Sepet toplamları
| Ara Toplam | 23,542.50₺ |
|---|---|
| The Kitap Kargo Maliyeti | 105.00₺ |
| Toplam | 23,647.50₺ (1,589.41₺ KDV dahil) |
İlginizi çekebilir…
ATHLETICA Paslanmaz Çelik Sporcu Matarası 1 L
18/8 Paslanmaz Çelik
ATHLETICA, Gıda kalitesinde özel bir üstünlük için 18/8 paslanmaz çelik kullanılarak ustalıkla üretildi ve bunun sayesinde yıllarca harika görünümünü koruyabilecek. Bununla birlikte sağlığınızı ve doğayı düşünerek tasarlanan bu termos, BPA içermeyen yapısıyla içeceklerinizi hem istediğiniz gibi muhafaza eder hem de sağlığınıza zarar vermez.
Çok Fonksiyonlu, Mükemmel Bir Spor Matarası!
Yüksek kaliteli paslanmaz çelikten üretilmiş, hem dayanıklı hem de şık bir tasarıma sahip olan bu promosyon matara, spor ve dış mekan aktivitelerinizde size en iyi şekilde eşlik eder. Tek parmağınızla kolayca açabileceğiniz kapak ve esnek taşıma kayışı kullanımınızı en iyi hale getirecek. BPA içermeyen yapısıyla sağlıklı ve pratik bir kullanım sunar. Spor su şişesi ihtiyaçlarınız için ideal bir seçim.
Athletica'nın sunduğu gelişmiş tasarım, sadece fonksiyonellikle sınırlı değil; aynı zamanda sağlığınıza olan özeni de yansıtır. FDA onaylı, gıda kalitesinde 18/8 paslanmaz çelik materyali sayesinde içeceklerinizi orijinal tazeliğiyle muhafaza ederken, kolay temizlenebilme özelliğiyle hijyeninizi en üst seviyede tutar. Spor yaparken ya da doğada vakit geçirirken, bu matara size hem taze bir içim sunar hem de şıklığınızdan ödün vermezsiniz.
1 L Kapasite
Bulaşık makinesinde yıkanabilir.
30 Günde MBA
30 Günde MBA, MBA derecesi olmayan girişimciler ve yöneticiler için pazarlama konusunda her şeyin bir arada olduğu kapsamlı bir bakış açısı sunuyor. Bu güncellenen baskıda Victoria’s Secret, Match.com, TomTom, Pizza Hut ve Caterpillar üzerine yeni vaka çalışmaları da var. Kitap, mobil pazarlama, sosyal medya pazarlaması ve pazarlama bilimi gelişmeleri dahil son trendlerin yanı sıra alıcı davranışı, pazarlama stratejisi, reklam ve tanıtım, fiyatlandırma ile pazarlama ve hukuk gibi geleneksel konulara da değiniyor.
Hayat Sövünce Güzel
Psikologlar, sosyologlar ve diğer araştırmacılar tarafından yapılan son araştırmalara göre, akıllıca kullanıldığında küfürler şaşırtıcı faydalar sağlamaktadır. Bu araştırmalar sonucunda, insanlar iletişim kurmaya başladığından beri küfrün kullanıldığı ve bu tarz kelimelerin fiziksel acıyı, kaygıyı azalttığı; fiziksel şiddeti önlediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca insan işbirliğini teşvik etme özellikleri de vardır.
Emma Byrne, Hayat Sövünce Güzeldir’de küfrün her yönünü ve neden küfretme ihtiyacı hissettiğimizi eğlenceli bir dille açıklıyor. Küfretmeyi savunan yazar bilimsel deneyler, tarihi vaka çalışmaları hem insanlarda hem de diğer primatlarda dil konusunda yapılan son araştırmaları inceleyerek okuru bir tura çıkarıyor. Farklı kültürler, tabular ve değerler hakkında ilgi çekici açıklamalar yapıyor.
CALIX ECO Çevre Dostu Çelik Termos Bardak
Calix Eco: Lüks ve sürdürülebilirliği bir araya getiren bu premium vakumlu termos bardak ile tanışın. Yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş 304 paslanmaz çelikten üretilen Calix Eco, sadece şıklığıyla değil, aynı zamanda çevre dostu bir yaşam tarzına olan bağlılığıyla da dikkat çeker. Bu ürün, baskılı promosyon ürünü olarak ideal bir seçenektir.
Termos bardak, sızdırmaz vidalı kapağı ile içeceklerinizi güvenle taşımanızı sağlar. Kullanım kolaylığı için kapak, bir taşıma halkasına sahiptir. Bu pratik detay, çapraz askılı bir taşıma kayışının (isteğe bağlı) eklenmesine olanak tanır, böylece favori içeceğinizi eller serbest bir şekilde yanınızda taşıyabilirsiniz.
Coppertech© çift duvar vakum izolasyonu ile buzlu içecekleriniz 18 saate kadar soğuk, sıcak içecekleriniz ise 4 saate kadar sıcak kalır.
RCS Sertifikalı
Geri Dönüşüm İddia Standardı (RCS), geri dönüşümlü girdilerin ve denetim zincirinin üçüncü taraflarca sertifikalandırılması için gereklilikleri belirleyen uluslararası, isteğe bağlı bir standarttır. RCS'nin amacı, geri dönüşümlü malzemelerin kullanımını arttırmak, malzemelerin gerçekten geri dönüşümlü olduğuna ve son üründe bulunduğuna dair güvence vermektir.
Ekofeminizm
Ekofeminizm kuramları bize, doğanın talanıyla kadın bedeninin sömürüsünün aynı sistemlerin ürünü olduğunu; ekolojik krizlerin buzulların erimesinden çok, kadınların mutfaklarında, tarlalarında ve yaşamlarının yükünde yankılandığını hatırlatıyor. Maria Mies ve Vandana Shiva klasikleşen eserleri Ekofeminizm’de bu çarpıcı bakışı derinleştiren ve temellendiren güçlü bir analiz sunuyor, ekolojik yıkımı yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ataerki ve kapitalizmin iç içe geçmiş tahakküm biçimlerinin bir sonucu olarak ele alıyor. Küresel Güney’den kadınların gündelik hayatta yaşadığı deneyimlerle, Kuzey’in endüstriyel felaketleri ve militarist politikaları yan yana geliyor, ortaya hem yerel hem de evrensel bir direniş panoraması çıkıyor. Yazarlar, temel insani ihtiyaçların metalaştırılmasından militarizmin kadınların bedenleri üzerindeki yüküne kadar uzanan bir yelpazede, yaşamın sürekliliğinin kadınlara nasıl dayatıldığını çarpıcı bir dille tartışıyor.
Mies ve Shiva, büyüme, üreme teknolojileri ve modernleşmenin hâkim paradigmalarını sorgularken; doğanın yaşamı işbirliği, karşılıklı özen ve sevgi yoluyla koruduğunu hatırlatan bambaşka bir çerçeve öneriyor. Küreselleşme, bilim ve kalkınmaya dair alışıldık bakış açılarını yerinden oynatarak daha etik, sürdürülebilir ve yaşamı besleyen bir dünya tasavvuru sunuyorlar.
Ekofeminizm, felsefi derinliği pratik içgörülerle buluşturan, kadim bilgeliği yeniden keşfetmeye davet eden bir kitap. Cinsiyet, ekoloji ve küresel eşitsizlik arasındaki görünmez bağları anlamak ve yeni olasılıkların izini sürmek isteyen herkes için ilham verici bir rehber.
Annene Bile Güvenemeyeceksen Kime Güveneceksin
Freud’a göre insan, kültür ve biyolojinin çözülemez bir kördüğümüdür; basit bir formüle indirgenemez. Bütün bu karmaşaya rağmen bütün bu kördüğümünün başlangıç noktası çok basittir: Aile… Leonard Shengold, kitabında bebeklik evresinden çocukluk yıllarına kadar ebeveynlerin, çocuğun zihinsel gelişimi üzerindeki etkisini ve büyüdüklerinde bunu nasıl geleceğe taşıdıklarını anlatıyor.
Çocukların bilinçli ya da bilinçaltı olarak ebeveynleri ile özdeşleşmesini ve onlara karşı davranışlarını inceleyen Shengold, kimi zaman kötü ebeveynlerin çocuklarının ruhunu katletmesine dair örnekler verirken kimi zaman da yazarlar ve eserleri üzerinden çocuk psikolojisi üzerine değerlendirmeler yapıyor. Ailenin, çocukları üzerinde bir ömür boyu sürecek etkisini anlatan Annene Bile Güvenemeyeceksen Kime Güveneceksin? insan, kültür ve biyoloji kördüğümünü anlamaya dair çok ama çok önemli bir kitap…
Argonautlar
Kuşağının en sivri, en cüretkâr yazarlarından biri kabul edilen Maggie Nelson’ın eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanan son kitabı Argonautlar anneliğe, dönüşüme, müşterekliğe, ebeveynliğe, aileye, dilin ve aşkın imkânlarına felsefi bir bakış yöneltiyor, bu ifadelere ilişkin sınırlayıcı ve tutucu yaklaşımları, daha kapsayıcı tanımlara varma adına süregiden mücadeleyi ustalıkla analiz ediyor. Bunu yaparken temelde sürekli şu soruları deşiyor: Bir kabuğa, bir kimliğe ihtiyacımız var mı gerçekten? Öyle bile olsa, bir kimlikle özdeşleşmek mümkün mü? Nelson tüm bu kalıpların öznel, kendini yenileyen, yanıp sönen doğasına ışık tutmayı sürdürüyor.
Denilebilir ki bu kitap, yazarın kendi deyimiyle ve kelimelerin geniş anlamıyla “kalbin çok cinsiyetli anneleri”; savaşçı argonautlar için yazılmıştır ve bunu “şanlı beyaz erkeğin” dilini, kimliğini, tutumunu sekteye uğratarak yapar.
“Maggie Nelson bir kez daha büyüleyici bir iş çıkarmış. Anneliği ve queer bir aile olmayı belirli bir biçimde yaftalayan ve yanlış anlayan kültürün –radikal altkültürler de dahil– zırvalığına ustalıkla sesleniyor. Son derece kırılgan bir zekâyla Nelson incelenmedik bir bölge bırakmıyor; kendi kalbi de dahil. Kültür için hayati önem taşıdığını bildiğim gibi, benzer bir kitap olmadığını da biliyorum.” Michelle Tea
Mavibent
“Elbette, diye düşünüyorum, parıldayan körfeze efkârla bakarak.
Ezelden beri biliyordum. Dünyanın kalbi mavi.”
Bireysel ıstırabın, aşkın ve ufkun mavi sınırlarında gezinen bir içsel kâşif Maggie Nelson. Bu kitabıyla şiirsel, felsefi, cüretkâr anlatının kilometre taşlarından birini ruhumuzun mavi odalarına bırakıyor.
Mavibent Johann Wolfgang von Goethe, Yves Klein, Leonard Cohen, Joni Mitchell ve Billie Holiday gibi pek çok mavi ruha da misafir olarak melankoli, inanç, alkol, hasretlik ve arzunun arasında yol alıyor. Nelson mavi renge yaşam boyu takıntısının izinde hem bireysel hem de evrensel acıların, matemin ve hüznün haritasını çıkarıyor, orada gizli estetik güzelliğe adım adım, bent bent ulaşıyor.
“Bir renge âşık oldum işte, bahsi geçen renk mavi; büyülenmişim, önce kapılmaya sonra da kurtulmaya çalıştığım bir büyüye tutulmuşum gibi.”