişi onları takip ediyor şimdi. Mizah, gizem, kuantum, komik kurabiye falları, şifreli mesajlarla dolu Edgar ve Allan Poe'nun Gizemli Serüvenleri'ne Hoş Geldiniz! Poe ikizleri, çok sevdikleri kedileri Roderick Usher kaçırılıp evden uzaklara götürülünce, amca ve yengeleriyle birlikte yollara düşerler. Yolculukları sırasında karmaşanın, gizemin ve pek tabii ki soruların ardı arkası kesilmez: İkizler birbirlerinin akıllarını nasıl okuyor? Onlara yol gösteren tuhaf mesajları kim gönderiyor? Öbür Dünya’dan onlarla iletişime geçen Edgar Allan Poe’nun ta kendisi mi? Neden çılgın bir bilimci Poe ailesini yıllardır izliyor? Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri  2: Tüyler Ürperten Bir Gece Yarısı Birbirinin eşi iki kişi, hem dışları bir, hem içleri, Okuyabilirler birbirlerinin zihinlerini... Edgar ve Allan Poe kardeşlerin mizah, gizem, kuantum, komik kurabiye falları, şifreli mesajlarla dolu yepyeni serüvenine hoş geldiniz! Edgar ve Allan, kendilerini çılgın bir deney için kullanmak isteyen baş düşmanları Profesör Perry’i zekice planlarıyla alt ettikten sonra bütün ülkede ünlü olurlar. Büyük-büyük-büyük-büyük amcaları Edgar Allan Poe’nun hayatı üzerine çekilecek filmde kedileri Roderick Usher ile birlikte rol almak üzere New Orleans’a giderler. Ancak orada da hayatları tehlikededir, çünkü şimdi başka birileri peşlerindedir. Acaba Poe Kardeşler filmdeki rol arkadaşları Em ve Milly Dickinson ikizleri, öbür dünyada yaşayan ataları ve yeni tanıştıkları hayaletlerin yardımlarıyla yeni düşmanlarını yenebilecekler midir? Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri  3: Kedi ve Sarkaç Birbirinin eşi iki kişi, hem dışları bir, hem içleri, Okuyabilirler birbirlerinin zihinlerini... Mizah, gizem, kuantum, komik kurabiye falları, şifreli mesajlarla dolu Edgar ve Allan Poe'nun Gizemli Serüvenleri heyecanlı ve eğlenceli bir macerayla sona eriyor! Perry ailesinin kötü kalpli üyelerini alt edip işleri yoluna koyan afacan ikizlerimiz Edgar ve Allan, hiç beklemedikleri bir düşmanın tuzağına düşerler. Hayatları büyük tehlike altındadır. Acaba ortak işleyen keskin zekaları, Öbür Dünya’da yaşayan amcaları, kedileri Roderick ve arkadaşları sayesinde bu hain plandan sağ salim kurtulabilecekler midir?

Mektup: Yazışmanın Hayli İlginç Tarihi (Simon Garfield)

275.00

"Lütfen güvercinlerimi unutmayın.”

MS 3. yüzyılda yatılı okulda okuyan bir gencin babasına gönderdiği mektubun son satırı.

Dünya bir zamanlar mektup iletişimiyle dönüyordu. Akşam yemeğe ne zaman geliyoruz, muhteşem günümüz nasıl geçti, aşkımızdan nasıl havalara uçtuk, nasıl kahrolduk, her şey o mektuplardaydı. MEKTUP, posta yoluyla yaptığımız uzun ve benzersiz yolculuğun hikâyesi.

 Yolculuk boyunca hem Cicero, Jane Austen, Virginia Woolf, Jack Kerouac, Anaïs Nin, Napolyon Bonaparte, David Foster Wallace gibi bilindik simaların hem de MS 3. yüzyılda yaşamış yatılı öğrenci gibi, yazdıklarının bu kitabın parçası olabileceğini hayal bile edemeyecek sıradan insanların kaleminden çıkmış muhteşem mektupların zarfını açıyor. Bir zamanlar çoksatanlar listelerine giren mektup yazımı üstüne rehber kitapların (Lewis Carroll bile bu furyaya katılmıştı) izini sürüyor, Oscar Wilde’ın mektup yollamak için seçtiği tuhaf yöntemi, görünmez mürekkebin kullanım sırlarını, sahipsiz mektupları hayata döndürmek için kurulmuş ”Ölü Mektup Ofisi”nin dramatik öyküsünü paylaşıyor, hangi durumlarda düğün hediyesi olarak balık gönderilebileceğini öğretiyor, öldüğümüzde e-posta kutumuza ne olduğunu sorguluyor. Savaş dönemindeki bir yazışmanın büyüleyici hikâyesini gün yüzüne çıkartarak, basit bir mektubun hayatın gidişatını nasıl değiştirebileceğini gözler önüne seriyor.

Büyük ilgi gören “TAM BENİM TİPİM”in yazarından

“Büyüleyici anekdotlarla dolu... Mektuba karşı bulaşıcı bir heves yaratıyor.” New York Times

İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü ve Diğer Öyküler: 25. Yıl Özel Basım (Sert Kapak)

290.00
25. YIL ÖZEL BASKI ŞÖMİZLİ SERT KAPAK Beter Böcek, Makas Eller, Wednesday ve Ölü Gelin'in yaratıcısı Tim Burton'ın tuhaf olanı büyüleyici bir şeye dönüştürdüğü kaçık dehasına eşlik edin. İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü'nde Burton, zalim dünyalarında sevgi ve aidiyet bulmak için mücadele eden, yanlış anlaşılan, dışlanan, hafif ürkütücü ama bir o kadar sempatik çocuklardan kurulu bir uyumsuzlar çetesine can veriyor. Öykülere eşlik eden gotik çizimleriyle bu umudu ama talihsiz varlıkların hem sevimliliğini hem de trajedisini gözler önüne seriyor. Gerçekle hayalin sınırlarının silindiği, olağan ve olağanüstünün el ele verip yaramazlık yaptığı, kara mizahla örülü bu derleme, çağımızın en büyük hikaye anlatıcılarından birinin elinden çıkmış bir kült.

Hakikat Sonrası Çağda Edebiyat Eseri

110.00
Twitter, Instagram ve viral videolar çağında edebiyat çalışmalarının rolü nedir? Edebiyat öğretmek ve öğrenmek yalnızca asırlık sorularla klasik metinleri okumamaksa, yakın okuma veya eleştirel bakışın reddi de değildir. İçinde yaşadığımız hakikat sonrası çağ, aynı zamanda insanların inançlarının, estetik anlayışlarının, tüketici alışkanlıklarının, seyahat araçlarının ve inandıkları politikaların bir çembere alındığı bağnaz bölünme çağıdır. Bir edebiyat profesörü olan Christopher Schaberg, hızla değişen dünyada yaşadığı tecrübeleri aracılığıyla, hakikat sonrası siyaset ve ekolojik önceliklerin baş döndürücü çağında edebiyat ve kültürün yolunu bulabilmesi için ne gerektiğini soruşturuyor eserinde. Hakikat Sonrası Çağda Edebiyat Eseri; edebi pasajlardan gündelik yürüyüşlere, vahşi yaşam maceralarından akademik ilhamlara, ekoloji problemlerinden havayolu yolculuğuna kadar çok çeşitli konulara değiniyor. Edebi metinler ve yazma üzerine dersler veren yazar, eserinin, edebiyat bağlamında düşündüğü ve çalıştığı tekrar eden şeylerin bir hikâyesi olduğunu ifade ediyor.

Jimi Hendrix: Sıfırdan Başlamak

150.00
“Yirmi sekiz yaşımı görebileceğimden emin değilim, fakat bir yandan da son üç yılda o kadar çok güzellik yaşadım ki... Dünya bana hiçbir şey borçlu değil.” “Jimi ilk kez kendi cümleleriyle; saf ve sansürsüz. Okurken kafamın içinde sesini duyabiliyorum.” Leon Hendrix, kardeşi “İçten ve büyüleyici.” Observer NME dergisi “2013’ün En İyi Müzik Kitapları” seçkisinde “Öğretmen, ‘Kendini nasıl hissediyorsun?’ diye sorardı ve ben, ‘Bu Mars’ta insanların kendilerini nasıl hissettiğine bağlı,’ gibi uçuk bir karşılık verirdim. Ona başka ne diyeceğimi bilemezdim.” Bu cevabı ceza aldırmıştı çocuk Jimi'ye. 25 yaşına geldiğinde ise artık kendisi değil onun müziğini dinleyenler Jimi Hendrix'in başka bir gezegenden olduğunu düşünüyordu. "Sesler duyuyorum ve onları ben bir araya getirmezsem kimse getirmeyecek" diyordu Hendrix. Müziği ve gitarıyla yaptıkları öylesine özgün ve çarpıcıydı ki hayallerinin peşinde sırtında gitarı yola çıkan "otoban çocuğu", sadece dört yıl içinde zamanının -ve sonrasında tüm zamanların- en büyük müzik ikonlarından birine dönüştü. Bu kitabı gerçekten Jimi Hendrix yazdı, her bir cümle ona ait. Sigara paketlerinden otel kırtasiyelerine dek elinin altındaki her kağıt parçasına bir şeyler karalama takıntılı bu genç adam, yaşamın üstünde bıraktığı izleri günlükler, şarkı sözleri, mektuplar ve küçük notlar halinde yazıya dökmüş, yazmadıklarını da röportajlarında seslendirmişti. Sıfırdan Başlamak bu çok parçalı yapbozun birleştirilmesiyle ortaya çıktı. Bu onun hayat hikâyesi. Sadece kendisinin anlatabileceği türden bir hikâye; fazlasıyla dürüst ve saf. Önce yokluk sonra bolluk ve şöhretle başa çıkmak zorunda kalmış bir müzik dahisinin telaşlı, meraklı, yaratıcı ve çelişkilerle dolu zihnine yolculuk.

Sherlock Holmes – Korku Vadisi

240.00
“Korku Vadisi’ne gittim ben… Ve henüz oradan çıkmış değilim.” “Tehlike var!” Sherlock Holmes’un şifresini çözdüğü uyarı mesajı, Birlstone Malikânesi’nde yaşayan ve çalışma odasında meçhul biri ya da birileri tarafından feci şekilde öldürülen Amerikan beyefendisi John Douglas’ı kurtaramayacak kadar geç gelir. John Douglas kimdi, alyansı niye parmağında değildi ve kayıp halterin hayati önemi ne? İngiltere’nin çizgi roman dünyasındaki önemli temsilcilerinden Ian Edginton ve I.N.J. Culbard tarafından uyarlanan bu dört Arthur Conan Doyle klasiğinden sonuncusu Korku Vadisi Kutlukhan Kutlu çevirisiyle karşınızda. “Conan Doyle’un başyapıtını özel kılan hiçbir şeyi kaçırmayan bu dört ciltlik çizgi roman uyarlaması için gerçekten mükemmel bir son.” –Forbidden Planet

Sherlock Holmes – Baskerville Laneti

240.00
“Bütün bunların anlamı nedir, Holmes?” “Cinayet bu, Watson…” Aşınmış bir baston, gözden kaçmış bir aile portresi, firari bir katil ve bir hayalet köpek üzerine kurulu eski bir lanet… Sherlock Holmes’un karşısına çıkmış en meşhur, en karmaşık dava. Her bir yeteneğini sergilemek ve sadık dostu Dr. Watson’ın koşulsuz desteğini almak zorunda. İngiltere’nin çizgi roman dünyasındaki önemli temsilcilerinden Ian Edginton ve I.N.J. Culbard tarafından uyarlanan bu dört Arthur Conan Doyle klasiğinden üçüncüsü Baskerville Laneti Kutlukhan Kutlu çevirisiyle karşınızda. “Culbard ve Edginton konunun özünü yakalamada gerçek birer usta. Her sayfası keyif.” –Rachel Cooke, The Observer

Kayıp Şeylerin Bakım Kılavuzu

135.00
“Er ya da geç, bu olacak. İyisi mi hazır ol. Hazırlıksız yakalanmaya hazır ol.” Bakıcılığın esasları üzerine kısa bir gece kursuna yazılmak, dibe vurmuş ve meteliksiz Ben Benjamin için yapılacak en akıllıca şey gibi gözükmüştü. Ama el kitapçığındaki hiçbir şey –ki o kitapçığı da doğru dürüst okumamıştı– Ben’i tekerlekli iskemleye hapsolmuş sivri dilli ergen Trevor’a hazırlamaya yetmeyecekti… Bakıcılığın ilk kuralı Profesyonel Davranmak. Bu yüzden Ben, karısı Janet’ın neden boşanmak istediğini ya da dün gece neden intiharı düşündüğünü Trevor’a anlatmamalı. Bakıcılığın ikinci kuralı Duygusal Bağ Kurmamak. Bu yüzden Ben Trevor’ı bir minibüsün arkasına bindirip babasıyla arasını düzeltmesi için çöl ortasında yüzlerce kilometre yapmayı aklının ucundan bile geçirmemeli. Özellikle de böylesine epik bir yolculuk muhteşem felaketlere gebeyken… Washington Post ve Amazon tarafından 2012 yılının en iyi kitapları seçkilerine dahil edilen Kayıp Şeylerin Bakım Kılavuzu olağandışı bir dostluğun, bir adamla bir çocuğun hayata dönüşünün komik ve trajik öyküsü.

Çakma Anne

110.00
"Çocuklarım günün sonunda hâlâ hayatta iseler, görevimi yerine getirmişim demektir." Roseanne Hepsi kendince birer Çakma Anne (örnekse hepsinin çocuğuyla evcilik oynarken kendini camdan atmak istemişliği var) ve hepsi komik (örnekse içlerinden biri Conan O'Brien'ın metin yazarı) dört kadın bir araya gelip bu modern zamanlar ebeveynlik rehberini ortaya çıkardı. Kitapta her annenin bir gün tadacağı kaçınılmaz kriz anlarını sıralayıp, mümkün olan en az emekle bunların üstesinden gelmenin, yarım yamalak iş çıkartıp bunu kimseye farkettirmemenin püf noktalarını paylaşıyorlar. İşte bir kaç örnek: Her Hafta Sonu Saat 9'a Kadar Yatakta Kalmanın Yolları On Saniye Kuralı: Yere Düşen Emzik Spor Yapan Annelerle Başa Çıkmanın Yolları Pazarda/Markette/Alışverişte Sinir Krizleri! Evet, bu kadınlar sizi anlıyorlar. Küçük diktatörlerinizi tanıyorlar. Ve size yardım edebilirler. Not: Yanında yedek emzik taşıyanlardansanız, bu kitap size göre değil. Kusura bakmayın, öyle.

Ayağa Oyna Pohnpei

206.00
“Dünyanın En Zayıf Futbol Ülkelerinden Birinde Futbolun En Güzel Hikayelerinden Biri Yazıldı” "Tutku ve samimiyet yüklü” FourFourTwo Bir gün, tam olarak söylemek gerekirse 2008 Avrupa Şampiyonası elemelerinde Andorra'nın Rusya ile oynadığı ve sadece 1-0 yenilip beklenmedik bir başarıya imza attığı gün, futbol yazarı Paul Watson ve dostu Matt Condrad bir plan yaptılar: Dünyanın en kötü milli takımını bul, o ülkenin vatandaşı ol ve milli formayla sahaya çık. “Hayal işte!” der geçerdik; şayet bu iki genç o günden yirmi bir ay sonra kendilerini evlerinden on üç bin kilometre uzakta, Pasifik Okyanusu’nun ortasında küçük bir ada olan Pohnpei’in kurbağalar tarafından ele geçirilmiş futbol sahasında antrenör olarak bulmuş olmasalardı. Ayağa Oyna Pohnpei, dünyanın en zayıf futbol ülkesini tarihteki ilk galibiyetine taşımak uğruna girişilen çılgınca çabanın tümüyle gerçek, fazlasıyla samimi ve bir o kadar da eğlenceli hikayesi. Tutkulu iki genç adamın dünyanın öteki ucunda futbolun yüzünü ve kendilerine tümüyle yabancı insanların hayatlarını nasıl değiştirebileceğini anlatıyor. Bize zamanında futbola neden "güzel oyun" dediğimizi hatırlatıyor.