Kitaplar
Pazarlama – Yeni Pazarlama, Geleceğin Pazarlaması
Çoğu pazarlama kitabındaki teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesi kolay değil. Byron Sharp hayatın içinden örnekler vererek, stratejik ve taktiksel pazarlama eylemlerinin kanıtlarını ortaya koyarak, bunun tersinin mümkün olduğunu gösteriyor. Biz pazarlamacılara da büyümenin kilidini açmak kalıyor. Üstelik tam da hepimizin istediği gibi: ölçümlenebilir ve hesap verilebilir şekilde.
Aslı Özen Turhan / Ülker CMO
Pazarlamanın hâlâ çok sayıda tanımlayıcı araştırma üretmeye ihtiyacı var. Byron Sharp Markalar Nasıl Büyür 1 ve Markalar Nasıl Büyür 2 kitaplarında bizleri bu tür araştırmalardan yola çıkarak kanıta dayalı pazarlama ile tanıştırmıştı. “Yeni Pazarlama”yı anlattığı bu kitabıyla da yine paradigmaları yıkıyor hem akademisyenleri hem uygulamacıları yeni ufuklara yönlendiriyor.
Prof Dr. Ali Atıf Bir / İletişim ve İşletme Bilimleri Enstitüsü
Tüketici davranışları değişiyor. Tüketicinin ürün, hizmet kullanımı alışkanlıkları, satın aldığı kanal alışkanlıkları, medya kullanımı alışkanlıkları değişiyor. Gittikçe hızlanan bu değişimi anlayabilmek ve tepki verebilmek için veriye, kanıta, analitiğe dayalı pazarlama anlayışı yaygınlaşıyor. Byron Sharp hem bilinen pazarlamanın ilkelerini öğretiyor hem de kanıta dayalı pazarlama anlayışıyla farklı ve etkili bir pazarlamanın algı kapılarını açıyor.
Muharrem Ayın / OPN Yönetim Kurulu Başkanı
Pazarlama – Yeni Pazarlama, Geleceğin Pazarlaması
Şansını Kendin Yarat
Bazı insanlar istediklerine kolayca ulaşabilirken bazılarıysa mutsuz, yalnız ve başarısızdır. Bu durumu çoğunlukla şansa bağlarız ve değiştirilemeyeceğini kabul ederiz. Peki biri çıkıp bize şanslı olmanın öğrenilebileceğini söyleseydi?
Şansını Kendin Yarat, okurlarını şans yolculuğuna çıkaracak harika bir kılavuz. Şans nedir, şansınızı artırmak için neler yapabilirsiniz, şanslı kabul ettiğiniz kişiler bu şansa nasıl kavuştu, siz onlar gibi olmak için neler yapabilirsiniz gibi soruların izinden gidip kendi şansınızı keşfedeceksiniz.
Yalnızlık Senfonisi
Yalnızlık Senfonisi’nde hayatı, insanları ve hatta kendi iç dünyasını kaygı içinde gözlemlerken gittikçe yalnızlaşan; en doğal insan hallerinin, her şeye rağmen hayata umutla, coşkuyla sarılmak, güven duymak isteyen; sızan suyu eliyle kapatmaya çalışan günümüz insanının öykülerini bulacaksınız.
Hangimizin yok ki
hayattan, insanlardan beklentisi,
hayallerle, hayal kırıklıklarıyla, kimi zaman nafile çabalarla geçen hayatı,
mutluyum derken bir anda yıkılan kâğıttan evleri,
kalabalıklar içinde bile olsa zaman zaman yaşadığı o derin yalnızlık hissi?
Bilim İletişimi
Bilimi halka iletme çabalarının izi 16. yüzyıla dek sürülebilir. O yıllardan bu yana bilim iletişimi gelişerek gittikçe daha karmaşık bir hal almıştır ve günümüzün en önemli meselelerinden birçoğunun temelini oluşturmaktadır.
Bilim İletişimi bilim hakkında konuşmaktan halkla etkileşime geçmeye, bilim eğitiminden bilim haberciliğine, bilim iletişiminin son dönemlerdeki eğilimleriyle değişimlerine değiniyor.
Teorik bilgiyi pratikle birleştiren, konunun özüne odaklanan, tutarlı ve anlaşılır bir inceleme sunan Bilim İletişimi bu alanda çalışan profesyonellere ve alanın öğrencilerine ihtiyaç duyacakları temel bilgi, strateji ve bakış açılarıyla donatılmış güncel bir rehber sunuyor.
Harvard’ın Ötesinde
1984’te Harvard’da Neler Öğretilmez’in yayımlanmasıyla dünya, Mark H. McCormack’in iş dünyasında fark yaratacak içgörüler sunan çığır açıcı kavramı sokak zekâsıyla tanıştı.
McCormack 2003’te öldü ama fikirleri ve felsefesi yaşamaya devam ediyor. Harvard’ın Ötesinde onu tanıyan, onunla birlikte çalışan ve ondan etkilenen insanlarla yapılan röportajlara dayanan yeni bir sokak zekâsı derlemesiyle McCormack’in dehasına saygı duruşunda bulunuyor.
İş, medya ve spor dünyasındaki pek çok kişiden oluşan bir kadro bize, insanları yönetme ve onlarla ilişkiler kurma konusundaki tavsiyelerden en iyi müzakere ipuçlarına ve bir işi nasıl büyüteceğinize kadar çeşitli konularda McCormack’in nasıl fark yarattığını ve küçük fırça darbelerinin nasıl büyük değişimler yaratabileceğini gösteriyor.
Bu kitapla, bir anlaşma çıkmaza girdiğinde sinirlerinize hâkim olmanın neden faydalı olduğunu, spor dünyasının ritüellerinin ve rutinlerinin iş hayatında da nasıl işleyebileceğini ve 3x5 not kartlarının başarıya ulaşmada nasıl katkıda bulunabileceğini öğreneceksiniz.
Harvard’ın Ötesinde hem spor pazarlama endüstrisini icat eden adamın sevgi dolu bir vasiyeti hem de orijinal Harvard’da Neler Öğretilmez kitabının değerli bir ardılı olurken, kendi iş anlayışlarını ve pratiklerini geliştirmek isteyenler için de yeni nesil sokak zekâsını ortaya koyuyor.
“Tartışmasız spor pazarlamasının kralı.”
–BBC Sport
“Spor dünyasındaki en güçlü adam.”
–Sport Illustrated
En İyi Benlik
Kendinize sorun… Gerçekten olmak istediğiniz kişi misiniz?
Gerçekten istediğiniz hayat bu mu?
Her günü en iyi benliğinizle mi geçiriyorsunuz?
Bugün neyi değiştirebilirsiniz?
Bu sorulara nasıl cevap verirsiniz? Günlük hayatınızı düşünün… Günleriniz iş, ilişkiler ve gerçek benliğinize uygun faaliyetlerle mi dolu yoksa kendinizi sorumluluklarınızın ortasında kapana kısılmış gibi mi hissediyorsunuz? Daha iyi bir hayat hayal ediyorsanız şimdi hayalinizi gerçeğe dönüştürme zamanı. Tatmin edici bir yaşam tasarlamak için ihtiyaç duyacağınız şey elinizin altında: En İyi Benlik size bunun nasıl olacağını gösterecek.
Hayatın temel yedi alanının (sosyal hayat, kişisel hayat, sağlık, eğitim, ilişkiler, iş, ruhsal gelişim) her biri üzerinde çalışan Yaşam koçu Mike Bayer –pop yıldızlarından şirket yöneticilerine kadar– binlerce kişiye en iyi benliklerini keşfetmede yardımcı oldu. Bunu onlara, “Temel değerleriniz nelerdir?”, “Her gün uyandığınızdan daha bilgili bir şekilde mi yatağa gidiyorsunuz?” ya da “Korku ya da inkâr yüzünden fiziksel sağlığınızın bazı yönlerini ihmal ediyor musunuz?” gibi bir dizi zor ama önemli soru sorarak yaptı. Bu sorularla en iyi benliklerinin ve anti-benliklerinin gerçekte nasıl göründüğünü görmelerini sağladı. Dürüstlük ve açıklıkla hayatların nasıl daha iyi hale gelebileceğinin yollarını buldu.
Açıklayıcı testlerle ve kışkırtıcı anketlerle dolu En İyi Benlik, özgünlüğünüzü kucaklamanız, sizi neyin engellediğini kabul etmeniz ve tutkulu bir hayatı sonsuza kadar dolu dolu yaşamanız için size güç verecek.
Beyin Yalanları ve Gerçek Bilim
Beyninizi ne kadar iyi tanıyorsunuz? Beyin hakkında doğru bildiğiniz ölümsüz efsaneler beynin çalışma biçimlerini ortaya çıkarmada yararlı olabilir mi? Elinizdeki kitap, beynimizi daha iyi tanımak için çok iyi bir başlangıç sunuyor ve insan beyni hakkındaki popüler efsaneleri inceleyerek okuyucuları nörobilim alanıyla tanıştırıyor:
“Beynimizin sadece %10’unu mu kullanıyoruz?”
“Hamile kadınlar akıllarını kaybeder”
“Sağ beynini kullanan insanlar daha yaratıcıdır” gibi pek çok kalıcı efsaneyi inceliyor.
Epilepsi, otizm, Alzheimer ve diğerleri gibi spesifik beyin rahatsızlıklarıyla ilgili efsaneleri derinlemesine araştırıyor. Okuyuculara medyada çıkan nörolojik olarak yutturmaca ve anlamsız iddiaları nasıl fark edebileceklerini öğretiyor.
Dr. Christian Jarrett, İngiliz Psikoloji Topluluğunun ödüllü Research Digest blogunun kurucu editörüdür. BBC Future’da kişilik üzerine ve Behance’ın 99U sitesinde yaratıcılık ve üretkenlik üzerine yazdıklarıyla katkıda bulunuyor. Bilişsel nörobilim üzerine uzmanlaşan Jarrett, Manchester Üniversitesinde doktora sonrası araştırmalarını tamamladıktan sonra bir bilim yazarı ve editörü oldu. New York Magazine, Psychology Today, WIRED, Womankind Magazine, The Times, The Guardian, New Scientist, BBC Focus, Psychologies, Wired UK, Outdoor Fitness gibi pek çok uluslararası yayında makaleleri yayımlanmıştır.
Kimyasaldan Gıdaya Doz ve Risk
Kimyasallar sonu gelmez tartışmaların konusu. Gıdalar da içerdikleri kimyasallar nedeniyle gündemdeki tartışmalardan fazlasıyla payını alıyor. Dünyanın sayılı toksikoloji bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Ali Esat Karakaya, Kimyasaldan Gıdaya Doz ve Risk’te, kimyasalların insan sağlığına ve çevreye verdikleri zararların boyutlarını çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra kimyasalların, bugünkü yaşam kalitesine ulaşmamıza yaptıkları katkıları da tarihsel süreç içinde örneklerle anlatıyor.
Günümüzde uygulanan bilim odaklı “kabul edilebilir risk” esaslı kimyasal yönetim sistemlerinin geliştirilme süreci, kitapta bulacağınız konular arasında. Kimyasal yönetim sistemlerinin, eksiksiz uygulanmaları durumunda, insan sağlığını korumada ne ölçüde etkin olabildiklerinin cevabı da yine Kimyasaldan Gıdaya Doz ve Risk’te var.
Toplumun konuya duyarlılığı nedeniyle kimyasallar ve gıdalar hakkındaki bilim dışı, akıl almaz iddiaların ortaya atılabildiği kaotik bir dönem yaşıyoruz.
İnsan Denen Meçhul
İnsan Denen Meçhul’e kaynak oluşturan bilimsel çalışmalarıyla Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen Dr. Alexis Carrel aslen filozof değil, bir bilim insanıdır. İnsan Denen Meçhul’de Carrel, insanı hem sosyal hem psikolojik hem maddi hem manevi yönleriyle bütün olarak ele alır ve mükemmel şekilde anlatır. Hedef kitlesi sadece bilim insanları değil aynı zamanda görevi insan yetiştirip yönetmek olan öğretmenler, doktorlar, din adamları, avukatlar ve mühendislerdir.
İnsanlara kendini keşfetmekte yol gösterici olan bu eser, yayımlandığı tarihten itibaren 50’ye yakın farklı dildeki çevirisi ile dünyadaki birçok bilim insanının bakış açısına hâlâ ışık tutmaktadır. Bu kitabın, insanla ilgili bir dizi bilimsel veriyi sunmaktan başka bir iddiası yoktur. Modern hayatın köleliğinden kurtulmak isteyen insanlar için yazılmıştır. Felsefeyi bilimle harmanlayarak olgunlaşma ve ruhsal gelişimi çok güzel ifade eden olağanüstü bir eserdir ve bu eseri herkes ama herkes okumalıdır.
E-CRM: Elektronik Ortamda Müşteri İlişkileri Yönetimi
“Pazarlama, dijital ekonomide müşterinin değişen yollarına uyum sağlamalıdır. Bu bağlamda, 21. yüzyılın en önemli uygulamalarından e-CRM, giderek artan rekabet ortamında günümüz işletmelerini müşteri ilişkileri yönetim sürecini elektronik ortamda gerçekleştirme yoluna sürüklemiştir. Akademisyenlere, kendini geliştirmek isteyen üniversite öğrencilerine, günümüz rekabet ortamında yenilikçi bir anlayış benimseyen işletmelere, güncel pazarlama trendlerini anlamak isteyen herkese faydalı olacak bir kaynak kitap.”
İyi Fikir Bulma Sanatı
Bugün yaratıcılık, eskiden sanıldığı gibi belli başlı alanlar ve meslekler için değil, hayatın her alanında, her anında, tüm mesleklerde ve uğraşlarda hatta bireysel başarı ve mutlulukta da anahtar kelime.
Peki yaratıcılık sadece belli insanlarda bulunan bir yetenek mi?
Yoksa hepimizde zaten var olan bir güç mü?
James L. Adams, beynin yapısından başlayarak çalışma sistemine, genetik mirastan çevresel faktörlere uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi ve yaratıcılığın hepimizde var olduğunu ancak aramıza bir dizi engelin girdiğini hatta bu engelleri bazen farkında olmadan bizzat bizim yarattığımızı gösteriyor. Üstelik tek bir alana sınırlı kalmadan disiplinler arası örnekler, birbirinden eğlenceli ve verimli egzersizlerle yapıyor bunu.
Yaratıcılık dünyasının klasikleri arasında yer alan bu kitap, yayımlanışından otuz yıl sonra, yazarı tarafından günceli yakalamak adına yeni bilgiler ve içeriklerle zenginleştirildi. Bireysel yaratıcılıktan ekip yaratıcılığına, iş hayatından sanatsal üretime, her alanda, zihnimizle aramızdaki engelleri ortadan nasıl kaldıracağımızı anlatıyor İyi Fikir Bulma Sanatı.
Yaratıcı, problem çözücü, yeni yollar açıcı cevherimizle aramıza giren blokları kaldırmanın, yeni bir düşünce biçimi geliştirmenin yolları bu kitapta…
Arap Baharı
Arap Baharına dair elinizdeki bu kitap, Ortadoğu üzerine yeni bir düşünüş biçiminin hatlarını çiziyor.
Hamid Dabaşi bu kitabında Fas’tan İran’a, Suriye’den Yemen’e ayaklanmaların itici gücü olarak, postkolonyalizmin sonuna da delalet ettiğini öne sürdüğü ertelemeli başkaldırı kavramını gösteriyor.
Dabaşi Arap Baharı’nın bölge jeopolitiğini geri dönülmez biçimde değiştirdiğini ve artık “Ortadoğu’yu” yeniden tahayyül etme zorunluluğu içinde olduğumuzu ortaya koyarken, süreğen devrimci halet-i ruhiyenin yalnızca isyan ateşinin sardığı toplumları değil daha nicelerini de özgürleştirme potansiyeli olduğunu çarpıcı biçimde anlatıyor.
Dabaşi yirmi birinci yüzyılın kurucu anlarından biri olarak görülecek sürece dair devrimci, yaratıcı ve açık uçlu bir okuma sunuyor.
Arap dünyasını sarsan çarpıcı değişimlere dair yenilikçi, incelikli ve tarihsel bir okuma
Arap Baharı muazzam çap ve önemde siyasi ve tarihi bir sarsıntı üzerine had safhada aydınlatıcı özgün ve çığır açıcı bir eser. Kitap iddiasını o denli zengin, dikkatli ve sistematik bir şekilde ortaya koyuyor ki devrimin doğasına dair yeni bir düşüncenin gelişmesi hiç şaşırtıcı olmaz.
Riske Övgü
Riske Övgü
Anne Dufourmantelle
“Hayat biz canlıların pervasızca aldığı bir risktir.”
Fransız filozof ve psikanalist Anne Dufourmantelle’in bu usta işi eseri, tedbir ve güvenliğin temel değer kabul edildiği modern dünyada risk almaya bir övgü. Dufourmantelle özenle ördüğü metninde felsefi düşünceyle bir psikanalist olarak biriktirdiği zengin vaka örneklerini harmanlayarak son derece özgün ve eleştirel bir dünya kuruyor. Bağımlılık, dil, unutuş, aileyi terk etme, yalnızlık, kayıp, kaygı ve itaatsizlik gibi hayatımızın önemli bahislerine bakışımızı sarsacak sorular yöneltiyor. Yazara göre risk dışımızdaki bir tehditten ziyade hayatın içinde bilinmedik bir alan açan, tutumlarımızı, varoluş tarzımızı belirleyen bir dönüşüm ânı, şimdide olma imkânı.
Artırılmış güvenlik önlemleri, sınır duvarları, tetiklenen kötü hatıralar ve sonu gelmez davalarla kendini gösteren bir çağda Dufourmantelle, “Yaşamı riske atmak, yani sahiden yaşamanın riskini almak ne demektir?” sorusunun peşinden gitmeyi öneriyor.
Dava Sokrates’ten O. J. Simpson’a Yargılamanın Tarihi
"Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?”
Uluslararası insan hakları davalarıyla tanınan avukat ve gazeteci Sadakat Kadri, Sokrates’in meşhur savunmasından engizisyona, cadı avından hayvanların yargılandığı mahkemelere, Nürnberg’den Stalin döneminin düzmece duruşmalarına, ırkçı önyargılardan savaş suçlarının yargılanmasına uzanan hattı izleyerek farklı hukuk sistemlerini ve tarihin ünlü ceza davalarını masaya yatırıyor. Alice’in harikalar diyarında çalıntı turtalar için kurulan mahkemeyi, toprağı eşelemekten yargılanan üç köstebeği ya da bir kan davasını anlatan Kuzey’in ünlü destanı Yanık Njáll’ı unutmadan, ayrıntıları ciddiye alarak, mizahı da ihmal etmeksizin yargılamanın tarihini usta bir hikâyeci diliyle aktarıyor.
Farklı dönem ve konular ekseninde ilerleyen Dava cezalandırma yöntemlerini sorgulayıp ceza davalarını takip ederken günümüze de damgasını vuran cadı avları, hukuksuz yargılamalar ve haksız kararlar üzerine yeniden düşünmeye vesile oluyor.
Sadakat Kadri ceza davasının asırlar süren gelişimini zekâ ve mizahla örülmüş berrak bir dille takip ediyor. Etkileyici bir eser.
- The Times
Büyüleyici, rengârenk ve hikâyelerle dolu… Kadri’nin panoramik bakışı okura günümüzün karmaşık dünyasını anlamakta yardımcı olacak ahlaki ve siyasi kavrayışlar sunuyor. Gerçek bir başarı.
- Guardian